şiir yarışması!

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#61
Ynt: şiir yarışması!

eyvallah !

arzular şelale üstadım, irtibatı koparmayalım...

hürmetler
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#63
Ynt: şiir yarışması!

mehmet baki üstadımın şiirine dairdir !

imdi evvela tıpkı şairimizin sair eşhası tenkidinde söylediği gibi –ama benimki mütevazilik değil hakikat-şiir tenkidinden pek de anlamadığımı ifade etmeliyim. netekim iyi bir şiir yazıcısı olmadığım kadar iyi bir şiir okuyucusu da değilimdir vesselam. Fakat işkembe-yi kübramız ne kadar kaldırırsa o kadar kelam edeceğiz şairimizin şiiri hakkında…

açıkçası şiirin birinci dörtlüğünde gözüme batan bir ifade yok, gayet sade ve anlatılmak isteneni sade bir dille anlatabilmiştir şair. hece yakışmış.Fakat şiirin arka planında verilmek istenen bir derinlik pek yok. Bu şiiri basitleştirmekle birlikte az da olsa güzelleştiriyor. Zira ‘sade şiir’ sevenler için bu şiir kulağa hoş gelebilecek nitelikte. Fakat şiirin düşünsel arka planı  olması gerektiğini düşünenler için ifadeler biraz daha orijinal ve derin olabilirdi.

İkinci dörtlük için birinci dörtlükte söylediklerimi söyleyemeyeceğim. Zira ifade olarak da kelimelerin dizilişi olarak da birinci dörtlüğün gölgesi altında kalıyor bu fasıl zira birinci dörtlükte samimi bir şekilde yalnızlığı bir nevi tarif eden şairimiz ikinci dörtlükte sanki başka bir dünyaya kanatlanıyor. Üstelik ilk mısrada ‘yalnızlık’ ‘sarılmak’ ‘usul usul’ gibi ‘l’ harfinin baskınlığını hissedişimiz şiirin bu bölümünde ne yazık ki mevcut değil.

‘alır götürür beni hülyalara’
‘ve dalmışken en güzel rüyalara’

Açıkçası bu iki mısra da temel itibariyle aynı şeyi anlatıyor, ve bu yersiz tekrar şiirin sonunda olması gereken o etkileyiciliği ne yazık ki azaltıyor. Şairimiz ‘bir yar gibi girdiğinde koynuma’ mısraını nokta ile bitirdikten sonra ‘ve’ bağlacı ile bir dizeye başlaması açıkçası bir kopukluk oluşturmuş. Zira şiirin 2 dörtlüğünün ilk iki mısraı sanki farklı bir diyarda diğer ikisi farklı bir diyarda. Fakat konu bütünlüğü olması bu farklılığı kısmen de olsa azaltmış.

       netice itibariyle şairin anlatmak istediklerini sadelikle vermesi ve samimiyyetini hissettirmesi şiiri güzel kılıyor.

Daha çok şey yazmak isterdim, fakat dediğim gibi şiirde öyle derinlemesine tahlil ve tasvir edilmesi gereken pek bir şey yok. ya da ben göremiyorum :) Bir de başlığa değinmeden geçemeyeceğim, başlığın yanında -1- olması açıkçası şairimizin birtakım şair eşhasa öykündüğü fikrini aklıma getiriyor ve aklıma ilk gelen şair Necip Fazıl. Hani var ya onun Kaldırımlar I, Kaldırımlar II vs bence şairimiz bu şiiri yazdığı dönemde aynı zamanda bu şairi takip ettiğini tahmin etmekteyim.

Velhasıl-ı kelam dediğim gibi âciz tenkitten anlamaz hele hele şiir tenkidinden hiç anlamaz. Sürç-i lisan ettiysek affola.

hürmetler
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#65
Ynt: şiir yarışması!

mehmet baki' Alıntı:
Allah! (madem ekmek teknesinden girdik. dizide bunu diyen elinde ustura tutuyordu değil mi?  ;D )
hımm derin noktadan daldın ağabey, ustura falan. Celal tarafımdayım bugün, bünye mes'elesi, şuracıkta bayılmayayım kucağına. :)

arzular şelale, irtibatı koparmayalım...

--

ankara çık aradan heredot'u bağlayın bana....


heredot ağabey merak ettim şu gülün bülbülden bülbülün gülden alıp veremediği neydi ?

