rabıta-ı mevt!

Katılım
3 Ağu 2008
#1
rabıta-ı mevt!

asrımız kabristanları şehirlerimizin dışına itiyorken ve her şeyi örten geceler aydınlatılırken insan ölüm ile rabıta kurabilir mi?
 
Katılım
26 Nis 2007
#2
Ynt: rabıta-ı mevt!

Yaşamı ölüm haline getiren insan mı, ölümü yaşam olarak gören insan mı?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#3
Ynt: rabıta-ı mevt!

ferahsan' Alıntı:
Yaşamı ölüm haline getiren insan mı, ölümü yaşam olarak gören insan mı?
aslında her ikisi de. öyle ya ölmeye doğuyoruz ama ölünce bitmiyoruz. şimdilerde iki insan arasında fark kaldı mı?
 
Katılım
26 Nis 2007
#4
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
şimdilerde iki insan arasında fark kaldı mı?
Kur'an-ı Kerim her döneme hitap eden bir kitapsa (ki şüphe yok), fark var ve olacaktır da. Aksini iddia edebilir miyiz?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#5
Ynt: rabıta-ı mevt!

fark var muhakkak ama asıl ile usul arasında bir münasebet olması da lazım zahir.

mesela kabristanları şehrin içine koysak nasıl olurdu "hayat"?
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#6
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
mesela kabristanları şehrin içine koysak nasıl olurdu "hayat"?
bizler kabristanları şehrin belirli bölümlerine inşa ettik ölülerimiz kıymetli çünkü sonra ara sıra kur'an okuduk ruhlarını şad edelim diye.Gittikçe azaldı ziyaretler.Ama onları uzaklaştırdıkça bizde ölümden uzaklaştık,korktuk aslında.baki hocamın cümlesi bosnanın savaş günlerini getirdi aklıma çok etkilenmiştim okuduğum bir kitap üzerine kaldırımlar bile mezarlık haline getirilmişti.imdi dediğiniz gibi olsaydı nasıl olurdu hayat belkide bu denli kopmamış olurduk onlardan.belki hakıki rabıtayı mevtin nasıl olduğunu nasıl yapılacağını o zaman daha iyi anlayabilirdik.
 
Katılım
26 Nis 2007
#7
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
mesela kabristanları şehrin içine koysak nasıl olurdu "hayat"?
Konunun açılışından beri amacın bu soru olduğunu bile bile bunu sana zorla yazdırdım ya sonunda helal olsun bana :D :D

Eskiden evinin bahçesinde mezar yok muydu insanların? Şimdi amaç ölümü hatırlamak değil ki unutmak; bir ayeti görmenin bile insanları nasıl rahatsız ettiği malum: "Her nefis ölümü tadacaktır!"
 
Katılım
3 Ağu 2008
#8
Ynt: rabıta-ı mevt!

ferahsan' Alıntı:
Konunun açılışından beri amacın bu soru olduğunu bile bile bunu sana zorla yazdırdım ya sonunda helal olsun bana :D :D
helal-i hoş olsun hem de... :)

ölüm hak! iyi ama hayat hak değil mi? dünya nedir ve zevk dediğimiz şey bu dünyanın neresine düşer? işte derdim. ;D
 
Katılım
26 Nis 2007
#9
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
dünya nedir ve zevk dediğimiz şey bu dünyanın neresine düşer?
"Dünyadan da nasibini unutma!" Buna benzer kaç ayet sunabilirsin bana?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#10
Ynt: rabıta-ı mevt!

ezberim kuvvetli değil. ama cuma namazından sonra rızk için dağılın diyordu kitab zahir..

ama mesele şu:

nasib ve rızk zevk ile münasebetli mi?

nasib ne demektir? rızk ne demektir?
 
Katılım
26 Nis 2007
#11
Ynt: rabıta-ı mevt!

Bence bu "zevk" kelimesine ne anlam yüklediğimize bağlı; mü'minin zevki mi, "modern" dünya insanının zevki mi? Mesela dün bir grup haçlı gördüm ancak ellerindeki Meryem ikonasının önünde eğilirken bile amaçları sadece eğlenmekti ???
 
Katılım
3 Ağu 2008
#12
Ynt: rabıta-ı mevt!

o halde bir ağabeyimin cümlesini ele alalım:


"şiir bir zevk meselesidir. dünyaya zevke hazır olarak gelmedin. dünyaya geldiğin gibi kalmak için dünya ile halleşmelisin"


insan dünyaya nasıl geldi? geldiği gibi kalmak ne demektir? halleşmek nasıl olacak? meseleyi şiirden azade ele alırsak bu suallere ne cevab verirdik aceb?

sualler sualler...bazen diyorum kendi kendime: "baki bu kadar cehalet iyi değil" ama....
 
Katılım
26 Nis 2007
#13
Ynt: rabıta-ı mevt!

Bu cümlenin başı yahut sonu yok mu? Siyak-sibak meselesi yani ;) Zira belki dünyayla halleşemediğimden dolayıdır ama anlayamadım cümleden muradı tam olarak. Hem insan dünyaya zevke hazır olarak gelmedi ne demek, fıtrat içinde zevki de barındırmıyor mu?

Ayrıca ağabey bu fıtrat denilen şey Locke'un boş levhası gibi birşey mi acep?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#14
Ynt: rabıta-ı mevt!

ferahsan' Alıntı:
Bu cümlenin başı yahut sonu yok mu? Siyak-sibak meselesi yani ;)
cümlenin başı budur. sonu da var elbette... :)

"dünyaya zevke hazır olarak gelmedin"

insan dünyaya avdet edende ilk ne yapar gayr-i ihtiyari bir şekilde? el cevab: ağlar! çün ki karşılaştığı dünyaya aid değildir. nefes alır yani dünyayı içine çeker ve ilk hareketi ağlamak olur. zevk almış mıdır tattığı "şey"den? hayır!

ferahsan' Alıntı:
fıtrat içinde zevki de barındırmıyor mu?
Ayrıca ağabey bu fıtrat denilen şey Locke'un boş levhası gibi birşey mi acep?
locke nedir kimdir bilmiyorum maalesef ve fakat fıtrat boş bir kağıd olmasa lazım. her doğan veled islam fıtratı üzere doğmuyor mu?

fıtrat zevki barındırır elbette ama bunun manası zevke hazır olduğun mudur?

tezat mı oldu aceb? :)
 
Katılım
26 Nis 2007
#15
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
locke nedir kimdir bilmiyorum maalesef
Ben senin Locke'u bildiğini ne kadar biliyorsam, eminim sen de onu o kadar biliyorsun :)

mehmet baki' Alıntı:
insan dünyaya avdet edende ilk ne yapar gayr-i ihtiyari bir şekilde? el cevab: ağlar! çün ki karşılaştığı dünyaya aid değildir. nefes alır yani dünyayı içine çeker ve ilk hareketi ağlamak olur. zevk almış mıdır tattığı "şey"den? hayır!
Bu cümle ilahi olanla bağlantılı olan ruhun bedene hapsedilmesinden yaşadığı hoşnutsuzluğa işaret eder mi?

mehmet baki' Alıntı:
fıtrat zevki barındırır elbette ama bunun manası zevke hazır olduğun mudur?
Neden olmasın?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#16
Ynt: rabıta-ı mevt!

ferahsan' Alıntı:
Ben senin Locke'u bildiğini ne kadar biliyorsam, eminim sen de onu o kadar biliyorsun :)
benim locke'u bilip bilmediğimi bilmediğine göre ben locke'u bilmiyorum demektir. dava düşmüştür :)

ferahsan' Alıntı:
Bu cümle ilahi olanla bağlantılı olan ruhun bedene hapsedilmesinden yaşadığı hoşnutsuzluğa işaret eder mi?
eder.

ferahsan' Alıntı:
ne için olsun?

dünyaya avdet eden veled yürümeyi bilerek mi geliyor dünyaya? hayır! şu halde belli cihazlar ile mücehhez kılınmak ayrı o cihazları tabiri caizse "kerameti kendinden menkul" bilmek ayrı davadır desem yanılır mıyım?
 
Katılım
26 Nis 2007
#17
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
benim locke'u bilip bilmediğimi bilmediğine göre ben locke'u bilmiyorum demektir. dava düşmüştür :)
Valla orasını Allah bilir :)

mehmet baki' Alıntı:
Ruhun cezalandırılmak üzere bir bedene hapsedildiği sonucuna da ulaşabilirim ??

mehmet baki' Alıntı:
dünyaya avdet eden veled yürümeyi bilerek mi geliyor dünyaya? hayır! şu halde belli cihazlar ile mücehhez kılınmak ayrı o cihazları tabiri caizse "kerameti kendinden menkul" bilmek ayrı davadır desem yanılır mıyım?
O halde yürümeyi bilmeden dünyaya gelen balıkla, yürümeyi bilmeden dünyaya gelen insanın farkı ne ola? Hangi bilgiden bahsediyoruz?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#18
Ynt: rabıta-ı mevt!

ferahsan' Alıntı:
Valla orasını Allah bilir :)
amenna ve saddakna!

ferahsan' Alıntı:
Ruhun cezalandırılmak üzere bir bedene hapsedildiği sonucuna da ulaşabilirim ??
ulaşamazsın. diyelim ki ulaştın "rahmet"i ne edeceğiz?

ferahsan' Alıntı:
O halde yürümeyi bilmeden dünyaya gelen balıkla, yürümeyi bilmeden dünyaya gelen insanın farkı ne ola? Hangi bilgiden bahsediyoruz?
balık yürümeyi bilmez zira fıtrat buna müsaade etmez. o "yüzecek şekilde" halk edilmiştir. insan yürümek için değil ama yürüyecek şekilde halk edilmiştir. fark fıtratta. fıtratın bize verdiği cihazlarda.

insan dünyaya yabancı. zira buralı değil ama cihazatı buraya göre yaradılmış. zevk meselesi, insanın bu cihazatı ile mümkün mertebe gurbette mutlu olmasını vaz ediyor gibi durmakta. emin değilim. halleşmek ise ancak dünya ile düzgün bir temas yolu ile olur. süzgeçlerden bahsediyorum. her şeyin tadına bakmamaktan. ilk insanı hatırlayalım.

rabıta- ı mevt ise tabiri caiz ise bu süzme işinin adıdır. dünya ile halleşmek!

dedim ya ben de bilemiyorum...
 
Katılım
15 Kas 2008
#19
Ynt: rabıta-ı mevt!

ölümün hayatla bağlantısı nasıl kurulursa öyle gidecek yollar.:! öyle ulaşılacak istenen ve isteyene.:!belki mezar sandığında saklanarak belki de bilinmeyen ölüm şekillerinin birinde gizlenerek..! rabıta-ı mevtin zevkini yaşamak her cana nasip olur mu bilinmez kısaca.!
mısır ülkesinde 3 milyon evin altında hane mezarlığı var hala..!eskilerde mahallelere bitişik mezarlıklar..şimdilerde şehirlerden ötelenmiş haldeler..!iş hayallere kaldı..sevgilerimle
 
Katılım
26 Nis 2007
#20
Ynt: rabıta-ı mevt!

mehmet baki' Alıntı:
ulaşamazsın. diyelim ki ulaştın "rahmet"i ne edeceğiz?
O sonuca ulaşmak istemedim ama cümlenin sürüklediği nokta orası, madem cezalandırma yok hapisten bahsetmenin manası ne?
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap