Necip Fâzıl Kısakürek

Katılım
3 Ağu 2008
#42
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

derinsu' Alıntı:
mübarek zaten şairler sultanı ünvanıı almıştı sanırım şairliğin kim ne diyebilir?
derler derler...Hilmi Yavuz der mesela... :D

mesele kimin ne dediği değil nasıl dediği desem... :)
 
Katılım
27 Ara 2005
#43
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek


derinsu teşekkürler, aktardığın vakıayı yeni gördüm ve yeni öğrendim. üstad işte, zekası, fikri, zikri ...
 
Katılım
10 Eyl 2008
#44
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

MUHASEBE
Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
Sadece beyni zonklayanlardan biri!

Bakmayın tozduğuma meşhur Babialide!
Bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.

Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!
Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?

Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.

Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;
Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

Üstün çile, dev gibi geldi çattı birden! Tos!!
Sen cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos!

Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
Ve cemiyet, cemiyet, yok edilen güruhiyle...

Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!
Genç adam, al silahı; iman tılsımlı kılınç!

İşte bütün meselem, her meselenın başı,
Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!

Tırnağı en yırtıcı hayvanın pencesinden,
Daha keskin eliyle, başını ensesinden,

Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
Yerleştirse başını, iki diz kapağına;

Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!

Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,
İçimde homurtular, inanma diye gülen...

İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?

Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,

Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve aşıkları,
Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;

Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!

Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
Koku iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...

Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!

Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!

Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;

Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!

Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
Lafını çok dinledik, şimdi iş inkilapta!

Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!

Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?
Üstad Necip Fazıl
 
Katılım
3 Ağu 2008
#45
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

esselam;

Allah razı olsun almula. yalınız bir imla yanlışını düzeltmek isterim.

almula' Alıntı:
Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
Ve cemiyet, cemiyet, yok edilen güruhiyle...
bu beyitin ikinci mısraında geçen "edilen" kelimesi "edilen" değil "eden" olacak.

ufak bir husus daha; şiir a-a, b-b, c-c......kafiye örgüsüne sahib olmasına rağmen başlı başına ikilik şeklinde değildir.

eyvallah!
 
Katılım
3 Ağu 2008
#46
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

esselam;

internet aleminde merhum necip fazıl imzası ile meşhur olan "hatırına düşeceğim" isimli şiirin merhuma ait olmadığını ve olsa olsa bir taklit olacağını düşündüğüm için büyük doğu yayınlarına bu şiirin merhuma ait olup olmadığını sual etmiştim. cevab bugün itibari ile elimde. cevabı merhumun aziz hatırasına bir hürmet olarak divan vasıtası ile sizlere takdim etmek isterim....

sualim:

merhabalar; net aleminde dolanan ve merhum üstad'a ait olduğu iddiasi ile türlü mahfillerde nazara sunulan bir şiir var. hatırına düşeceğim... şiiri aşağıda nazarınıza sunuyorum. merakımı celbeden bu şiir üstada mı ait. çöpe attıkları arasında dahi olsa böyle bir şiir var mıdır? lûtfen cevab vermenizi rica ederim.... hürmetler...
büyük doğu yayınlarının kelime kelimesine cevabı:


Sayın .................,

Rahmetli Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “Hatırına Düşeceğim” diye bir şiiri yoktur!..

Selamlar.



BÜYÜK DOĞU YAYINLARI

BASIM YAYIN PRODÜKSİYON LTD. ŞTİ.

Ankara Cad. Vilayet Han No:10 / 303

34110 Cağaloğlu / İSTANBUL

irtibat@buyukdogu.com.tr

kitap@buyukdogu.com.tr

Tel: + 90 212 511 08 73 – 528 55 51 – 512 59 22

Faks : + 90 212 514 82 52 – 511 11 59

www.necipfazil.com.tr / www.buyukdogu.com.tr
 

BekirGuner

Silemiyorsam , karalarım ..
Katılım
15 Eki 2008
#47
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!

Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?

Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...

Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.

Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.

Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

Karacaahmet bana neler söylüyor, neler!
Diyor ki, viran olmaz tek bucak, viraneler,

Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm...

Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
Bu mu dersin, taşlarda donmuş sukuta sebep?

Kavuklu, başörtülü, fesli, başacık taşlar;
Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,

Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;
Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.

Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,
Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.

Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,
Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.

Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!
Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih!

Necip Fazıl'ın en beğendiğim şiiri.Pek tabi ki yabana atmamak lazım ''Kaldırımlar''ı . Ve diğerlerini.Kaldırımlar emziriyor bazen bizleri.Karacaahmetler bekliyor hepimizi. Saygılarımla ..
 
Katılım
19 May 2008
#48
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

"Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana,
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.."

N.F.K
 

İkiNokta

Kemandaki hüznü taşıyacağım sevgili!
Katılım
21 Ara 2008
#49
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

"Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; Allah... Yoklayanlar nabzımı."

N.F.K
 
Katılım
4 Mar 2009
#50
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

İĞRENİYORUM!!
Olanlar ortadayken, hep bugünü yarına erteleyici ve gelmeyecek bir istikbale ısmarlayıcı 'cek' ve 'cak' edatlarından iğreniyorum!
(Perikles) gibi (Attik) Yunan medeniyetinin en haşmetli ve her şeyi tamam cemiyetinde, (Lirik) şiirin babası (Pindaros) şöyle der:'Meğer bütün bir ömür katırlara saman yerine çiçek sunmuşum! '... Ben de aynı meraret duygusuyla güneşi cepte kaybetmiş bir topluma bu sırrı anlatamamanın sefaletinden iğreniyorum!
Dudaklarla kalbler arasındaki mesafeden, her akşam başına yorganı çeker çekmez uyuyuveren nefs muhasebesi yoksunu eyyamgüder politikacıdan, tecrit kampı ve iman zindanı haline getirdikleri camilere hissizce girip çıkan marka müslümanlarından iğreniyorum! Gördüğü şeyi nasıl görebildiğini izahtan âcizken gözüyle görmediği için Allahı inkar eden maddeciden iğreniyorum!
Posayı cevher sanan kabuk milliyetçisinden, çile çekmeden olmaya bakan ezberci medeniyetçiden, hayat ağacını devirmeyi ve nurlu meyveleriyle ateşe atmayı inkilâp sayan devrimbazdan ve bunlara inananlardan, kapılanlardan iğreniyorum!
Hâsılı, dil adına dilden, ev adına elden, vatan adına vatandan ve köy, köylü, şehir, şehirli, gazete, dergi, kitap, mektep, talebe, muallim, polis, memur, kanun, nizam, kadın, erkek, dost, ahbap ne varsa bunların gerçekleri adına hepsinden iğreniyorum!
Ötesi var mı? ...
Ağlayamayan, anlayamayan, içini kanatamayan, yumruğunu sıkamayan insandan, Allahın Kur'anda 'belhüm adal-Hayvandan aşağı' diye andığı iki ayaklılardan iğreniyorum!

(17 Mart 1980)

Necip Fazıl Kısakürek
 
Katılım
4 Mar 2009
#51
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

Üstada bir konferans sırasında Cezayir’li bir genç sorar:
-Osmanlı emperyalist değil miydi?
Cevap dikkate şayandır:
-Evladım eğer Osmanlı emperyalist olsaydı şu anda bu soruyu Fransızca değil Türkçe sorardın.

mukemmel bir zeka,mukemmel bir kalemm...
 
Katılım
29 Ağu 2007
#54
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

Hocam bu kez de ses yok:(
 
Katılım
30 Ocak 2010
#56
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

Allah rahmetini ziyadeleştirerek sunsun rûhuna. Âmin...

Gençliğe hitâbesinden bir bölüm:

"Kim var?" diye seslenilince, sağına ve soluna bakınmadan fert fert "ben varım!" cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!" duygusuna sahip bir dâva ahlâkını pırıldatıcı bir gençlik...
Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara ve o nispette strateji ve taktik sahibi bir gençlik...
Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle, zifirî karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin bir gençlik...
 
Katılım
6 Şub 2009
#58
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

Allah rahmet eylesin inşallah...mekanı cennet olsun..
 
Katılım
25 May 2010
#59
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

Dün gece Bedirhan Gökce Radyo yayinini az dinleme imkanim oldu. Üstadi anlatti ve siirlerini okudu. Rabbim rahmet eylesin.
 
Katılım
24 Eyl 2007
#60
Ynt: Necip Fâzıl Kısakürek

O ‘ NUN SANATI

(Yok) bir (var)dır;
Geçit vermez;
Dar mı, dardır!

(yok) bir (yok)tur;
Akıl ermez.
Ne de çoktur!

(Var) bir (yok)tur;
Yusyuvarlak
Dönen oktur.

(Var) bir (var)dır;
O’na varmak…
Bu kadardır!
 

Giriş yap