Ömer Hayyam

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#1


Hayatı (1044 - 1123)


Ömer Hayyam, Selçuklu döneminde yetişen ünlü şair ve bilgindir. 1044 yılında Nişabur'da doğdu. Düzenli bir öğrenim gördü. Mantık, felsefe, matematik ve astronomi konularında çalıştı. Horasan'ın büyük şehirlerinden Belh, Buhara ve Merv'i gezdi. Bir aralık Bağdat'a gitti. Büyük Selçuklu sultanı Melikşah'tan çok yakınlık gördü. Saraylarda toplantılarda bulundu. Çeşitli bilimlerde çok sayıda değişik eserler verdi. Rubaileriyle ün kazandı. Rubai türünün kurucusu sayılır. İki yüz kadar olan rubailerinde açık, akıcı, yumuşak ve anlaşılır bir dili vardır. Akılcı bir bilgindi. Aynı zamanda çağının en iyi bir matematikçisiydi. Rubaileri ve diğer eserleri batı dillerine çevrilmiştir. Çok güzel olan matematik çalışmaları ve buluşları da vardır. 1123 yılında ölmüştür.
Matematikteki dokuz işaretin kullanılması Hint'lilere aittir. Daha sonra, boş olan yokluğu işaretlemek için, örneğin, iki elmanın ikisini de yedim, geriye kaç elma kaldı probleminin çözümü o kadar kolay olmamış ve sıfır rakamı çok sonraları yine "O" biçiminde Hint'liler tarafından bulunmuştur. O zamanda sıfır için boşluğu veya hiç bir şey kalmadı anlamına gelen içi boş bir yuvar kullanmışlardır.
751 yıllarında, Türk'ler, Çin'li savaş tutsaklarını Semerkant'a yerleştirirler. Tutsaklar, kendi sanatlarını ve becerilerini gösterip para kazanarak, bu para karşılığı özgür olmaları fırsatı verildiğinden, usta olan bu tutsaklar; kağıt üretimini ve kağıt sanayisini Semerkant'ta kurarlar. Kağıt, buradan Bağdat'a gelir. Daha sonra, Mısır, Endülüs ve İspanya yoluyla Avrupa'ya yayılır. Kağıdın önemini anlayan Halife El Mansur (754 -775) yıllarında, Bağdat'ta yoğun üretime geçerek, Mısır'dan satın alınan papirüse ödenen paradan ülkesini kurtarır. El Mansur'un oğlu Harun Reşit zamanında, vezir Yahya İbni Fadıl, 794 yılında Bağdat'ta ilk kağıt fabrikasını kurar.
400 yıllarında bu 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 rakamlarıyla işlem yapma Hint yazılarında görülmeğe başlandı. Bunun başlamasını ve gelişimini de kesin olarak bilemiyoruz. Orta Asya'daki Türkler ve Çin yoluyla bu kavramların Hindistan'a geçtiği sanılıyor.
598 yılında doğan büyük astronom Brahmagupta, 33 yaşında yazdığı büyük astronomi eseri, "Siddhanta" da bu on rakamla birlikte hesap yapma kuralını da açıklamıştır. 773 yılında, Hint'li astronom Kankak, Halife El Mansur'un Bağdat'taki sarayına gelir. Hazırladığı bir kitabı El Mansur'a sunar. Mansur bu kitabı hemen Arapça'ya çevirttirir. Bu esere, Halife El Memun'un zamanına kadar uyarlar. Halifeler tarafından desteklenen ve yardım gören bu ilim oldukça ilerler. Mısır, Endülüs ve İspanya yoluyla Avrupa'ya 706 yılında Halife I.Velit tarafından taşındı. El Harizmi, Hint'lilerin bu hesabını, bankerlere, tüccarlara, ölçme memurlarına ve saray çevresine öğretti. Bu amaçla bir ders kitabı yazdı. Kuranı Kerim'deki miras hukukundaki dağılımların nasıl yapılacağını ve kölelerin serbest bırakılmalarındaki karışık hesapların nasıl yapılacağını örneklerle anlattı. Bu devirde, alimleri ve ilim adamlarını koruyan Halife El Memun, El Harizmi'yi çok korudu. Harizmi, ortaçağda Latince'ye çevrilen "El Cebr el Mukabele" adlı kitabını bu sıralarda yazdı. İşte bu El Cebr, bugünkü yabancı dildeki algebra ve bizdeki cebir sözcüğünü ve bu cebir ilmini doğurdu. Hint'lilerin bu matematiğini açıklayan Harizmi'nin kitabında, Hint'li hesabı, sayı yazısı, toplama, çıkarma, ikiye bölme, bir sayının iki katını bulma, çoğaltma ve bölmenin kesir hesabını öğretti.
Harizmi'nin Hint rakamlarıyla yazdığı hesap kitabının Latince'ye çevirilerinin ilk kopyaları, Alman bölgelerinde 12. yüzyılda görülmüştür. Viyana Saray Kütüphanesinde bulunan ve en eski el yazma kopyası 1143 tarihlidir. Salen Manastırında bulunan "Sevgili Algorizmi" nin ikinci kopyası, bugün Heidelberg'de saklanmaktadır. Bu "Algorizm" öyküsü ve incelenmesi de uzundur. Kökeni Hint'lilere kadar gider. Sonuçta, bu sözcük algoritma olmuştur.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#2
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

Niceleri geldi neler istediler
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenlerde hep senin gibiydiler
Bu dünya kimseye kalmaz bilesin
Er geç kuyusunu kazar herkesin
Tut ki , Nuh kadar yaşadın zor bela
Sonunda yok olacak sen değil misin ?



PERGEL

Sevgili, seninle ben pergel gibiyiz
İki başımız var, bir bedenimiz
Ne kadar dönersem döneyim çevrende
Er geç başbaşa verecek değil miyiz?
 
Katılım
16 Eyl 2007
#3
ömer hayyam (aşk'a dair)

Bayram geldi; işimiz iştir bu aralık;
Horoz kanı gibi şarap bollaşır artık.
Gel gelelim eşekler de boş gezer şimdi:
Oruç gemi ağızlarından çıkar, yazık!

Burada aşka dair dizeler dile getiriliyordu ama bayram geliyor. Herkesin bayramı kutlu olsun
 
Katılım
16 Eyl 2007
#4
ömer hayyam (aşk'a dair)

SEVGİYLE

Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede , manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin cehennemin üstündesin

Bir sır daha var , çözdüklerimden başka
Bir ışık daha var , bu ışıklardan başka
Hiç bir yaptığınla yetinme , geç öteye !
Bir şey daha var , bütün yaptıklarından başka
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#5
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)



GELDİMSE

Geldimse bu dünyaya ne bulmuş dünya
Gitsem de eğer kıymeti eksilmez ya !
Bir kimse çıkıp da anlatıp söylemedi
Gelmekte ve gitmekteki hikmet ne ola?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#6
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)



Bulut geçti,gözyaşları kaldı çimende
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde
Seher yeli,eser yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
Kimse bilmez,kimse bilmez.
Hayyam'ın bu güzel eserini Mehmet Güreli bestelemiştir ve söylemiştir.Muhteşem bir eserdir ve Güreli bu eseri çok güzel yorumlamıştır.Dinlemek isteyenler "Kent Ozanları"adlı abümde bu şarkıyı(Mehmet Güreli'nin sesinden)bulabilirler ya da Zuhal Olcay'ın "Başucu Şarkıları"adlı albümünde bulabilirler.
 
Katılım
19 Ağu 2007
#7
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

Bu sözlere sanıyorum hiçbirimiz yabancı değiliz. Bir dizi sebebiyle.. Dinliyor ve çok beğeniyorduk. Sayenizde Ömer Hayyam'a ait olduğunu da öğrenmiş olduk.. Teşekkürler..
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#8
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)



ne demek hocam
Dostlukla!!!
(bende dizi müziği olduğunu öğrendim:)bilmiyordum )
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#9
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

Geçmiş günü beyhude yere yad etme
Bir gelmemiş an için de feryad etme
Geçmiş gelecek masal bütün bunlar hep
Eğlenmene bak ömrünü berbad etme
Ömer Hayyam
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#10
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

ÇEKMEYİZ


Çekmeyiz aşağılık dünyanın gamını
Özleriz gül rengi şarabın canını
Şarap dünyannın kanı dünya ise kanlımız
Niçin içmeyelim kanlımızın kanını

Ö.Hayyam
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#11
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

Ey özünün sırlarına akıl sır ermeyen;
Suçumuza, duamıza önem vermeyen;
Günahtan sarhoşum, ama dilekten ayık;
Umudumu rahmetine bağlamışım ben.





Büyükse de isyanım, kötülüklerim,

Yüce Tanrı’dan umut kesmiş değilim;

Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın
Rahmete kavuşur elbet kemiklerim.​
Ömer Hayyam
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#12
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)



göğümdeki bulutlara sordum
seni henüz fark edememişler
tarlamdaki kuşlara sordum
henüz görmemişler
kadehimdeki son damlada gördüm
gördüm fakat sen değildin gördüğüm
hüzünlü bir gecede ne işin olabilir ki?

ömer HAYYAM
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#13
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

YÜREK. .

Bir yürek ki yanmaz yürek denir mi ona
Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana
Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık
En boş geçen günün o gündür inan bana

ÖMER HAYYAM
 
Katılım
27 Mar 2006
#14
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

GÜLÜMSE


Durmadan kurulup dağılan bu yerde
Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ..

Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#15
Ynt: ömer hayyam (aşk'a dair)

Tövbeler Tövbesi

Hergün tövbe eder bozarız biz,
Şanı, şerefi boşarız biz.
Kusur işlersek ayıplamayın,
Serhoş doğduk, serhoş yaşarız biz.

Ömer Hayyam
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#16
Ynt: Ömer Hayyam

AŞK

Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma...
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben


Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen yoksun
Dünya esen yel üstüne kuruldu..
Varlığımız iki yokluk arasındadır
Çevrendekilerde hiçdir sen de bir hiçsin


Medresede söz vardır tekkede de hal
Fakat bu aşk sözden de dışarıdır halden de
İster şeriat müftüsü ol ister şehir vaizi
Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz kesilir

Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak
Yarını düşünmen beyhude bir heves
Bir çok kişiden arda kalanlar
Sana da kalmayacak sen de göçüp gideceksin...
 
Katılım
20 Haz 2018
#17
Bismillah diyip başlayalım söze (rubailer):)

Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
Yaşanır mı hiç günah işlemeden öyle
Bana kötü deyip kötülük edeceksen
Yüce Tanrı,ne farkın kalır benden , söyle.


İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka , tespih,post , seccade güzel
Ama tanrı kanar mı bunlara.
 
Katılım
20 Haz 2018
#18
Vefasız dünya diye yakınıp durma
Dünya elindeyken tadını çıkarsana
Herkese vefalı olsaydı dünya
Sıra mı gelirdi senin yaşamana :)))

Dostlar bir gün sözleşip bir yerde birleşin
Oturup sofrasına dünya cennetinin
Saki doldururken kadehleri cömertçe
İçin bir kadehte zavallı Hayyam için!
 
Katılım
20 Haz 2018
#19
Dünya ne verdi sana hep dert hep dert
Güzel canında bir gün elbet
Toprağında yeşillikler bitmeden
Uzan yeşilliğe gününü gün et


Şarap Sen benim günüm güneşimsin
Öyle bir dolsun ki seninle içim
Bir bildik görünce beni sokakta
Ne o şarap nereye böyle? desin

Kimi dinde imanda buldu yolu
kimi akıl ,bilim yolunu tuttu
Derken ses geldi karanlıklardan
gafiller doğru yol ne odur ne bu

Her gece aklım dalar gider engine
Ağlarım İnciler dolar eteğime
Sevdalıyım şarap dayanmıyor bana
Kafam baş aşağı çevrik bir tas mı ne!

:)
 
Katılım
20 Haz 2018
#20
İnsan bastığı toprağı hor görmemeli
Kim bilir hangi güzeldir ,hangi sevgili
Duvara koyduğun kerpiç yok mu
Ya bir şah kafasıdır ,ya vezir eli.

Bir geldi mi derin ölüm uykusu
Biter bu dünyanın dedikodusu
Ölenden bir haber bekler insan
Ne söylesin ? Bilmez ki ne olduğunu

Eşi dostu verdik birer birer toprağa
Kiminden bir taş bile kalmadı ortada
Sen, yorgun katır,hala bu kalleş çöldesin
Sırtında bunca yük,yürü bakalım hâlâ.

Orucumu yiyorsam ramazanda
Mübarek aydan habersizim sanma
Çileden gece oluyor da gündüzüm
Sahura kalkıyorum gün ortasında

:)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap