Tenkid üzerine bazı mülahazalar

Katılım
18 Mar 2009
#1
Tenkid üzerine bazı mülahazalar.

Tenkid kelimesinin kökü ‘nakd’dir.Yani değer,değerlendirmek anlamına gelir.Peki tenkidin iki asli görevi nedir?Bunu değerlendirirken edebi anlamdaki tenkidi ele alacağız.Çünkü amacımız edebi anlamda yapılan tenkidi tenkid etmektir.Çünkü bu alanda yapılan tenkid sınırlarının dışına çıkmıştır.Neyse uzatmadan şu iki asli görevi söyleyelim.

1-)Eserin yanlışları ortaya konur ve düzeltilmesi için yol gösterilir.
2-)Hakkın,doğrunun ortaya çıkarılması amaçlanır ve hakka tarafgir olunur.

İlk madde dostane bir tenkiddir.İkincisi ise, işi sadece tenkid etmek olan ve ötesine geçmek istemeyen insanların yaptığı bir iştir.Bu ikisininde bir zararı yoktur ve bu tür tenkidlerde eser merkeze alınır ve onun etrafında yapılacak olan tenkid yapılır.Ancak tenkidin sınırlarını zorlayan bir üçüncü madde müdavimleri vardır ki onlar birçok zamandan beri edebiyatımızda var olmuşlar ve yapmaktan ziyade yıkıcı tesirde bulunmuşlar.Bu üçüncü madde müdavimlerinin tanımı şudur:
3-)Bu tür mahluklar için eserin bir önemi yoktur önemli olan yazarın veya şairin tipi,boyu,kilosu,inciği,boncuğu vs. ne varsa kısacası eser hariç herşey tenkide dahil edilerek aşağılık bir dil vasıtasıyla kaşısındaki düşmanını bizim orada bir tabir vardır:İtin bilmem neresine…diye devam eder işte aynen o hale getirene kadar tar u mar eder.Bu üçüncü madde beni onlara benzetti sanırım.Ama onları ancak böyle tarif edebiliyorum.Kusuruma bakmayın.

İşte bu üçüncü madde müdavimleri şiiri bir musiki ve bir puslu havaya benzeten Ahmet Haşim gibi bir büyük şairi çıldırtmışlar ve sonrasında onu şu cümleleri kurmaya mecbur etmişler:Düşünüş ayrılığından dolayı hakaret,öteden beri bizde kullanılan aşınmış bir silahtır ki,şerefsiz bir miras halinde,aynı cinsten kalem sahipleri arasında batından batına intikal eder.Onun için hiçbir edebi nesil bu tarz münakaşaları tanımamakla iftihar edemez.Hele,ilim ve edeb sahalarında nekre ve maskara,gah alim,gah münekkid,gah sanatkar kılığında merkebini serbestçe koşturabildiğinden beri,fikir alışverişinden artık insani adaba riayet edildiğini görmeyi ÜMİD ETMEK ÇOCUKÇA BİR SAFVET OLUR.

Bu satırları her okuduğumda bir insanın nasıl küfür etmeden karşısındakini yerin dibine soktuğunu,nasıl kibar bir dil kullanarak kaba insanları ve kaba fikirleri yonttuğunu idrak ederim.Gerçi bu sözler Haşimi bu denli kızdıranlar için taltifkar nitelikte lafızlardır.

Özetle değilde hülasa diyeyimki şu eski havanın maneviyatı bozulmasın.Tenkidin sınırlarını genişletmekte inşallah milliyetçi davranmamışızdır.Yoksa önüne geçemeyiz bunun.

Peki şimdi durum nedir? Yeni yeni Haşimler hala türüyormu ve onları bu noktaya getirenlerin nesli devam ediyor mu?

Selam ile...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap