Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
"Inter delicias semper aliquid saevi nos strangulat

Sevinçlerimizin ortasında bizi kederlendiren bir şeyler vardır."

(Melankolinin Anatomisi'nden)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Benim kurtuluşum ancak benim gibi,benim kadar kurtuluşu özleyenin bana el vermesiyle mümkün.
I.Özel-Erbain
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Hoca, medresede ders anlatırken, genç mollalardan biri parmak kaldırmış:

“Susadım hocam!”

Hoca dilin basitliğine sinirlenmiş:

“Susadım denmez... ‘Derûnum âteş-i nâr ile püryân idigünden, bir kadeh-i lebrîz âb-ı hoşgüvâr nûş eyleyerek teskîn ve bu sûret ile iktisâb-ı ferâh-ı bî-şumâr eylemeliyim’ demeliydin...”

Ve sopasını sallayarak eklemiş:

“Cahiller gibi ‘susadım’ demek olur mu?”

Aradan zaman geçmiş, bir gün sınıftaki mangaldan sıçrayan bir kıvılcım, gelip hoca efendinin sarığının kıvrımına girmiş... Yakıyor. Hocanın haberi yok.
Genç molla hemen parmağını kaldırmış:

“Ey hâce-i bî-misâl, v’ey üstâd-ı zî-kemâl, bu şâkird-i pür-ihmâl, şol vechile arz-ı hâl eyler ki; bi hikmet-i müte’âl, nâr-ı mangaldan bir şerâre-i cevvâl pertâb ile ser-i âliyyü’l âlinizdeki sarığı iş’âl eylemiştir.”

Hoca, elini başına atar atmaz sarığın tutuştuğunu anlar . Ve bağırır:

- Bre mel’un, sarığın tutuştu desene!
Kaynak :ebcedçelebi
 

Hikmet

Yalınayak.
Katılım
16 Eyl 2009
508