( tüm bardaaaklar dolsuuunnn)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#66
Ynt: şiir yarışması!

ya bülbül rüyaya daldı ya gül hulya deryasına gark oldu veya tam tersi. mesele ne olursa olsun bahçevan ehil olsun. hani bir ara diyordu ya hanım hava sunucusu: "havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun"

iyi olmak için ehliyet sahibi olmak lazım. ehliyet yerine sürücü belgesi denilmesi hem iyidir hem kötü!
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#67
Ynt: şiir yarışması!

esselam;

evla muhteremin şiirine dair;

kısa ama bir o kadar vurucu bir şiir. ilk mısradan son mısraya kadar insanı düşünmeye sevk eden bir mimari sahibi. -ilk bakışta okuyanı yoran bir söyleyiş var ama şiirin kuvvetli tarafı da bu olmuş- "ben"i kaybetmeyen şairimiz kariyi kendi dünyasına çekmeyi başarmakta.

şiirde kendini -hemen- belli eden iki husus mevcut:

birincisi; "ben"! şiirin "ben"i ketum gibi görünüyor ve her ne kadar şair "sessizliğimin istasyonuna yaklaşıyoruz" derken şairin "ben"ine seyahat etsek de şair çok da bilinmek istemiyor. sutre gerisinden bu hitab şiirin hissi alt yapısı için gayet şık düşmüş. şairin bu üslubu şiirin sanki "anlaşılmak istememek" fikri ile yazıldığını düşündürse dahi biraz dikkat ile şairimizin anlaşılmak hatta anlamak için çaba sarfettiğini görmek mümkün. şair bilmek ve anlamak arasında seyelan etmekte ve bu seyelanı kariye de hissettirmeden yaşatmakta. gayet hoş!

ikincisi; tabir ve terkibler! şiirin kuvveti uslubun hoşluğuyla beraber tabir ve terkiblerden sudur ediyor! "zebil yüreklerimiz susuyor" derken şair; zebilin "sebil"i hatıra getiriyor olması mısraın kuvvetini artırmış. hakeza "susuyor". şiire dair bu hususiyet kariye şunu ifşa ediyor: yaşanmışlık! şairimizin belki gündelik hayatta başkalarınca basit ve sığ gibi görünen "şeyleri" bir nevi süsleme yolu ile yine sığ ve basit görenlerin nazarına takdim ediyor olması şiire hoş bir tat katmış. şairin bu -tabiri caizse- pazarlama işinden muzdarib oluşu ise sarahaten ortada.

şiirdeki bir diğer husus ise: şiirin üzerinde çalışılmadığı hissi. en azından kifayet edecek kadar çalışılmadığı. bir anda yazılmış! acele edilmemiş ama bir anda yazılmış. bu ise bize şairin çapı ile alakalı bir işaretken aynı zaman da şairin "dünya" ile irtibatının derinlemesine olmadığını ama derinleşmek istidadında olduğunu faş etmekte. şiirin zaafı işte burada ortaya çıkıyor! şair bir nevi elmas arayıcısıdır. bir karat için bilmem kaç ton toprak kazılması mecburiyeti vardır. şairimizin hayat-ı sergüzeşt'i böyle bir şiiri bir anda yazmasına yol verecek çapta olabilir ve fakat şiirin bir anda gelmiş olması şiirin kusursuz olduğu manasına gelmez. "Kibrit çöpü ile aydınlatılan yolda bilinmeyene gidiyoruz" derken şair işte bu "bir anda"lıka esir olmuş. kariyi kendine esir eden şairimizden "bir anda"lıka esir olmamasını dileriz.

şiiri üç kelime ile özetlemek mümkün: hikmet, ibret ve nedamet! şairimiz bu üç kelimenin dünyasında bir seyahate çıkartıyor bizleri. "yine bekleriz" diyerek kendine güvenini ortaya koyan şairimize "bir daha geliriz ama bıraktığımızın aynısını görmemeyi diliyoruz" dedikten sonra teşekkür ediyoruz!

ve hep diyoruz: el mana fi batn el şair!

baki selamlar...
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#68
Ynt: şiir yarışması!

esselam;

gece yürüyüşü muhteremin şiirine dair;

söylenmek istenileni doğrudan söylüyen bir şiir. açıkcası şiiri tenkid etmeye kıyamıyorum zira gayet sevimli. kelimeler bazı mısralarda yersiz durmuş, bazı mısralar tekrar ile malulmüş, bazı terkibler zorlama ile yazılmış...vs. ne çıkar? hakikaten ne çıkar?! hiç bir şey!

şiir -yahut tam manası ile şiircik- gayet sevimli. sadece bu bile takdir-i şayandır!

baki selamlar...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#72
İkinci şiir yarışmasının yorumları...
Geçen gün @EnesBey okudu (beğeni butonundan haberim oldu)kibarlık yapıp beğenmiş.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Katılım
3 Ağu 2008
#73
Sanat/şiir ve şair başlığı altında. Bu başlık şiirlere dair söz söylemek içindi.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 1)

Giriş yap