tüm zamanların en başarılı insanları

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
27 Eki 2007
#1
tüm zamanların en başarılı insanları yarışması düzenlense ki düzenlendi
biz sizce arkadaşlar müslümanlar olarak bu yarışmada efendimiz s.a.v in adını da görsek tepki mi göstermeliyiz yoksa bundan kıvanç duyup yarışmaya katılmalıyız yoksa onları önemsemeden işimize mi bakmalıyız ???
aydınlatıcı arkadaşları bekliyom saygılar :-\
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#2
Ynt: tüm zamanların en başarılı insanları

böyle bir yarışma emin ol düzenlenmezdi, çünkü O'nun ismiyle aynı satırda geçmeyi hakk edecek 1 ölümlü bile olmazdı o insan olsa bile sahib olduğu tevazu ile O'nun adının bırak önüne ya da arkasına O'nun adının geçtiği cümlede bile bulunmaktan ar eylerdi efendi !

hamza konuları karıştırıyorsun, şu entellektüel konusundan etkilenip açmışsın bu konuyu ama bence alakasız ve sıkıntılı ;)

ama karar siz değerli kardeşilerimizindir, ben görüşlerimi söyledim, katılım arkadaşlarındır, eleştirilerini ya da düşünlerini söyleyeceklerdir umarım.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#3
Ynt: tüm zamanların en başarılı insanları

Siz ne dediniz farkında mısınız yahu...Ne demek Efendimizle yarışacak bir liste ne demek yahu bu
Alemlerin Rahmetinden bahsediyoruz
Efendimiz (sav)
derki
Benim ümmetim sapıklık içine düşmez.
Yapmayın yahu yapmayın
 
Katılım
29 Ocak 2008
#4
Ynt: tüm zamanların en başarılı insanları

Arkadaşlar bu konu hepimizi aşar.Bu konuyu kapatalım bence ve herkezin düşüncesi kendine kalsın.Efendimiz (sav)hakkında böyle bir münakaşa yapılması beni rahatsız etti.
 
Katılım
27 Eki 2007
#5
Ynt: tüm zamanların en başarılı insanları

uluğbey bu konuyu ben açtım ama silemiyorumm haklısınız özür dilerimm bu konunun acilen kapanması lazımm :'(
 
Katılım
3 Ağu 2008
#6
Ynt: tüm zamanların en başarılı insanları

esselam;

mevzuu ile münasebetli bir iki kelam etmek dilerim..

bir büyüğe edeb nedir diye sorulduğunda şu cevab verilmiş: "edeb hadde riayettir. en büyük edeb ise ilahi hududu muhafaza etmektir." ilahi hudud nedir? Cenab-ı Hakk'ın yarattığı hadler. bu hadlerin neler olduğu ve nasıl muhafaza edileceği yaradan tarafından seçtiği kullar vasıtası ile evlad-ı beşere bildirilmiştir. misalen efendimize ilahlık payesi verilmediği müddetçe ne denilse azdır ha keza Hz. Ali efendimize de peygamber demedikçe ne denilse azdır. bu hükmü bir kenarda tutalım!

yanlış hatırlamıyorsam tamda hamza bey kardeşimin buyurduğu şekilde bir araştırma bir kaç sene evvel vuku buldu tabii yine elin gavuru tarafından.

muhterem kardeşlerim bir noktayı atlamayalım. bu tür hareketlerin -anket, yarışma, tertip vs. adına ne dersek diyelim- kıstas ölçüsü bize göre değildir.bu hareketlerdeki mezkur isimler, tertip edenlerin mikyasınca bir tasnife tabii tutulur hal böyle olunca mesele zihniyyet meselesi haline gelir. Efendimizi hangi tarafları ile nasıl kıymetlendirecekler? bakınız bu cümle yaman bir cümledir ve işin püf noktasını teşkil eder. kıymetlendirmek! yani kıymet verilenin bir başka kıymet verilen ile değerlendirilmesi ve aynı görünen taraflarını bir karşılaştırmaya tabii tutmak. tertib komitesinin kıstasları nelerdir pekiyi?
muhitine tesir kabiliyeti mi?
söyledikleri mi?
hareketleri mi?
hareketlerinin neticeleri mi?
arkasından gelenlerin adeti mi?
bıraktıkları mı?
şeklinde listeyi uzatmak pekala mümkündür. dikkat buyurun kıymetlendirme de saikler doğrudan madde ile münasebetlidir.

bakınız elin gavurunun nazarında madde beşerin ihtiyaçlarını gideren bir vasıta iken bizim nazarımızda madde hakikatine vakıf olunmak için dua edilen eşyadır.
elin gavurunda kıymetlendirme işi madde ile rabıta kurularak yapılırken biz de kıymetlendirme işi maddeyi zabt ve rapt altına alınarak yapılır.
elin gavurunda kıymetlendirme işinin teşhir ciheti var iken bizde teşhis gayesi güdülür.
ve elin gavurunda kıymetlendirme tasnif gayesi ile bizde tarif gayesi ile yapılır.
bilhassa tasnif ve tarif mühimdir. zira asli itibari ile bu tür saçmalıkların kasdı en kabaca şudur: en büyük kim? beşeri tasnif etmek derdi güdülür bu saçmalıklarda. işte şimdi başta dediğim edeb mefhumunun yeri geldi. elin gavurunda edeb mefhumu olmadığı için kendi kıymet ölçüsünce gayet tabiidir bu tür saçmalıklar. onlar kıymeti dünya hayatında bırakılan iz ile nisbetlendirir. elhak yanlış bir tavır ve de düşünce değildir bu amma eksiktir. eksiktir çün ki eğer ki bırakılan ize nisbet edilirse netice mefluç olur. mesela işin savaş tarafı ele alınarak hülagu ile fatih sultan mehmed han hazretleri aynı kefeye konulabilir işte madde bu sebebten aldatıcıdır. zira maddeyi kıymetlendirecek olan da ruh dediğimiz hakiki kıymet yok ise mesele, kemmiyet meselesi olarak kalacaktır.

efendimizi -haşa ve haşa- diğerleri ile kıymetlendirme çabası abeslik şahikasıdır. zira iş adi madde tarafına bakar. kıymetlendirme işinde elindeki mihenk taşı arızalı olanın elde edeceği neticede elbette sakat olacaktır.( bu işi yapan elin gavuru dahi elindeki kifayetsiz cihaz ile efendimizi zirvede görmüştür bu hükmü ise madde ötesi bir zevk ile seyrediniz zira maddenin iflasının en büyük misalidir bu) işin daha sakat tarafı ise bu zirvede görme işinden memnun olan müslümanların oluşudur.(bu memnuniyeti ise içinde bulunduğumuz büyük bir tezat olarak görmek lazım)

islami edeb sahibi bir müslüman nazarında bu yarışmalar abesle iştigal etmektir zira kıymet ölçümüz bellidir. Allah katında üstünlük takva iledir. eğer ki üstünlük ad, nam, nişan, hareket, eser ile olsaydı hitler somuncu babadan üstün olurdu!

muhterem kardeşlerim;

her yönden tecavüze uğratan bir hayatın elinde maalesef esiriz. mesele kim birinci meselesi değil kim ilk olarak bu mütecaviz hayatı red edecek meselesidir.
kabullerimiz neler bir bakalım mı? aslında çok uzağa gitmeye gerek yok. nasıl mı?
hayata dair bize sunulan ne kadar ikrah ettiren unsur varsa kabul etmişken bu tür saçmalıkların varlığını ve bu saçmalıklarda şu ne için var? şu ne sebebten böyle demedi? türünden serzenişleri mi dillendireceğiz?
ve mesela etrafımız da olan biten onca kirli hadiseye ses çıkarmazken felanca bu işe ne için ses çıkarmadı mı diyeceğiz?
ve mesela lebeleb istihcan bir ömür sürdüren ahlaksız bir zihniyyete ses çıkartamazken bir saçmalığa ses çıkartmayana mı ses çıkartacağız?
ve mesela bu tür saçmalıkların bizi ele geçiren zihniyyetin uçuk fantezileri olduğunu idrak yerine bu fanteziyi ciddiye mi alacağız?

bu sözlerim ile kimseyi kasdetmiyorum cemiyette gördüğüm yahut gördüğümü vehmettiğim bir hareket tarzının yanlışlığını ifade derdindeyim.

bilemiyorum..belki de saçmalıyorum... bildiğim bir şey varsa o da bu tür meselerde ki saik, maalesef bir birimizi birbirimize karşı görüp yanlış tarafda olmamız, müessir ise bizi bize taraf gösteren sinsi zihniyetin bünyemizi ele geçirmesidir.

baki selamlar...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#7
Ynt: tüm zamanların en başarılı insanları

çoğunluğun isteği üzerine konu kilitlenmiştir.ben dedim sıkıntılı bir konu diye, böylesine konular açılırken dikkat edilmeli...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap