tasavvufta aşk

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
Ynt: tasavvufta aşk

Her ney üfleyene neyzen denilemez ama neyci de denilemez...

Biz müstakbel neyzenlere bir isim bulalım en iyisi... ;)
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
Ynt: tasavvufta aşk

Mahşer' Alıntı:
neysever yada neysatar olsa olurmu? :D
gülücüğüm' Alıntı:
bence şansını fazla zorluyosun :)
Buna da şükür... ;) Ben "neyüfürücüler" demesini beklemiştim... :)

Mahşer neyin ne olduğunu bizden iyi biliyor ama bu aralar biraz gırgır şamataya ihtiyacı var sanırım....

Yeri gelmişken Beşir Ayvazoğlu'ndan Neyin Sırrı'nı okumanızı tavsiye edeyim.
 
Katılım
13 Mar 2008
Ynt: tasavvufta aşk

neyi abartmayin arkadaslar...

alt ustu bir ney... Mevlana hazretlerinin ney caldigina dair sahih bir tek rivayet yok...

zamaninda ney calmasi caiz mi degil mi diye epey tartisilmistir ulema arasinda...

sonra sesi insan sesine yakin oldugundan izin verilmistir...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: tasavvufta aşk


Edebiyatımızın edatları ile isimden fiile dönmüş bulunan ve mahalle ağzı

Salatalıkçıların ağzına düşmüş ney
-ci edatıyla beyni bürüşmüş aklı karışmışlar için en güzel örnekleri teşkil etmektedir.
Kişi kapisetesine göre bakış açısından kaynaklandığını sanmaktayım....Hor görmemek lazım


Odun da ateşe düşünce aşk oluyor
Kara gözü şaşılaşmış
Ruhu kararmış
Söz ile ney anlatırsa
Ruha yüklenilmiş ateş
Sanki dersin
elinde kova ile cehennemi söndürebilecek...

Muhammed İkbal derya ''Aynı gökte uçarlar ;lakin karganın dünyası başka,şahininki başkadır'':):):)

Birde sormak isterim ney'i abartalım?
 

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: tasavvufta aşk

"Salatalıkçıların ağzına düşmüş ney" biz şimdi salatalıkçımı oluyoz ???
valla sen en sonunda anladın benim "hıyardan" anladığımı :D

illa bir şey abartmak zorundamısın Abartma yav bişey, susda bidat ehli olma neysever olarak kal , ibadetin içine sokma dinleyici ol diye uğraşıyoruz.
Uhrevi bişiy eklemeyin "ney" e. delikli düdük işte.
Elbette Güzel ses veriyor ama o seste Allahı bulmak neyin marifeti değil İman yüklü kulağın marifeti.
şimdi vahtedi vücut dersem konu uzar mı?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: tasavvufta aşk

Herkes cinsini anlarmış:):)neye yatkınlığın varsa da onda ilerleme yaşarmışsın...
Düdük dediğin şeyde bir yola baş koymuş insanların zikirlerinde kullanılıyor...Sen neyden zevk almayıp düdük diyebilirsin ama saygı duymak zorudasın Kimin Allah'a hangi yolda gidecebileceğini bilebiliriz ki bunun iddaâ ederbilirsin ki...
Bu senin yaptığın Mesnevi gösterilerini izleyenlerin acaba midesi bulanmıyorlarmı diye bir düşüncesine benzemekte...Hiç bir fark göstermiyorsun...
Vahdeti vücut dediğinde ne konuşularak anlayabilirsin ne dinleyerek özel bir bilgidir bunun nasıl ulaşılacağın hükmünü nasıl verebilirsin ...Bence İnsanların haddine giriyorsun...Şahsi düşüncemdir...
İnsanın Allahın varlığına inanan ve yaşamaya çalışan bir kişi katılsa bile sence bu az bir gelişmemidir?Neyin kimsenin inkar edemeyeceği iç alemle konuşturmaya sevk eden bir sesi vardır.Ney bendir Ney sendir çünkü oda bir basamaktır...yani hepimiz başladığında taklid-i İman ile başlamadık mı?Sonra gelişti öğrendikçe aratırdıkça ve sende biliyorsun ki Mevlana ilk konser veren insandı...perde arkasından ney eşliğin de İlahiler söylenmişti söyleyen de hayatını fuhuş ile kazanmış sonrada Hak yolunu bulmuş bir kadın dı (şimdi adını hatırlamıyorum hatırlayan varsa söylesin lütfen)
Düdük olabilir ama bu saygısızlık yapma ve bu yola gönül veren insanlara rencide etme anlamına gelmiyor
 

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: tasavvufta aşk

"Herkes cinsini anlarmış:):)neye yatkınlığın varsa da onda ilerleme yaşarmışsın..." güzel ; iyice tanoyoruz neyseverlerin ne olduğunu sayende.

"Düdük dediğin şeyde bir yola baş koymuş insanların zikirlerinde kullanılıyor..." bidat bu işte Allahın ne düdüğe ihtiyacı var nede düdükçüğe anılmak için.

"Vahdeti vücut dediğinde ne konuşularak anlayabilirsin ne dinleyerek özel bir bilgidir bunun nasıl ulaşılacağın hükmünü nasıl verebilirsin" veririm :D nasıl edinilir vahdeti vucut bilgisi vahiylemi :D yine bidati bir cümle kurmuşssun.

"Mevlana ilk konser veren insandı...perde arkasından ney eşliğin de İlahiler söylenmişti söyleyen de hayatını fuhuş ile kazanmış sonrada Hak yolunu bulmuş bir kadın dı (şimdi adını hatırlamıyorum hatırlayan varsa söylesin lütfen)" yuh adamın günağına girme bari bu nerde yazıyo Mesnevinin 4.cildindemi :D
birkadın neye üfleyecek ve üstad onu dinleyip zikr edecek ölemi? tamamen ingiliz vahabizmi kokuyor bu :D inanma yok öle bişiy.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: tasavvufta aşk

Mahşer oku nasıl yok yahu Mesnevide mi yazar o saçmalama hayatında yazıyor bir daha bak gözden kaçırmış olabilirsin sanırım da Kimya da yazması gerekiyor ...yahu halka konser vermedi mi ?Beyin ölçeklerini sınırlama

Sen herşeyi bilirken saygıyı nasıl bilmiyorsun bunu anlayamıyorum işte...vahdeti vücut ne?Allah'ın ihtiyaçı yok diye kulununda mı ihtiyaçı yok ?
Sen peki insanların hangi yoldan gitmesi gerektiğinin hükmünü nerden verebiliyorsun?
 

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: tasavvufta aşk

konser monser vermedi mevlana çalmak ve dinlemek bilmez nerde yazıyor ya koca mesnevide çok az geçmiştir "ney" kelimesi. ki neyden kasıt "Kamış" içi boş ya ve Allah insanı yarattı ve içine Nurundan Nur üfledi ya (hatırladınmı)?
o ritüel anlatılmak istenmiştir Şimdi ney çalınca insan nurundan üfleyip hayat veriyor o tahta parçasına dikkat et sadece sever olarak kal ibadete karıştırma senin inanç ve itikadın açısından söylüyorum (kötü niyetle söylemiyorum)

"ney" diyince düdük alıp çalanlar aynı mesnevide "mey" geçtiği için esrar tekkeleri ve alkolle zikreve namaza durdular, ne yapıyorsunuz Allah aşkına ne konseri ne neyi yav
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: tasavvufta aşk

ya mahşer anlıyorum seni ama her zaman olmadı mı sütü bozuk hangi tarihte araya girmemiştir de bana Efendimizden bu yana savşa aynı bunda katılıyorum sana
Ama hatırladığım kadarı ile (kitabım evde değil sayfasıyla yazacam yoksa )
Mevlana Şems ile buluşup geri geldiğin de halka konser verdirmedi mi?Kendi vermedi yanlış anlaşılmasın ilk konseri verdirdi ...
Hatırladığım kadarıyla konseri verecek kadın ben artık tevbe ettim dediğinde
Mevlana Sesini bizden esirgeme görünmek istemezsen perde arkasından söyle dedi ve kadın da kabul etti ....
Sonra sütü bozuklar yüzünden herkes tasavvuftan el ayak mı çeksin?Önemli olan ayırmak değil mi?
 

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: tasavvufta aşk

Kadın sesi caiz değil ki islamda kadın sesiyle zikir olunmaz yapma evla Şeriata ters:D hiçbir evliya şeriyattan taşmamaıştır taşamaz .
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: tasavvufta aşk

Yâ kadın sesi caiz değil de perde arkasından ney üflemesi de mi caiz değil nereye müracat edeceğiz
Ses demekle hangi sesten bahsediyoruz biz!
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: tasavvufta aşk

Her gün bir yerden göçmek ne iyi.

Her gün bir yere konmak ne güzel.

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.

Dünle beraber gitti, cancağızım,

Ne kadar söz varsa düne ait.

Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.

deniliyorsa iyi bilmek lazım dünü ve bugünü taklit değil örnek almak lazım vesselam ...
 
Katılım
27 Eki 2007
Ynt: tasavvufta aşk/işte hayırlı izdivaç

Hindistan evliyasından Ubeydullah serhendi hazretleri birgün şunu anlattı sevenlerine vaktiyle bir müslüman tarla almıştı.tarlayı sürerken bir küp altın çıktı toprağın altından küpü kucaklayıp doğruca gitti mal sahibine(biz yaparmıyız acaba?) ve al arkadaş bu altınlar senin dedi.tarlayı sürerken buldum adam kabul etmedi hayır kardeşim alamam. nedenmiş o? dedi öteki ben tarlayı sana sattım bunlar da senindir ama ben tarlayı aldım altındakileri değil dedi tarlayı alan
velhasıl anlaşamadılar gittiler kadı efendiye kadı efendi çöz bu problemi
kadı düşünür taşınır:ikisinin de temiz insanlar olduğunu görünce der ki senin evlencek oğlun var mı
var kadı efendi senin evlencek kızın var mı var kadı efendi
öyleyse çocuklarınızı nikahladım bu altınlar da mehirdir
ve ne oldu bu hayırlı izdivaçtan Bayezid-i Bistami Hazretleri dünyaya geldi

İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz Arif Nihat Asya
 

burjuva

 
Katılım
4 Ocak 2009
Ynt: tasavvufta aşk

Tasavvuf düşüncesinin en temel kavramlarındandır aşk. “varlığın aslı ve yaradılış sebebi”, “sevenin sevgilisinde kendisini yok etmesi; âşığın yok, yalnızca mâşukun varolması, her şeyin ondan ibaret olması hâlidir.”

Arapça’da sarmak, sıkmak ve yanmak gibi anlamlara gelen a-ş-k’ dan türeyen bir kelimedir aşk. İnsanı sarmaşık gibi sıkarak onu kuvvetsiz bırakması nedeniyle böyle söylenmiştir. Ayrıca aşk kelimesi, alevlerin bir şeyi kuşatmasını da anlatır.



“evvel yer gök yoğidi varıdı aşk bünyadı

aşk ezelden kadimdir aşk getirdi ne vârın “



diyen Âşık Yunus gibi, sûfîler aşkı kâinatın varlık sebebi olarak almışlardır. Tasavvuf düşüncesine göre kâinatın yaratılışı “ilâhî aşk mâcerasına” dayanır. Mekânsız bir mekânda bulunan Hz. Allah zamansız bir zamanda kendisine duyduğu sevgi ile bilinmeyi istemiş, bîzâtihi isim ve sıfatlarından kâinatı ve insanı yaratmış, ruhlar âleminde gerçekleşen ilâhî diyalogla da insan, aşkı ve “aşkın gerçek sahibi’ ni unutamayacağına dâir söz vermiştir. Dolayısıyla bütün varlıklar âleminde Tanrı’nın ve bu ilâhî aşkın izleri vardır. Aşk, tüm yaradılış şifreleri aşk üzerine kodlanmış olan kâinatta insan olabilmenin ve insan kalabilmenin ilk şartıdır. Mutasavvıflara göre insanın aşkla olan ilişkisi, dünyevî değerlerle sınırlı bir tercih değil, dünyadan da eski bir taahhüt ve fıtratın gereğidir.



Bakmasını bilen için insan da dâhil olmak üzere kâinatın her zerresi “aşkın gerçek sahibine” açılan bir penceredir.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
Ynt: tasavvufta aşk

Yak sînemi âteşlere,efgânıma bakma;
Rûhumda yanan âteşe,nirânıma bakma;
Hiç sönmeyecek aşkıma,imânıma bakma;
Ağlatma da yak,hâl-i perişanıma bakma.

Yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın
Âteşle yaşar,yaşla değil yâresi aşkın
Yanmaktır efendim biricik çâresi aşkın
Ağlatma da yak hâl-i perişanıma bakma
YaMaN DeDe

İşte aşkın Yaman Dede'deki yorumu..Aşk şahsa münhasır bişey.Her kişide ayrı tanımı var..Su kabına göre şekil alır demişler ya işte aşk sudan başka bişey değil..