Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Katılım
18 Mar 2009
#21
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Bu bahçeye bahçıvan olmak-tohum atıp yeşertmek ifadeleri çok güzel artısı çok şairane...Bendeniz bu bahçeye girmiş bir karga veya divan şiiri ifadesiyle bir hindu-beçe bile olamam..Gönüller burda olduktan sonra Rabbim bizleri muvaffak kılcak inşaallah.
 
Katılım
6 Şub 2009
#22
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

bu sayfayı çok ihmal etmişi(m) z ya hu..

inşallah bundan sonra elimizden geldiğince aktif tutmaya gayret edelim...
 
Katılım
6 Şub 2009
#23
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

“Risâle-i Nur’u günde
10 sayfa okuyan kendini muhafaza eder,
15 sayfa okuyan sevke gelir
20 sayfa okuyan hizmet eder.”


Zübeyir Gündüzalp
 
Katılım
6 Şub 2009
#24
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Yirmi Altıncı Sözde sırr-ı kadere dair beyan edildiği gibi, Musibet ve hastalıklarda insanların şekvâya üç vecihle hakları yoktur :

Birinci Vecih:

Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ...
-2-


-2- Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.
 
Katılım
6 Şub 2009
#25
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Lemalar en sevdiğim rislaledir benim..diili diğerlerine göre hem daha sade anlaşılması kolay hemde sosyal birçok konuyu ihtiva ediyor...Hastalar risalesi , yaşlılar risalesi, tesettür risalesi gibi..

yukarıda aldığım bölümü 2.lema yani hz Eyyüb peygamberin sabrının anlatıldığı bölümden..

başımıza gelen musibetler ile aslında kendisinde gizli olan hazineleri göstermek istiyor..

bize giydirdiği vücut elbisesini sanatına bir vesile kılıyor..hem nasılkı bir modacı modelinin üzerinde istediğini yapar elbisesinin istediği yerinden kısar keser biçer kendi sanatını göstermek isterse bu durumda öyle...

mesela Rabbimizde hastalık verir ki şafi ismini göstermek için...açlık verir ki rezzak ismini göstermek bildirmek için..örnekler çoğaltılabilir tabiki..

devam edecek
 
Katılım
3 Ağu 2008
#26
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Gülsema' Alıntı:
Musibet ve hastalıklarda insanların şekvâya üç vecihle hakları yoktur :

Birinci Vecih:

Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ...
bu kısım risaledeki ibarenin aynısı mıdır? lisan olarak yani...
 
Katılım
6 Şub 2009
#27
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

ona uğraşıyordum bende..eklemekte problem yaşamıştım şimdi oldu..
 
Katılım
18 Mar 2009
#28
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Maşallah,epeydir göz atmamıştım buraya,vesile oldunuz.
 
Katılım
6 Şub 2009
#31
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Üçüncü Vecih:

Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir. Lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir. Madem dâr-ı hizmettir ve mahall-i ubudiyettir. Hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla, o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor. Ve herbir saati bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden, şekvâ değil, şükretmek gerektir.

Evet, ibadet iki kısımdır: bir kısmı müsbet, diğeri menfi. Müsbet kısmı malûmdur. Menfi kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle, musibetzede zaafını ve aczini hissedip, Rabb-i Rahîmine ilticâkârâne teveccüh edip, Onu düşünüp, Ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riyâ giremez, hâlistir. Eğer sabretse, musibetin mükâfâtını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısacık ömrü uzun bir ömür olur. Hattâ bir kısmı var ki, bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer. Hattâ bir âhiret kardeşim, Muhacir Hafız Ahmed isminde bir zâtın müthiş bir hastalığına ziyade merak ettim. Kalbime ihtar edildi: "Onu tebrik et. Herbir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçiyor." Zaten o zat sabır içinde şükrediyordu
 
Katılım
12 Tem 2010
#32
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

Gülsema' Alıntı:
Yirmi Altıncı Sözde sırr-ı kadere dair beyan edildiği gibi, Musibet ve hastalıklarda insanların şekvâya üç vecihle hakları yoktur :

Birinci Vecih:

Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ...
mehmet baki' Alıntı:
bu kısım risaledeki ibarenin aynısı mıdır? lisan olarak yani...
Aynısıdır..
Model tabirinden dolayı mı taaccüb ettiniz ağabey?
 

Levvame

''âh'' bir iklimse şayet...toprağına tabi'yim...
Katılım
3 May 2010
#34
Ynt: Nur Bahçesinden İman Hakikatleri

''Üçüncü vehimli sual: Ehl-i dünya diyorlar ki: Sen bizi sever misin? Beğeniyor musun? Eğer seversen, neden bize küsüp karışmıyorsun?

Eğer beğenmiyorsan bize muarızsın; biz muarızlarımızı ezeriz?

Elcevap: Ben değil sizi, belki dünyanızı sevseydim, dünyadan çekilmezdim. Ne sizi ve ne de dünyanızı beğenmiyorum. Fakat karışmıyorum. Çünki ben başka maksaddayım; başka noktalar benim kalbimi doldurmuş, başka şeyleri düşünmeye kalbimde yer bırakmamış. Sizin vazifeniz ele bakmaktır, kalbe bakmak değil! Çünki idarenizi, asayişinizi istiyorsunuz. El karışmadığı vakit, ne hakkınız var ki, hiç lâyık olmadığınız halde "kalb de bizi sevsin" demeye... Kalbe karışsanız... Evet ben nasıl bu kış içinde baharı temenni ediyorum ve arzu ediyorum; fakat irade edemiyorum, getirmeye teşebbüs edemiyorum. Öyle de: Hâl-i âlemin salahını temenni ediyorum, dua ediyorum ve ehl-i dünyanın ıslahını arzu ediyorum; fakat irade edemiyorum, çünki elimden gelmiyor. Bi-fiil teşebbüs edemiyorum; çünki ne vazifemdir, ne de iktidarım var.''

Onaltıncı Mektub
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap