Nasıl unutur ki insan!

Katılım
19 Ağu 2007
#1
Nasıl unutur ki insan!

Yıl 2006..
Aylardan temmuz..
Hayaller şehri istanbul'da, terasından deniz gören, yüksek gerilim hattı altındaki bir çatı altında..
8-12 ders, 12-8 gezmeyle ;) meşgul bir avuç genç yürektik biz.

İstanbul'un neredeyse her yerinde bir hatıra bıraktık beraber.
Ve ben anladım o zaman, bir insanın yanıbaşında duran bir dostu aylarca göremeyebileceğini..
Ve ben anladım o zaman, her şeyde olduğu gibi, seneler sonra yürekte kocaman bir yer kaplayacak arkadaşlıkların da nasip işi olduğunu..

Seçilmiş bir avuç yürektik biz..
Demir kokan bardaklarda çay yudumlamaya çalışan,
yanyana bir sene geçirmiş olduğu halde henüz tanışan,
geleceğin ne getireceğini bilmeyen ama yaşadığı günden zevk alan..

Akşam, öğleden kalan yemekleri yedik beraber. yemekler soğuk da olsa sohbetle ısıttık tabıldotları.
Dua kardeşleri olmuştuk birbirimize.. Ve son güne kadar da dua etmiştik.
Senin kardeşin ben değildim o zamanlar ama şimdi...
Dualarımın demirbaşı oldun çıktın :)

Yıl 2006..
Aylardan temmuz..
Dolunaylı bir gecede, denizle rüzgarın ahenkli dansını izleyen bir avuç genç yürektik..
İstanbul'a gittiğimiz şehre, geri dönüyoruk
Ve hiç birimiz bilmiyorduk bir caminin otel niyetine kullanılabileceğini
Ve camide cemaatle uyku molası verilebileceğini..

Bir padişahın huzurunda, beyaz sakallarıyla -ki o günden sonra o halini bir daha göremedim- bize şehri anlatan güzel yüreği beraber dinlemiştik..Otobüsün içinde sonradan parodilerimize konu olan o sesi:
"İşte burası bilmem kaç yılından kalma falanca mekan.. ve şurası ..."
Mübarek'i de unutmamak lazım hani.. Hâlâ hatırladıkça gülerim mübareki taklit eden diğer dostumuzu..
Otobüslerimiz farklı da olsa o anıları unutmayı gerektirmez bu..
Ve nereden bilebilirdik ki kaybolan arkadaşını aramak için lavabonun içine bakan, mübarek insanın taklidini yapan karadeniz çiçeğinin de ertesi sene bizim halkamıza katılacağını.

Ve daha onlarcası.. Onlarca unutulmaz anı..

O yaz, hayatımda bir dönüm noktası oldu.. Ve hayatımızda..
Yüreğimi ferahlatan, yüzümde gülücükler açtıran, bugün suskun damlalarımı içime akıtmama sebep olan dostlukların temeli orada atıldı..

Ve yıllar geçti..
Zaman oldu kapısız evler mekanımız oldu..
Pet bardaklarda çorbalar içtik..
Zaman oldu bize yıl gibi gelen derslerde beraber uyukladık..
Zaman oldu..sayımız yüzleri buldu,
Ayrı düştük eğitim derdiyle..
Uzaklaştık birbirimizden. Uzaklaştıkça yaklaştı kalplerimiz..

Ve yıl 2008..
Aylardan kasım..
Saatimin akrebi seninkinden 30 derece önde şimdi..
Ve sen benden onlarca meridyen ötedesin..
Sen doğdun benim memleketimde, balkabağına dönüşmeyi boşuna bekleme ;)
Sesimi duyuramam, yanına gelemem..Ama bir dilek gönderirim sınır aşırı memleketlere..

Gözünü dünyaya açtığın şu gün, şimdiye kadar geçirdiğin en güzel günün olsun. Ve en kötü günün de bu günün gibi olsun..

İyi ki doğdun, iyi ki dostum oldun..

Gönlünü sevdiğim, iyi ki varsın..
 

Giriş yap