Seyahatname

Katılım
6 Ara 2014
#41
Ynt: Seyahatname

16. yy'da Osmanlı yönetimine gecen, paşalar, dayılar ve beyler tarafından yönetilen, daha sonra cezayir'deki fransızların bunlar sınır ihlali yapıyorlar diye 19ncu yüzyılın ikinci yarısında gelip ele geçirdikleri kuzey afrika ülkesi... başkentinin ismi türkçe tunus, fransızca tunis olarak söylenir. bağımsızlığına 1956 yılında kavusmustur.

tarih boyunca çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmakla iftihar eder. bunlardan ilki Didon isimli fenikeli prenses tarafından kurulduğu söylenen kartaca imparatorluğu'dur... rivayete göre didon bana bir sığır derisi ile çevrilebilecek büyüklükte toprak verin der... kabul edilir. sığr derisini ince ince keser brysa isimli tepeceğin çevresinden geçirir... kartaca iste burada kurulacak, daha sonra hannibal'in komutasında fillerle roma'nın üzerine yürüyecek... pön savaşlarını kaybederek romalılar tarafından günlerce yakılıp yıkılacaktır... anadolu'ya kaçan hannibal'in mezarı ise hala Gebze'dedir...

Yaklaşık 1 yıl kaldığım kafası ve şimdilerde bir çok yeri karışık olan kuzey afrikanın küçük arap ülkesi. son iki yilda tunus'u ziyaret edip, tunuslularla konusma firsati bulduysaniz muhtemelen hemen hemen hepsi "devrimden once burasi boyle bir yer degildi" diyecektir,
bunu daha iyiye gittik degil de iyice çamura battik babinda söylüyorlar. genel olarak insanlarin devlet kavramina ve demokrasiye olan inanci cok dusuk seviyede ve acı fakat pek cok kişi bugun eski diktatorleri ben ali ulkeye dönse ayaklarina kapanacak durumda zira devrim sonrasi ulkedeki kaos, surekli artan issizlik, uzerine teror belasi, guvenlik sorunu ve dogal sonuc olarak bitme noktasina gelen turizm sektoru gibi sorunlar sebebiyle ben ali doneminde insanlar baski altinda bir hayat gecirmiş de olsalar, en temel olarak can güvenliklerinin olmasi ve bir sekilde karinlarini doyurabildikleri gerekceleriyle gecmişe bir ozlem duyuyorlar. 2015 aralik ayindan bu yana buyuk capta bir teror saldirisi yasanmadi dolayisiyla mevcut durumda ulkenin guvenli oldugunu söyleyebiliriz.

Benim gözlemim, bugünün tunus'unda çok büyük bir kolektif bencillik durumu söz konusu;

kolektif bencillikten kastim insanlar cok bireysel, sizinle ignesini paylasmaz gibi bir sey degil tam aksine bindiginiz taksinin şöförü size kahvesini ikram edebilir; benim bahsetmeye calistigim, toplumun cok buyuk bir kismi kendi rahatini, cikarini toplumsal iyiyinin uzerinde tutuyor, ornegin evleri tertemizken evin 20 metre otesini cop dagina cevirmek kimseye tuhaf gelmiyor; polisin gozu onunde ters yonden giden, kirmizida gecen araclar kimsenin garibine gitmiyor ya da herhangi biri daracik bir sokagin ortasinda aracini durdurup markete sigara almaya gidebiliyor. saygi kavrami bu topraklara zaten hic ugramamis, devrimden once gelip tunuslulari cok kibar, saygili vs. bulduysaniz bilin ki bu durumun tek sebebi ben ali'den allah gibi korkmalaridir.

Ülke maalesef pislik icinde; yollarda ucusan copler, poşetler, pet şişeler, toz, toprak, bitmek bilmeyen insaatlarin artiklari, otoban kenarinda durup futursuzca iseyen vatandaslar vs. parklarin bahcelerin durumu harap, altyapi hak getire, her yogun yagmurda bir yerleri sel basar zira memlekette mazgal falan yok yine de gezip gördüğüm bir çok afrika ülkesinden daha iyi durumdalar.

ekonomik açıdan ülkenin durumu pek iç açıcı degil, issizlik %25'ler civarindayken genc nufus arasindaki issizlik orani %40'in uzerinde. sanırım kamu sektoru ulkenin en büyük kamburlarindan, yaklasik 10 milyon nufusa sahip ulkede 1 m 200 bin kisinin uzerinde kamu calisani var ve sendikalar hükümetten daha güçlükonumda olup surekli olarak hükümet ile maaş artışı pazarligindalar, genel grev tehdidi masadan hicbir sekilde kalkmiyor. ulkeyi ayakta tutan turizm sektoru teror saldirilari sonrasi 2015'i pas geçmiş, 2016 yilini ise nispeten iyi gecirmesine ragmen, 2014 yilindaki şaşalı donemin yanindan dahi gecmemiş, tabi turizmdeki gorece iyilesmede turkiye ve misir'dan kacan rus turistlerin etkisi yadsinamaz fakat gelen turist gruplarinin en az para harcayan cinsten olmasi dolayisiyla yaralar pek sarilmadi. diger taraftan ingiliz tur operatorlerinin tunus destinasyonlarini askiya alma karari halen devam ediyor, bu karar degismez ise turizm sektoru 2018 yilinda da aradigini bulamayacak. benim öngorum bu yil icerisinde imf ve dunya bankasi'ndan kredi alan tunus'u zor gunlerin bekledigi, ozellikle imf ve db'nin hukumetten kamu sektorunde kesintiye gitmesini isteyecegi cok aşikar, bunun kacinilmaz sonucu olarak da ülkede genel grev başlayacak, bu durum özel sektore de sıçrayacak zira pek cok yatirimci kamudan dolayli olarak destek almak durumunda, ornegin ulke tarihinin en buyuk yatirimini yapan tav grubu bunlardan biri.

sosyal hayat bakimindan tunus biraz sınırlıdır, zira tunuslularin ilgi duyduklari seyler cok sınırlı, atiyorum basketbol, satranc oynayacak adam/yer bulmakta zorlanabilirsiniz veyahut sehir olan tunus'ta iki ya da uc sinema saloncugu vardir ama fransizca bilmiyorsaniz "hadi bugun sinemaya gidelim" diyemezsiniz, orijinal dilindeki filmler genelde haftada 2 gun oynar, gunduz seansi nadiren vardir. ama aksamustu kafeye gidip nargile icecekseniz ya da barlara gidecekseniz boyle bir sorun yasamazsiniz. ozellikle buyuk sehirler bence turkiye'den cok daha az muhafazakar.. restoranlarin büyük cogunlugu tabelada italyan icerikte tunuslulaştırılmış italyan olup menuleri hemen hemen aynidir; pizza, makarna, sandvic, cordon bleu, tavuk izgara-pane, sezar salata. harissa adi verilen acuka benzeri sostan kaçışınız yoktur. deniz mahsulleri oldukca iyidir, kuskus'tan da pişman olmazsiniz.

Yaşamak için olmasa da gezmek için gidilebilir en fazla 1 haftada bir çok yeri gezip görebilirsiniz.
 
Katılım
27 Ara 2005
#42
Ynt: Seyahatname

İlginç bilgiler ... kaleminize sağlık. Gezmek için mi görev için mi bu kadar farklı topraklarda seyahat ediyorsunuz merak ediyorum...

Selamlar
 
Katılım
6 Ara 2014
#43
Ynt: Seyahatname

iş için başka bir deyişle mecburen geziyoruz geziyorduk ama artık Türkiye'deyiz ve uzun süre de kalacak gibiyiz ..
 
Katılım
6 Ara 2014
#44
Ynt: Seyahatname

Tayland dönüşü uçağımızın bakıma girmesi sebebiyle gezme fırsatı bulduğum ortadoğunun newyorku Dubaiden bahsetmek istiyorum.

Hemen hemen herkesin bildiği gibi,dubai sonradan inşa edilmiş bir şehir olupr tarihi ve bir kültürel açıdan anlatılmaya değer elle tutulur bir yönü yoktur.

1960'lı yıllarda burada petrol bulunmasıyla başlayıp o günden sonra yavaş yavaş gelişmekte olan dubai BAE bağlı ticaret ve turizim merkezlerinden biridir.

Bugün dubai iş dünyasının küresel bağlantı merkezi ve turistlerin son derece popüler ilgi odağıdır. yaklaşık 600 binası, gökdeleni, alışveriş merkezi ve oteli bulunan bu kentin nüfusu 2 milyon dolayındadır. dubai'de yaşayan insanların yüzde 90'ı başka bir ülkede dünyaya gelmiştir. dubai'nin süpermarketi olan kharfourlar 16 farklı milliyetten insana göre yiyecek ve içecek bulundurur.(sadece peynirin 100'ün üzerine çeşidi vardır). şirketlerden gelir vergisi kesilmemesi ve 2002 toprak reformunun yabancılara yerel gayrimenkul satın alma olanağı vermesi nedeniyle, dışarıdan gelen dubai sakinlerinin çoğu finans ve inşaat sektörlerinde çalışır.

Şehre girince kendinizi 2100 yılında gibi hissediyorsunuz çünkü heryer gökdelen, şatafatlı yapılar, çok rahat yollar, lüks araçlar vs değişik bir dünyadasınız adeta.

Bana kalırsa Afrika ülkelerinde gördüğüm o kültürel ve tarihi doku ve yapılar, çok daha samimi ve muazzamdı. çünkü tarihin yaşandığı sokaklarda farklı dünyalara ait geçmişin izlerine basarak yürüyorsunuz.
Dubai de ise şehrin öyle günlerce gezilip görülecek bir yanı yok diyebilirim. sokaklarda yürüme isteği bile uyanmıyorinsanın içinde çok sıcak bazen rüzgar ve beraberinde kum.ayrıca bi yapıyı bi kere görünce bir daha görme isteği de duymuyorsunuz.
Şehir resmen para tuzağı . paran varsa harcamaya gidersin , paran yoksa o muhteşem yapılara bakar geri dönersin benim gibi :)
 
Katılım
6 Ara 2014
#46
Ynt: Seyahatname

Bugün ki durağımız yine bir çöl ülkesi olan Moritanya.Senegalin üst Fasın alt komşusu arap afrikan karışımı bedevi topluluklar ülkesi.
Başkenti okunuşuyla nakşot.Thy nin hemen hemen hergün senegalden önce ugrayıp yolcu aldığı-bıraktığı yer.
Nüfusunun yaklaşık üçte birini arap-berberi karışımı moor denilen etnik grubun, üçte birini siyahilerin ve üçte birini köle kökenli, araplaşmış haratin denilen siyahilerin oluşturduğu batı afrika ülkesi.

Türkiye'den büyük bir yüzölçümüne sahip olan ülkenin toplam nüfusu 3,5- 4 milyon civarındadır, tamamı müslümandır. ülke yönetimini ellerinde bulunduran araplar dominant sosyal gruptur. topraklarının büyük kısmı sahra çölünde yer alsa da, senegal nehrinin yukarısında kalan güney toprakları tarıma az da olsa elverişlidir arap birliği üyesi olan ülkede arapça'nın yanısıra eski bir fransız sömürgesi olması dolayısıyla fransızca da yaygın olarak kullanılır. turistik olarak ise bir numarası yoktur, okyanusu dalgalıdır, tarihi eserler vs bulunmamaktadır. hava sıcaklığını nisan ayında bile 40 derece civarındadır.okyanus kenarı olması nedeniyle de oldukça nemlidir.Eşeklerin ve benzeri nakil araçlarının trafikte geçiş üstünlüğü vardır

Başkentinde dahi kanalizasyon sistemi bulunmamaktadır, her daire kendine ait bir foseptiğe sahiptir ve belirli aralıklarla vidanjör çağırarak foseptiği boşaltmak zorundadır.

Şişman kadınların evlilik konusunda avantajlı olduğu köleliğin yasal olarak devam ettiği bü ülke aklı olanın uğramayacağı uğramaması gereken bir yerdir diyebilirim.:D
 

Ekli dosyalar

Katılım
6 Ara 2014
#48
Ynt: Seyahatname

Bu günki durağımız asyanın turizim cenneti - Tayland

İlk gidişimde gözlemlediğim Tayland için özgür insanların ülkesi diyebilirim. Türkiye'den hiç gitmedim ama sanıyorum her gün uçak vardır
Tayland güleryüzlü insanlarıyla, gecenin en geç saatinde bile rahatça dolaşabileceğiniz sürekli yemek kokan ! güvenli sokaklarıyla, ucuz yemek ve ulaşımıyla, gezilecek binlerce tapınağıyla, harika müzesiyle (siyam müzesi), yüzen marketi, fil safarisi, gül bahçeleri, timsah çiftliği ve rüya gibi botanik parkıyla harika bir ülke.

İstanbul boğazı gibi bangkok'u ortadan ikiye bölen nehirde tekne gezisi, kaplan sevebileceğiniz ve yavrusunu sütle beslediğiniz, fillerle gezebileceğiniz ve gorillerle resim çekebileceğiniz bitkinin her türünü barındıran botanik parkı gibi çok sayıda aktivite vaadeden bu ülkeyi farklı bir deneyim yaşamak isteyenlere tavsiye edebilirim.Ancak
Koku hassasiyeti olan insanlar icin başkent bankok biraz rahatsız edici olabilir Konakladığımız 5 yıldızlı otelin alt tarafından bile üstü açık foseptikler vardı. ilkinde de epeyce rahatsiz olmuştum, ama ikincisinde gercekten, nefes almayi birakmak isteyecek kadar kötüydü
Son dönemler fiyatlar oldukça artmış. taksisinden pazarina kadar ciddi kaziklanma riski var.
ama belirttiğim gibi doğası muhteşem. sürekli yagmur yagip güneş actığı icin, betonlarin arasindaki bir karış topraktan bile devasa bitkiler çıkmış.

Türk Vatandaşları için vize uygulaması yok.
devam edeceğim.
 

Ekli dosyalar

Katılım
6 Ara 2014
#49
Ynt: Seyahatname

Tayland Ekvator kuşağında olması hasebiyle en soguk zamanında bile sıcaklığı 20 derecenin üstündedir .Mart ile mayıs arasi thailand'da yaz mevsimi olup sıcaklığın ibresini sizi günde 3 defa duş almaya zorlayacaktır. dört mevsim yaşayan ülkeler icin genellikle mart ayı soguk gectigi icin kazakla, montla ucaga binip o sekilde indiginiz anda havaalaninda bayılma tehlikesi yaşayabilirsiniz. hastaneye taşınmanız da hic ama hic de iyi bir fikir degildir zira birazdan anlatacaklarımdan sonra degil hastane postaneye bile gitmek istemeyebilirsiniz. thailand, japonya gibi pek bir siyasi gücü olmayan bir krala sahip olup bol darbeli demokrasi ile yönetilmektedir. ancak, japonyanin aksine krallarına aşırı saygı duyulmaktadır. Sokaklarda, taksilerde arabalarda binaların girişlerinde kral ve ozellikle kralicenin devasa resimleri sizi karşılayacaktır. Kral hakkında kesinlikle espri yapmayin, kral ve ailesini kücümseyecek ya da karşınızdaki kisinin öyle düşünnmesine sebep olacak hic bir sey konusmayin, yorum yapmayın...Ülkenin kurucu kralı geçen yıl vefat etmiş ve yerine oğlunun geçmiş olması bu durumu değiştirmemektedir.


trafik; trafik karmakarışık, daha dogrusu yok öyle bir sey... evet trafik falan yok... kimse kırmızı yesil sari dinlememekte sadece ilerlemekte. normal taksilerden ziyade triporter gibi arkasina gecip oturabileceginiz yanlari acik bir nevi motorsiklet seklinde taksiler var, ve bunlara tuk tuk diyorlar. cok kisa bir mesafeye gideceksiniz ve illa da ben tuk tuk'a binmek istiyorum diyorsaniz bir seferlerligine tavsiye edebilirim, zira gercekten eglenceli. ancak 3 dakikadan daha uzun sürecek mesafeler icin lutfen normal taksilere binin zira o trafigin ortasinda onyuzmilyoncuk egzoz gazi yutup akcigerlerinizi karacigere cevirebilirsiniz.... yine fantazi yapmak istiyorsaniz, bildigimiz motorsikletlerle verilen taksi servisi var. milyonlarca insanin sizden once yagli saclariyla beslemis oldugu kaski kafaniza takip, surucunun arkasına oturup beline sarılarak istediginiz yere diger tum tasitlardan daha cabuk ve daha ucuza varabilirsiniz.
 
Katılım
6 Ara 2014
#50
Ynt: Seyahatname

Karadenizin lasvegası Gürcistan'dayız
Bu sefer gezmek için geldik(2012)
Gürcistan, komşularımız arasında Türkiye ilişkileri iyi olan nadir ülkelerden :)
yeşillikler içinde deniz kıyısında kendinizi ülkenizde hissettirecek kadar güzel bir yer.
Biz egeden karayolu ile geze geze 1 hafta da gittik siz direk uçuşla saatte gidebilirsiniz.

İlk olarak batuma geçtik ama Türklerin ; Batum’da imajı pek iyi değil. Türkleri: daha çok, uyuşturucu, yalan, hırsızlık gibi olgularla yan yana düşünüyorlar. Bunun dışında Gürcülerle anlaşmak pek zor değil. Sonuçta, bavul ticaretinin büyük etkisi var. Türkçe’yi tam olarak bilmeseler de, büyük çoğunluğu konuşulanları anlıyorlar. Yani: yine de, her şeye rağmen, Türklere sempatik yaklaşıyorlar.
 
Katılım
6 Ara 2014
#51
Ynt: Seyahatname

Gümrüktenve batumdan bir kaç foto eklemek isterken


Bir Hata Meydana Geldi!
Dosyanın yükleneceği dizin doludur. Lütfen daha küçük bir dosya deneyin veya yöneticiler ile iletişime geçin
 
Katılım
27 Ara 2005
#52
Ynt: Seyahatname

adlena' Alıntı:
Gümrüktenve batumdan bir kaç foto eklemek isterken


Bir Hata Meydana Geldi!
Dosyanın yükleneceği dizin doludur. Lütfen daha küçük bir dosya deneyin veya yöneticiler ile iletişime geçin
Eklediğiniz fotoğrafların boyutlarının çok büyük olması sıkıntılı bir durum. Uygun bir zamanda fotoğrafların küçük hale getirilmesini sağlayan bi yazılımın tanıtımını yapayım. Büyük halinin yüklenmesi hem kullanıcı için iyi değil hem de sunucu için.

En kısa zamanda programı tanıtırım hocam.
 
Katılım
6 Ara 2014
#53
Ynt: Seyahatname

Önceki fotoğraflarla aynı ölçülerde gibiydi.bu arada cevap yazan yok ama 6000 civarında okuma var bence güzel rakam☺
 
Katılım
27 Ara 2005
#54
Ynt: Seyahatname

adlena' Alıntı:
Önceki fotoğraflarla aynı ölçülerde gibiydi.bu arada cevap yazan yok ama 6000 civarında okuma var bence güzel rakam☺
https://www.gezginler.net/indir/faststone-photo-resizer.html

bu yazılımı kullanarak fotoğrafların boyutunu küçültüp yükleyin bakalım sorun çıkacak mı?

her zaman cevap yazmasam da konunun takipçilerinden biriyim ben de hocam. güzel tecrübeler anılar var burada...
 
Katılım
27 Ara 2005
#55
Ynt: Seyahatname

Daha güzel ve pratik bir çözüm bulabilir miyim diye araştırdım. Bizim kullandığımız forum yazılımı ücretsiz bir yazılım olan "smf" bundan dolayı pek yetenekli değil. Yeteneklisi ne kadar acaba dedim. 310 dolarmış. Büyük para vessela m...
 
Katılım
6 Ara 2014
#57
Ynt: Seyahatname

Keyifsiz ve yorgunum diyeceğim, değil. Tembel ve özlem doluyum diyeceğim, doğru. Düşlerle dolu bir zamanın içinde kayboluyor, o uzak ülkede yaşıyor, o uzak ülkede mutlu oluyorum.
Onyıldır yüzlerce hikâye yaşadım. Binlerce hikâyenin içinden geçtim. Hikâye hikâye yaşıyor, birikiyor, “insan” oluyor insan.
alıntı-
 
Katılım
6 Ara 2014
#59
Ynt: Seyahatname

evla' Alıntı:
hele bana mısırı anlat...uzaylıya teşaron firma muamalesi yapan bir dünya ırkı...hep gülmüşümdür.uzaylı gelecek aha yapı böyle olur dicek.
Siz hele tekrar teşrif buyurun Mısırı değil anlatmak tur dahi yaparız (inşallah :)
 
Katılım
20 Haz 2018
#60
Ynt: Seyahatname

Belki de meşveret ahalisiyle bir tur düzenlenir adlena sayesinde kimbilir:)
Zaman...
 

Giriş yap