Nüktedanlık dersleri(Divan şiirinden)

eskici00

elif,lam,mim..
Katılım
28 Kas 2010
Ynt: Nüktedanlık dersleri(Divan şiirinden)

MUMCU GÜZELİ


Şair Fıtnat Hanım, Kapalıçarşı'nın mumcu dükkanlarından birinde çalışan çok güzel bir gence aşık olmuş.Mum almak bahanesiyle sık sık dükkana girer,gençle konuşurmuş.Fıtnat Hanım'ın ikide bir bu dükkana girip tezgahtar genç ile sohbete daldığını gözden kaçırmayanlar,işin farkına varıldığını bir nükte ile Fıtnat Hanım'a bildirmek istemişler.Çocuğa aşağıdaki mısraı öğretip ,ertesi gün o hanım gelince okumasını tembihlemişler:

Şem'-i ruhuma dikkat ile bakma yanarsın

Fıtnat Hanım ertesi gün,dükkana gelip mumcu güzeliyle konuşmaya başlayınca çocuk bir aralık onun kulağına ezberlediği mısraı okumuş.Fıtnat Hanım,işin farkına varıldığını anlamakla birlikte o anda şu mısra ile çocuğa cevap vermiş:

Hattın gelicek sen de beni mumla ararsın :)
 

eskici00

elif,lam,mim..
Katılım
28 Kas 2010
Ynt: Nüktedanlık dersleri(Divan şiirinden)



Antepli şair Hasırcızade Mehmet Ağa , müslümanlığı yeni kabul eden fakir bir hıristiyan için yardım toplandığı zaman , o devirde ''gazi'' adı verilen altınlardan iki tanesini de kendisisi vererek şu mısraı söylemiş:

Müsliman oldu bir kafir,şehid oldu iki gazi :)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Ynt: Nüktedanlık dersleri(Divan şiirinden)

15. yy şairi Çâkerî'nin genç yaşta saçı sakalı ağarmış. Sakalını siyaha boyamış. Padişah,2.Beyazıt olmalı, "Neden nuru, karanlığa çevirirsin? diye sormuş. Çâkerî: Bu sakal yalan söyleuip beni yaşlı gösterdiği için suratına kara çalıp cümle âleme teşhir ediyorum." demiş.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Kanuni ile Baki arasındaki diyalog...

 

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
Şair Bâkî’ye öfkelenen Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman şiir kudretini konuşturarak,onu memleketine sürgün yönünde ferman ısdâr eder ve şöyle der:

“Baki bed /Azm-i Bülent/Bursa’ya red /Nefy-i ebed “

(Baki kötü adam,yüksek kararım odur ki-memleketi olan-Bursa’ya gönderilsin,birdaha da gözüm görmesin”

Fakat sultanın bu şiir,şiirin sultanına çarpınca aşağıdaki 4şimşek Çakar:


“N’ola kim nefy-i ebed azm-i bülend olsa ey Bâkî

Bilesin ki cihân mülkü değil Süleymân’a bâkî

Şehâ! Azminde isbat-tehevvür eyledin ammâ

Buna çarh-ı güher dirler ne sen bâkî ne ben bâkî”
 

Mina

...
Katılım
5 Ağu 2018
“Edebiyatımızın Güleryüzü” /Mehmet Nuri Yardım

Bu tarz nükteli hikayelerin olduğu güzel bir kitap.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
@Mina, elinizde mevcut ise zaman buldukça güzel bulduklarınızı seve seve okuruz :)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Şair Eşref'e ,
- Üstad o güzel hicivlerinizde genelde isim belirtmediğinizden kimi kastettiğiniz belli olmuyor. Niçin isim yazmıyorsunuz? diye sorarlar.
Şair şu cevabı verir:
- Hicivlerim numarasız gözlük gibidir. Her rezile uyabileceği için isim belirtmiyorum.

Edebiyatımızın Güleryüzü / Mehmet Nuri Yardım ( s.64 )
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Müzmin bekar edebiyatçıların halet-i ruhiyesini yansıtan bir hatıra:

"Güzeli alsan kıza yazık
Çirkini alsan bana yazık"

-Behçet Kemal Çağlar-
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
Başlık divan şiiri ama genel nüktelere de yer vererek başlığı yad etmiş olalım. Eski arkadaşları özlemişiz. Hey gidi Bilal Hocam(PEJMÜRDE) dönmeni rica ettim ama artık edebiyat ile alakasının kalmadığını üzülerek söylemişti. Kalemi güzeldi. Yazık oldu birçokları gibi...



"Bazı dostları Hoca'ya takılırlar: “Hoca¸ ilim irfan sahibi birisin. Ama bir kitabın bile yok. Halbuki başka hocaların birçok kitabı var.” Hoca lâfın altında kalır mı: “Beni onlarla niçin kıyaslıyorsunuz. Onların hafızaları zayıf olduğundan¸ bildiklerini unutmamak için yazıyorlar. Benim ise öyle bir eksiğim yok ki kitap yazayım…”