söz dokuz boğumdan geçer

Katılım
6 Ara 2014
#1
" söz dokuz boğumdan geçer " derdi babam

oysa

benim hiç sözüm yokmuş meğer

granitten ses geldi

demirden,taştan,mermerden ses geldi

elimle ve dilimle dokunamadığımdan beri

üstüme kanlı bebek ölümleri dökülürken

yolumun dikenleri dile geldi

kaldım öyle,geçemedim

hicran ve küf kokan bu viraneden



örtün üstümü simsiyah bir kefenle

aynalar görmesin beni

baharlara değmesin başım

anneler keremini öpemezken eskisi gibi

ben çırılçıplak bir zillet içindeyim hala

üç yaman kahpe çeliktenmiş anladım bunu

biri kadimeden kan pıhtısı

korku celladı öteki

bir diğeri dev aynası

bunnların ortasından güpegündüz çocuk cesetleri yağarken

bebek vücutları yırtılırken parça parça

sonra

yan yana dizilirken eksilmiş küçücük bedenler

benim hiç bir sözüm yokmuş meğer

pazularım erimiş

kaburgalarım sökülmüş

vicdanım ezik bir böceğe dönmüş

genede dönüp dönüp

bozguna uğramış çiğdemlere bakıyorum

çiğnenmiş başaklara dönüyorum yüzümü

boyunları kırılmış papatyalara su veriyorum

ortasından ikiye bölünmüş bir Şehit cesedi için

kırıntıları kalmışsa öfkemin ve kardeşliğimin

ve

ebabillerin kanatları kopmamışsa hala

kalbime dönüyorum

" söz dokuz boğumdan geçer " derdi babam

kalbime dönüyorum buğz için

ve yaralı bir güvercin gibi

kalbimi öpüyorum

sıcak ve kanlı





ferman karaçam
 

Giriş yap