Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Katılım
12 Şub 2009
#1
Kahroluyorum.Böyle engin,böyle derin,böyle tatlı böyle serin ve öyle zengin bir mazisi olan Türçemin yolunmuş bir tavuk gibi olması beni deli ediyor,çıldırtıyor. Bir şeyler yazmak istiyorum,ama herkes anlasın,sözlüğe bakma ihtiyacı hissetmesin diyorum;olmuyor,olmuyor! Aynı kelimeleri tekrar tekrar kullanmak zorunda kalmak, dilimin âcizliiğine şahit olmak bıçak olup saplanıyor kalbime.

Günümüz Türkçesi dilsiz bir insan gibi olduğunu anlamak için bir mesnevi yazmaya çalışın,göreceksiniz.

Gördüm ki insanlarımız çevremizdeki ağaçları tanımıyor,onları ismen bilmiyor. Kışın yaprak dökmeyen,diken yapraklı bütün ağaçlara çam deyip geçiveriyoruz.Hatta onu bile demez olduk,bütün yeşilliklere çalı ya da ağaç demekle iktifa ediyoruz. Kumruya,kargaya,serçeye,kanaryaya,kartala kuş demek gibi bir şey bu. Çınarı,dişbudağı,akçaağacı,akasyayı;göknarı,ladini,sediri;serviyi,mazıyı bilip onları ismen zikretmenin gerekliliğini düşünerek günümüz Türkçesi ile mefâîlün mefâîlün feûlün kalıbıyla AĞAÇLAR MESNEVİSİ isimli bir mesnevi yazmaya başladım.Yaklaşık 30 beyit yazdım.Ama bunları yazana kadar göbeğim çatladı.Dile eskinİn tatlı kelimeleri geliyor,ama karar vermişiz bir kere.Günümüz Türkçesi ile yazmaya karar vermişim. Yetmiyor,yetmiyor,yetmiyor bu Türkçe.Türkçeyi bu hâle getirenlere ne demeki bilmiyorum.Dilimizi yok edip de kültürümüzün dibine dinamit koyanları affedemiyorum.Onların şu memlekete verdiği zararı hiçkimse vermemiştir.Geçmişi çok eskilere dayanıp da iki üç beyit yazmanın bu kadar zor olduğu başka bir dil var mıdır?Hiç sanmıyorum.

Ayrıca üzerinde çalıştığım 9 varaklık bir mesneviye hazırladığım sözlük neredeyse 1000 kelimeyi geçti.Bülent Özveren'den dinlemiştim günlük bir gazetede kullanılan farklı kelime sayısı 230 imiş.Ne diyelim?Yazık,çok yazık!
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#2
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Hazırladığınız kitapda, kısırlaştırılan kültürden doğan kısır bir dil varlığına sahip kalışımız neticesinde henüz 30 beyit çıkabiliyor da, 9 varak gibi bir sayıdan 1000 kelimeyi geçik bir sözlük çıkıyor öyle mi hocam.. durum vahim. fakirleşmekteyiz.

Mesnevî adlı bir dersimiz var bu sene, o kelime bu anlama geliyor dur not edelim dememizden, hocamızın "bunu da bilmelisiniz artık ama" demesinden bile kendi kabımın dolduğunca gördüğümdür kelimelerin önemi.sadece çok kelimesinin karşılığına bakalım:
dükel
dükeli
dükelisi
öküş
telim
key
kop
inen
..
-notlardan-
daha da vardır diye düşünüyorum.

Dilimizin zenginliğini unuttuk tasfiye edelim derken, asırlık çınarlar o heybete erişirken "olmaz, bu parçam geçen yüzyıldandı onu atmalıyım, kesmeliyim kendimi" mi diyorlardı yoksa.. Mirasımız var, asırlık çınar bir dilimiz var.. Bu bir kirlenme olmaz, zenginleşme olur. çınarlar o el gibi kocaman yapraklarının bir asır evvel parmaktan ufak olduğunu biliyorlar çünkü..

Biz, değer vermeyi, verilen değeri bilmeyi unuttuk.. Fast food bir hayata döndü yaşamlarımız içi boş ekmekleri gibi içi boşaltılırken, bu ekmekleri getiren firmalar olağanlaştı getirdikleri mutlak doğru adledildi genel geçer kabuller gördü.

Birisine kalkıp Osmanlı kültüründen, bunun korunması gerekliliğinden bahsettiğiniz zaman, "e edebiyatta, dilde gelişme nasıl olacak" diyor. biz gelişmenin geçmişin omzuna bineceği de yükseleceği kanısındayız. Sz hiç birinci basamağa basmamış da merdivenin zirvesine tırmanıvermiş gökten zembilli birini gördünüz mü? -dayısının bir zembili yoksa kendi çabalarıyla insan direk tepeye konmuyor- evet, ben de görmedim. Evvela 1. basamağa sağlam basması gerekiyor kişinin. Merdivenler bizim buralarda alt basamaklarını yıkmıyorlar, üst basamaklarını inşa ettikçe onları unutmuyorlar, yükseliyorlar; ama yükseldim diye burnu da yükselmiyor merdivenin vesselam. Bu, üzerimizde oynanan kültürümüzü unutturma oyunudur.. Geçmişine sahib çıkmayan geleceğini inşa edemez, unutkanlık hapına duyarsızlık hapı katıyorlar. Fast food ekmeği gibi; şeklen ekmek, içinde boş zihinler inşası için boşaltılan kültür..
hayırlı sabahlar
 
Katılım
12 Şub 2009
#3
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Eskiyi sevmek,eskiyi yaşatmak yeniliğe karşı olmak demek değildir.Fakat bunu resmi ideolojinin dayatmaları altında büyüyen zihinler öyle algılamıyor. Ezberletilmiş birkaç cümlecik anlayışla,kadrolaşarak bir yerleri ele geçirenler Mehmet Doğan hocanın tabiriyle Yüz Yılın Soykırımı'nı yaşattılar bize.

Her şeyimiz gitti.Yozlaşmamızın en büyük sebebi de dilin,dille beraber de kökü çok eskilere dayanan kültürümüzün yok edilmesidir.

Karagöz oyunun çağa ayak udyruamadığı için yok olduğunu söylüyoruz.Evet,her şey yaşadığı çağa ayak uydurmalıdır.Ama o sanatın en mühim unsuru olan dili yok edersen ne çağ kalır ne bağ.Yeniliğe uyum sağlamak için eskilere dayanan bir geçmiş gerekir.Onu da bırakmamışlar.Her şeyin sıfırdan başlaması gerekmiş.O da çok zor...Nice sanatımız işte bu MOLLA KASIM'lar yüzünden 230 kelimelik bir dil oluverdi.Ne güzel!Herkes birbirini kolaylıkla anlayabiliyor.Farklı kelime kullanma sıkıntısından ve düşünme mecburiyetinden milletimizi kurtaranlara ne kadar çok teşekkür etsek yeridir!
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

her şey yine dönüp dolaşıp eğitime geliyor; bu memlekette cürümeye yüztutmuş,kangren olan teşkilatların başında ne yazık ki eğitim teşkilatımız geliyor. öğrenciler doğu/batı fark etmeden bir yarış atı gibi sınava hazırlanıyor, hiçbirinin derdi kültürünü edebiyatını tarihini öğrenmek değil.çünkü o sınavı kazanamazlarsa bir hiç olacaklarını zannediyorlar. öss formatı dahilinde çıkan sorularda öyle saçma sapan şeyler var ki...

dediğiniz gibi insalar o kdar dar bir dağarcıkla konuşuyorlar ki, hatta yer yer birçok insanı da kendilerine benzetiyorlar.

ne yapmak lazım? bence eğitimle işe başlamak lazım. liselere kelimelerin hayat hikayelerinin anlatıldığı ya da sırf kelimeler üzerine kurulu olan fasıllar yerleştirilmesi lazım. bir hazineye sahipsiniz ama bunu kullanmadıkça bunun kıymeti yoktur zannımca.

aslında okul kitaplarında çok hoş metinler var ve öğrencilerin kelime haznelerini geliştirecek metinler var. ama dedik ya yarış atı bunlar; yararsız gördükleri her şeyi ellerinin tersiyle itiyorlar.

netice pek sağlıklı görünmüyor...

selamlar
 
Katılım
12 Şub 2009
#5
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Uluğbey' Alıntı:
her şey yine dönüp dolaşıp eğitime geliyor; bu memlekette cürümeye yüztutmuş,kangren olan teşkilatların başında ne yazık ki eğitim teşkilatımız geliyor. öğrenciler doğu/batı fark etmeden bir yarış atı gibi sınava hazırlanıyor, hiçbirinin derdi kültürünü edebiyatını tarihini öğrenmek değil.çünkü o sınavı kazanamazlarsa bir hiç olacaklarını zannediyorlar. öss formatı dahilinde çıkan sorularda öyle saçma sapan şeyler var ki...

dediğiniz gibi insalar o kdar dar bir dağarcıkla konuşuyorlar ki, hatta yer yer birçok insanı da kendilerine benzetiyorlar.

ne yapmak lazım? bence eğitimle işe başlamak lazım. liselere kelimelerin hayat hikayelerinin anlatıldığı ya da sırf kelimeler üzerine kurulu olan fasıllar yerleştirilmesi lazım. bir hazineye sahipsiniz ama bunu kullanmadıkça bunun kıymeti yoktur zannımca.

aslında okul kitaplarında çok hoş metinler var ve öğrencilerin kelime haznelerini geliştirecek metinler var. ama dedik ya yarış atı bunlar; yararsız gördükleri her şeyi ellerinin tersiyle itiyorlar.

netice pek sağlıklı görünmüyor...

selamlar
Çok güzel dediniz.Bakınız okulların durumu rezalet.Eğitim sıfırın altında.Öğrencilere hiçbir şey veremiyoruz.Olmuyor,olmuyor,olmuyor...
Ancak bugüne kadar yüksek sesle bağırıp çağıran siyasetçilerin eğitim mevzuunda seslerini yükseltmemeleri beni şaşırtıyor.Kızacaklarsa,döveceklerse bu eğitim konusunda kızsınlar,bağırıp çağırsınlar.
Bugüne kadar hep ihmâl edilmiş bir konudur eğitim.

Düz liseden mezun olan bir öğrenci hiçbir şeydir.Çünkü okullar öğrencileri hak etmedikleri halde sınıf geçirme yeri olmuştur. Çalışan değil,tanıdığı olan,parayı bastıran sınıfını geçiyor.Çocuk iki kelimeyi bir araya getirebilmiş,getirememiş kimsenin umrunda değil.Ben 20 şiir ezberleyen öğrencime 100 verdiğim için bizim linç ediliyordum.Ama para alıp sınıf geçirenlere karşı gelince ekmeğimizle oynuyorsun diye herkes taraf olup üstüme geldiler.Çok yerde de böyle zaten.
Gençliğimize nasıl bir şeyler verelim ki? Edebiyat öğretmenlerinden biri bana aynen şu sözü söyledi :"Hocam,siz bu çocuklara niye şiir ezberletiyorsunuz?Şiir ezberleyen çocuklar benim dersime girdiklerinde zor durumda kalıyorum,çünkü benim ezberimde hiç şiir yok!" Ne diyeyim?

Problem çok.Siyasetçilere düşen yanı olduğu gibi,bizlere de düşen çok şey var.Ama bu konular siyasetçileri pek ilgilendirmez.Çünkü eğitim konusu halkı pek etkilemiyor.Halkı daha çok etkileyebilecekleri konular üzerinde geyik muhabbeti yapmak daha etkileyici oluyor...Hamaset,diyanet,milliyet,laiklik...Ne gerek var eğitime,ne gerek var ki dile...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#6
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

yerinde bir uygulama olmuş ben de seçtiğim bazı sınıflarda her hafta 1 beyit ezbertletme yoluna gidiyordum. yazılıda da bunlardan sorup 5-10 puan gibi puanlar ilave ediyordum puanlarına, hem onlar memnun oluyordu hem ben...

hocam dersler rezalet duruma geldi, edebiyatı seven biri olarak ben de sistem yüzünden edebiyattan soğumaya başladım. eğitim o kadar kötü bir halde ki...

tespitlerinize katılıyorum.siz 20 şiir ezberletebilmişsiniz, ne güzel. ben istiklal marşını ezberletemiyorum çocuklara, bizim marşımız değil, ezberlemeyiz diyorlar, gün oluyor asabi zamanıma gelince ezberlemek zorundasınız diyorum ama biliyorum ki git gide nefret edecekler. yani kötü ama çok kötü haldeyiz hocam. edebiyat öğretmenleri bence okulun ruhudur ama ne yazık ki ruhsuzlaşıyoruz. derse girer girmez ders ne zaman bitecek sorusu akıllarımıza geliyor...

bizim okulda 40 tane öğretmen var ve abartısız söylüyorum 40 ı da öğretmenlikten soğumuş durumda...

öyle bir sistem ki ne öğretmen memnun, ne öğrenci memnun...

sonumuz hayır değil benden söylemsi


zeyl: ilköğretimde kalma olmaması liseleri çok kötü etkiledi, doğru dürüst okuma yazma bilmeyen, heceleyerek zar zor okuyan kişi o kadar fazla ki.bu çocukların yanında cevherler de mahvoluyor...

düşünün okuma yazma bilmeden liseye gelmiş çocuklar var...

doğru dürüst 2 kelimeyi bir araya getiremeyen o kadar çocuk var ki...

ah ahhh
 
Katılım
12 Şub 2009
#7
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Evet,hocam.İstanbul'un da pek farkı yok.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#8
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

hocam böyle demeyin :) inanın bize haksızlık ediyorsunuz...

belki neden diye bir soru belirebilir aklınızda bilahere karşılıklı olarak konuşalım buradan dillendirmeyeyim ben bunları. ama samimiyetle söylüyorum farkı yok demeyin...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#9
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Buradan dillendirseniz?Ne güzel olur sohbetten bizler de yararlanırdık...Yalnız öğrenci ve öğretmen söz konusu olduğun da aklıma izlediniz mi bilemem ama Çağan Irmağın "bana şans dile" filmi aklıma gelir.Neden mi sistemi ve kurbanlarını en yalın biçim de anlatan film odur.Öğretmen(yani öğretmek zorunda olan muallimlikten vazgeçen) ve öğrenci (yani öğrenmek zorunluluğuna bırakılan talebe değil yani talep etme arzusundan bihaber olan)Eğer sistemi suçlu kurban edeceksek neden öğrencileri çağımızın teşbihin de "boş diskete" benzetme gafletin de bulunuyoruz?SBS yani seviye belirleme sınavı aldığı puana göre damgaladığımız da mıdır suç?Bizler çocuklara okumazsa eşşek olacağını anlatan değil miyiz?Bilirsiniz ki "oku benim gibi eşek olma " diyen bizler çocuğun nasıl şiir ezberlemesini bekleye biliriz ki? Hangi düşünür söylemişti hatırlamıyorum-hatırlayan hatırlatsın lütfen-bana çocuk verin isterseniz katil ,isterseniz papaz yapabilirim. demiş sanırım boşa söylenen bir söz değildir.düşüncem şudur ki sistemi alt edebilmemiz için sistemin için de olup alt olmamız gerekiyor.Lisana gelince "kamus namustur"diyen cemil meriç nasıl ırzına geçildiğini o zamandan bize işaret ediyordu...Lütfen sohbete buradan devam edin...İki kelime edemeyen çocukla bin kelime kullanan çocuk arasın da sizce fark var mıdır?
 
Katılım
12 Şub 2009
#10
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

Açtığımız konunun eğitimle bire bir ilişkisi konuyu eğitime getirdi.Asıl konumuzla ilişkilendirireyim.
Derdim,tasam Türkçe diye bir dilin yok edilmesi.Kürtçenin yasaklandığından müşteki arkadaşlarla konuşurken ben de resmi ideolojinin Kürtçeden çok Türkçeye yasak getirdiğini,Türkçeyi yok ettiklerini söylüyorum. 2003 yılına kadar vatan,millet,millî gibi birçok kelimenin okullardaki yazışmalarda,ders kitaplarında kullanılması yasaktı...
Bin bir çile ile yüce bir adamın gönül kalemiyle yazılmış İstiklâl Marşı'mızda geçen kelimelerin mânâlarını bu ülkede kaç kişi biliyor?
Okullarımızda ne eğitim var ne de öğretim.Askerde arazi olmak isteyen askerler iş yapıyor gibi görünüp arazi olurlar.İşte bizim eğitimimiz de maalesef bu.İş yapıyor gibi görünüyoruz.Liseyi bitien bir öğrencinin zihninde bir tek mısra yok. Bir mecliste oturup da muhabbet edilemeyecek,hiçbirşey bilmeyen bir sürü yetiştiriyoruz.Erkeklerle sadece futbol,hanımlarla da sadece çanak çömlek ve iki parça bezin kumaşın muhabbetini yapabilirsiniz.
Şiir desen küfür ettiğini zannederler;roman desen bana çingene mi demek istiyorsun der. "Pabucunu dama attılar." denilen bir kişi gidip damda pabucunu arıyorsa bilin bu zat bizim düz liselerde yetiştiremediğimiz öğrencilerden daha bilgilidir.Evet,bizim liselerden mezun olan şahsa bu deyim aynı şekilde söylendiğinde dama gidip pabucunu aramaz.Çünkü pabucun ne olduğunu bilmez de ondan.
Maalesef bizim memlekette eğitim tamamen matematik üzerine kurulmuştur.Bundan ötürü de Edebiyat ve dil önemsenmemiştir. Edebiyat adı var,ama tadı yok.Önemli ders derler,ama uygulamada matematik,fizk,kimya ön plandadır.Sosyal sınflarını geri zekâlı öğrencilerin,serserilerin,işe yaramaz öğrencilerin toplandığı sınıf hâline getirdik. İşte bu kahrediyor beni. Edebiyat ÖSS'de kafası basmayan öğrencilerin dersi gibi gösteriliyor.Denilecek fen sınıflarında da var bu ders? Ama onlar ÖSS 'de edebiyattan muaf idiler. Gençlik hangi dille geleceğin mimarı olacklar?

En serseri,en haylaz,en zararlı,hatta eli bıçaklı öğrenci müsveddeleri;öğretmenlere kafa tuttukları,vurdukları,hakaret ettikleri hâlde gelen bir telefonla sınıf geçirilebiliyor.Okula gelmediği günlerde var gösteriliyor.Garibanlar sınıfta kalıyor,küfürden başka bir şey bilmeyen bu yürüyen bombalar okullardan mezun ediliyor...
Ne dil ne ahlâk ne görgü ne kültür ne insanlık.Hiçbir şey yok,ama diploma alıyorlar.Bunun önüne geçilmedikçe iflah olmayız.Önce eğitim,vicdan sahibi fertler yetiştirebilmeliyiz.Bu da maneviyat gerektiriyor,bunu da öğrenebilmek için güzel bir Türkçenin bilinmesi iktiza ediyor.
Bir ütopya da buna diyebilirsiniz...
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Katılım
6 Nis 2009
#11
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

selamun aleyküm, Hocam
uzuncadır sizi göremiyoruz.
çalışmalarınız inşaallah verimli gidiyordur
biz meraklı karîlere buradan misal verecek misiniz?
gece hayr olsun :)
 
Katılım
3 Ağu 2008
#12
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

dedeefendi' Alıntı:
En serseri,en haylaz,en zararlı,hatta eli bıçaklı öğrenci müsveddeleri;öğretmenlere kafa tuttukları,vurdukları,hakaret ettikleri hâlde gelen bir telefonla sınıf geçirilebiliyor.Okula gelmediği günlerde var gösteriliyor.Garibanlar sınıfta kalıyor,küfürden başka bir şey bilmeyen bu yürüyen bombalar okullardan mezun ediliyor...
Ne dil ne ahlâk ne görgü ne kültür ne insanlık.Hiçbir şey yok,ama diploma alıyorlar.Bunun önüne geçilmedikçe iflah olmayız.Önce eğitim,vicdan sahibi fertler yetiştirebilmeliyiz.Bu da maneviyat gerektiriyor,bunu da öğrenebilmek için güzel bir Türkçenin bilinmesi iktiza ediyor.
Bir ütopya da buna diyebilirsiniz...
iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım. bir yandan gelen telefonla sınıfı geçen serserilerden şekvacı olunacak ama diğer yandan o telefonu muhatabının suratına çarpması gerekirken çarpmayan güya öğretmenden -öğretmen kelimesinden hazzetmiyor olmama rağmen- bahsedilmeyecek?! yapmayın lütfen! 15-16 yaşındaki boyu uzun aklı kısa veledin serseri, öğrenci müesveddesi ve yürüyen bomba olmasını "zati" bir mesele mi zannediyoruz acaba?

bu sualin doğru cevabını bulmak için lazım gelen ipuçları:

"eğer bir şey zati ise türkçede o şeyi tamamlamak için nevi kelimesini, yok eğer o şey arazi ise bu sefer esnaf kelimesini ve eğer o şey hem zati hem arazi ise kısım kelimesini kullanırız. beri taraftan meslek demek tutulan yol manasına gelirken, hırfet ise iaşe geçimine medar olan iş demektir."

bu başlık altında zikredilen ve açıkcası yanlış ele alındığını düşündüğüm "öğrenci ve serseri öğrenci meselesi" ciddi mana da tartışmaya açılmıştır.

buyurun!...
 
Katılım
10 Kas 2009
#13
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

mehmet baki' Alıntı:
iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım. bir yandan gelen telefonla sınıfı geçen serserilerden şekvacı olunacak ama diğer yandan o telefonu muhatabının suratına çarpması gerekirken çarpmayan güya öğretmenden -öğretmen kelimesinden hazzetmiyor olmama rağmen- bahsedilmeyecek?! yapmayın lütfen! 15-16 yaşındaki boyu uzun aklı kısa veledin serseri, öğrenci müesveddesi ve yürüyen bomba olmasını "zati" bir mesele mi zannediyoruz acaba?

bu sualin doğru cevabını bulmak için lazım gelen ipuçları:

"eğer bir şey zati ise türkçede o şeyi tamamlamak için nevi kelimesini, yok eğer o şey arazi ise bu sefer esnaf kelimesini ve eğer o şey hem zati hem arazi ise kısım kelimesini kullanırız. beri taraftan meslek demek tutulan yol manasına gelirken, hırfet ise iaşe geçimine medar olan iş demektir."

bu başlık altında zikredilen ve açıkcası yanlış ele alındığını düşündüğüm "öğrenci ve serseri öğrenci meselesi" ciddi mana da tartışmaya açılmıştır.

buyurun!...
Karmaşık bir anlatımınız var,anlamakta zorlandığımı itiraf etmek istiyorum. Reis Bey'in dediği gibi "Yolun düzü varken ille de dolambaçlısı niye?" Kelimeleri karıştırmadan anlatsanız engin fikirlerinizden biz de istifade etsek.
Arkadaş gelen telefonla sınıf geçirilen öğrencilerden bahsetmiş. Ben de çok şahidim. İlden,ilçeden gelen telefonlarla müdürler adı geçen öğrencilerin sınıf geçirilmesi için baskı yapıyorlar. Arkadaş telefonun kendisine geldiğini söylememiş. Zaten telefonlar idarecilere gelir,öğretmene gelmez.Öğretmene telefon edilirse rüşvet teklif etmek ya da tehdit etmek için olur bu.

Davulun sesi uzaktan hoş geliyor. Çekilen çileyi anlatmaya sözlükler yetmez. Düz liseler çoğunlukla işe yaramaz haylazlar yetiştiriyor. Ama birileri yok şöyle yok böyle diyerek ahkâm kesiyor. Kimin ne çektiğini ancak Allah bilir.

Şube müdürleri,okul müdürleri,il ya da ilçe milli eğitim müdürleri her daim öğretmenler üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar. Ben de çok kavga ettim.Millevekili ile tehdit ettiler,geçirmedim.
Sorumluluk sınavlarında önümüze boş kâğıt getirip "Bu öğrenci geçecek." diyorlar. Karşı çıkınca diğer öğretmenler size tavır alıyor. Neden nöbet tutmazlar,okula geç gelip tenefüs bitimlerinde derslere geç girerler müdür onlara bir şey demez.Onlar müdürün istediğini müdürler de onların isteklerini yerine getirirler,geçinir giderler...
Öğrencilere bir şeyler verilmiş verilmemiş kimsenin umrunda değil.Şu çok iyi bilinmeli ki Türkiye'de çalışan insan sevilmez...

Bu arada ilk mesajımı yazdım.Herkese selam olsun...
 
Katılım
3 Ağu 2008
#14
Ynt: Sallamışlar Ne Diyeyim Dilime/Mesnevi Yazmaya Yetmez Kelime

alkorsuha' Alıntı:
Karmaşık bir anlatımınız var,anlamakta zorlandığımı itiraf etmek istiyorum. Reis Bey'in dediği gibi "Yolun düzü varken ille de dolambaçlısı niye?" Kelimeleri karıştırmadan anlatsanız engin fikirlerinizden biz de istifade etsek.
merhaba muhterem. evvelen hoş geldiniz badehu madem reis bey'den -benim bildiğim tek reis bey var- girdiniz ben de sizin açtığınız yoldan devam edeyim. böylece bu başlıkta hem sizin hem dedeefendi ve hem uluğbey muhteremlerin yazdıklarına ne cihetten iştirak etmediğim belki bir parça anlaşılır.

"bu hapishanede ne kadar suç, zulüm varsa, hepsini yapan benim!.. boşuna yorulmayın! yerinizde olsaydım reis bey'i linç ederdim."
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap