Söylenmemiş Na'meler

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#41
Ynt: Söylenmemiş Na'meler


ve başlar benim yalnızlığım
gözlerimde çaresizliğin buğusu ...
saçlarımda beyazlıklar örgüsü
sonsuzluğa kanat açar sen'liğim
ellerime değince ellerin ...
 
Katılım
5 Ara 2008
#42
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

Sensizlik koyu bir karanlık keskin bir bıçak
Bitmez gece nöbetlerim sabahım olmayacak

Limansız gemiler gibi öksüzüm deryada
Tarifsiz ateşler yanıp durur bağrımda

Ay gibidir güzel yüzün ay kadar bana uzakın
Tek dileğim sonsuz düşüm niye bana yasaksın
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#43
Ynt: Söylenmemiş Na'meler


soğuk bir gece ve yabancı bir şehir...
göz kırpıyor pencerelerinden narin ışıklar,
aydınlatmaya yetmiyor yıldızlar kirli yüzleri
karanlık sokaklardan geçen yolcuya da bak!
gözlerinde filizlenen bir damla yaşa inat
yırtıyor, yakıyor dünde kalan tüm hatıraları
ve içinde yarınlar geçen bütün cümleleri...
yaşamak mı, haydi ne olur onu da bırak !
ölümü bekleyen karanlıkları da yanına alarak
sen ve karanlık
sen ve yalnızlık
durma artık dün de yarın da çok uzak
dün çok geçti, yarınsa bilirsin hep gelecekti
...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#44
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

ey dil-i ruh-i mukaddes âşikardır dileğim derman dilemek degul
âteş-i rüzgâr ile seyran içre olub ol mâh-peykere irüşmek degul

-
-
-

derya-yı gâm içinde ol mâhi gibi diyardan diyara gitmek isterim
gamze-i tigun ile bir dem derya-yı hindde cân verüb gülmek isterim
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#45
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

vakit gece
yine durdu boğazıma binbir hece ...
sessizliğin vahametinde kendimi dinlerken
çaresizliğin ıslığında ve karanlığın en soğuğunda
dilimden düşenleri azığını yitiren yolcu misali aradığım
ve anlamsızlığımınsa durupta beni seyrettiği şu vakitte
işte gidiyorum
gözlerime inen perdeler belki bir daha göstermeyecek ışığı bana
belki gidiyorken zamanın o tik takının takına takılacağım düşerken
ve öleceğim
belki gidecek yerim olmayacak, ruhumun iniltisine kulak vermekten
dönmek isteyeceğim, suya hasret bir bedevi misali seraplar görünce
güleceğim
beşerliğime yoracağım aşk-ı beşerdeki beceriksizliğimi ve biliyorum
belki güneşe çatacağım, sana gerek yok onun ışığı  varken dünyada
delireceğim
uykusundan uyanan bir güzeli göreceğim gözleri mahmur iken ve yaşlı
üzüleceğim
vakit gece yine, yine durdu boğazıma binbir hece ve geçmiyor zaman işte
tik tak tik
tak
...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#46
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

kötü olmamak gerek hep belki herkese gülücükler saçmak gerek
saçma olduğunu bile bile güneşle doğmak ve yine batmak gerek





---




yağan yağmura inat havada duran şu beyaz buluta da bak
umuda giden gemiye bir bilet al ve eskiyen sözleri haydi yak
 
Katılım
5 Ara 2008
#47
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

ıslanmasın yanakların
gözlerin sadece gülsün
gözyaşların benim yüküm
gözlerimden süzülsün






seni görünce içimde bir huzur bir mutluluk bir neşe
adına aşk de sevgi de ne dersen de
yeter ki öyle çınlasın kulaklarımda senli sözler
senli günler aşkına semaya uzanır eller


---


olmayınca olmaz nasip yokmuş kaderde
gözyaşları hiç durmaz gönül derin kederde
herkes aşığğım der sevdiğini söyler de
benim gibi beklemez uykusuz gecelerde

-----
her son yeni bir başlangıçmış doğru
aşkının bittiği yerde başlıyor çaresizlikler
acım hep taze ve yok sonu
gözyaşılarım akıyor dinmeyecekler

akan suda 2 kere yıkanılmıyor
geçen zaman ağlıyor bak saçlarımda
saçlarım kış aşamlarını anımsatıyor
acıklı bir şarkı var dudaklarımda



----


ne yaparsan yap olmuyor bazı şeyler
yalnız sulamakla açmazmış çiçekler
dil acısını anlatmakta çaresiz kalırmış
gözler dile yardımcı o yüzden hep ağlarmış



----



uçsuz bucaksız denizlerin var senin
ve gördüm ki bana o denizlerde yer yok
beni sevmezsin öyle söyler gözlerin
aşka hasret benim senin sevdalın çok



---

unutmak istiyorum seni
belki de bu sensizliğin tek çaresi
dalıp gidiyorum uzaklar
gittiğim yerlerde gene sen
düşüyorum şanssız tuzaklara

o vakit anlıyorum sensizlik imkansız
söylüyorum yine bu ilk ne son defa
açmıyor çiçeklerim kıyılarım ıssız
giriyorum yine çıkmaz sokaklara


---


ağlarken kise sormaz ne derdin var diye
bir gülsen şaşkın herkes acep bu gülüş niye
severim ben uslanmam sonunu bile bile
sonu aynı hikaye hep acı hep çile

yüceltirim sevgiliyi sığdıramam göklere
bu yüzden ki alıştı ayağı basmaz yere
kıyamazken bakmaya ben onun gül yüzüne
kalemimi kırdı o etti beni biçare
 
Katılım
5 Ara 2008
#48
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

fethettiğin kalbin aczi gururunu okşamasın
gel diye bakmayan gözler gittiğime ağlamasın
kalbe gömmek olmaz aşkı gömün benimle toprağa
cesedimi yesin kurtlar aşkıma dokunmasın

yoksa derdime çağren sorma sakın hal hatır
karşılıksız sevdalarla bitti ömrüm ziyandır
haktan sual olmaz elbet o hak rabdır ilahtır
isyan değil sade sitem bu ne bitmez cezadır

konuş ağla neye yarar gitme vakti geldi artık
kızma dost olmayı öğren tek dostun yalnızlık
dalıp giderse gözlerin hatırlarsan bir gün anlık
bekler seni kanlı gözler ilk gün gibi sana aşık
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#49
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

güneş doğmaz oldu dünyama gece bile aydan yoksun
gözlerime inen perdelerden mi nedir yâr neden yoksun
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#50
Ynt: Söylenmemiş Na'meler


gönül fidanıma döktüğün cansuların şimdi biliyor musun nerede
akan zamana dökülen yaprağa bakarak haydi burası da nere de
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#51
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

âteş-i aşkından cânâ neyleyim bir kıvılcım sıçradı dilime
dil perişan âteş perişan bilmez misin ki eflâk perişan

didâr-ı gönül âmâ oldı cümle âlem ta'n eyledi dilime
nalan perişan visal perişan bilmez misin ki hayal perişan

rûh-ı zemin sendendür velhâsıl ışk-ı nûrun yansırdı dilime
bârân perişan âdem perişan bilmez misin ki hâlim perişan

âyine-i mânâyı nice idrâk edeyüm nâçarım sükût düşer dilime
firâk perişan dimağ perişan bilmez misin ki toprak perişan

uluğbey göresin âdî sayılır sözlerim beni dinle kilit vur dilime
mülk perişan dü-cihân perişan bilmez misin ki yârân perişan
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#52
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

uçsuz bucaksız yolların nihayetinde sen olduğunu bilseydim ve çıksaydı karşıma en kuytu köşelerden en korkunç ve en suçlu hayaller yırtar atardım belkide yıkılası kaldırımları, yoksa hayalinin yüceliğinden korkup kaçar mıydım arkama bile bakmadan?bir kedi ürkekliğinde korkakça ve hoyratça... ve sonra duyulurdu elbet yüreğimin iniltileri adını bile bilemediğim, rüyamda dahi göremediğim tutunamadığım o gizemli şehirlerde. çok mudur bilinmez aşılması gereken mesafeler ve ne zaman dolması gerek ömür yolcusunun çilesi? yoksa ta haşre kadar mı taşımalı gönül bu kutsal vazifeyi.oysa,oysa şimdi tüm şehir uyudu ve nihayet bütün ayrılıklar rüyalar ile son buldu, sahi gerçekten bütün ayrılıklar rüyalar ile mi son bulurdu ?

...
 
Katılım
27 Eki 2007
#53
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

ayrılık var mıydı kii???
birleşme gerçekleşti mi ki
insan kendini hakiki manada anlayan birini bulabilir mi
haşr olunca biter mi sorular

cennetten dahi alınan lezzet kademe kademe
herkes dünyadaki seviyesine göre alıcak
ama öyle bir sistem işte hepsi de mutlu olucak :)
 
Katılım
31 Ocak 2009
#54
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

Merhabalar...Aylardır yazdığınız şiirleri okuyorum dakikalardır.Şiirlerinizle tanıyorum sizleri.Belki hergün selamlaştığınız insanlarla bile paylaşmadığınız duygularınızla...Uluğbey,sizi ayrıca tebrik ediyorum...Çok güzel yazmışsınız.Sizler gibi edebi bir şekilde ifade edemiyorum duygularımı ama, çok etkilendiğimi paylaşmak istedim.Ne derler,kaleminize sağlık mı?Bu siteyi hakikaten çok sevdim..
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#55
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

geç'en mutlu günlerde dur'ma
koş'an sensiz günlerime takıl'ma

sev'en ihtimalsiz aşklara ağla'ma
konuş'an dilime söz anlat'ma

gül'en çirkin yüzlere bak'ma
aç'an yarına pencereni kapat'ma

görün'en anlamsız harfleri unut'ma
yaz'an ben değilim sensin sus'ma
 

terk-i diyar

"aziz misafirim"
Katılım
17 Şub 2008
#56
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

uluğbey' Alıntı:
geç'en mutlu günlerde dur'ma
koş'an sensiz günlerime takıl'ma

sev'en ihtimalsiz aşklara ağla'ma
konuş'an dilime söz anlat'ma

gül'en çirkin yüzlere bak'ma
aç'an yarına pencereni kapat'ma

görün'en anlamsız harfleri unut'ma
yaz'an ben değilim sensin sus'ma
Birden fazla anlam barındırıyor...yavaş ve düşünerek okumak lazım Çok güzel ya çok beğendim kalemine yüreğine sağlık :)
 
Katılım
20 Eyl 2008
#57
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

uluğbey' Alıntı:
aç'an yarına pencereni kapat'ma
Yazmamak için çok direndim ama daha fazla gönlümün hayranlığını gizleyemedim. :( Özellikle alıntı yaptığım dize çok hoşuma gitti. İnşallah düşünce ırmaklarınız daha bir gür akar. Gönlünüzün o güzel tasvirleri kaleminizden dökülürken tüm kalpleri hayran bırakır. Ellerinize ve yüreğinize sağlık.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#58
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

Harflere olan küskünlüğüm ve dilime vurduğum kilit belki de uçsuz bucaksız dehlizlerin en karanlık noktasına sürükledi benliğimi. Gülüp geçtiğim günlerime tuttuğum ağıt, kulağımı sağır etmiş duyamıyorum acıttığım gönüllerin çığlıklarını. Ben miydim acımasız olan yoksa kadere mi yüklüyordum bıraktığım günlerdeki kirli yüzlerin kabahatlerini? Geceyi ararken cılız bir mumla herhangi bir boşlukta karşıma çıkan da neydi, kimin nesiydi? Söylediği nağmeler belli ki daha önce söylenmemişti…
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#59
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

ateşten soğuk bir rüzgar esiyor dışarıda
sokaklarda birbirini kovalayan zerreler
düşünce penceremin buzz gibi kucağına
can çekişirler gözlerime bakarak
demezler bile son demde bir elveda...
 
Katılım
3 Mar 2009
#60
Ynt: Söylenmemiş Na'meler

içten bir sevgi,dıştan yalnız
biraz geçmiş,biraz bugün
geçmiş gibi yaralar (...)
kapımda bir tıkırtı.kimse yok,
e/kimse hep var.eylül gibi..
sen gibi..soluk gibi..ok gibi..
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 1)

Giriş yap