Tunus'da sizi bekleyenler...

Katılım
27 Ara 2005
#1
Gezgin/Seyyah Metin Yazarı: @adlena

16. yy'da Osmanlı yönetimine gecen, paşalar, dayılar ve beyler tarafından yönetilen, daha sonra cezayir'deki fransızların bunlar sınır ihlali yapıyorlar diye 19ncu yüzyılın ikinci yarısında gelip ele geçirdikleri kuzey afrika ülkesi... başkentinin ismi türkçe tunus, fransızca tunis olarak söylenir. bağımsızlığına 1956 yılında kavusmustur.

tarih boyunca çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmakla iftihar eder. bunlardan ilki Didon isimli fenikeli prenses tarafından kurulduğu söylenen kartaca imparatorluğu'dur... rivayete göre didon bana bir sığır derisi ile çevrilebilecek büyüklükte toprak verin der... kabul edilir. sığr derisini ince ince keser brysa isimli tepeceğin çevresinden geçirir... kartaca iste burada kurulacak, daha sonra hannibal'in komutasında fillerle roma'nın üzerine yürüyecek... pön savaşlarını kaybederek romalılar tarafından günlerce yakılıp yıkılacaktır... anadolu'ya kaçan hannibal'in mezarı ise hala Gebze'dedir...

Yaklaşık 1 yıl kaldığım kafası ve şimdilerde bir çok yeri karışık olan kuzey afrikanın küçük arap ülkesi. son iki yilda tunus'u ziyaret edip, tunuslularla konusma firsati bulduysaniz muhtemelen hemen hemen hepsi "devrimden once burasi boyle bir yer degildi" diyecektir,
bunu daha iyiye gittik degil de iyice çamura battik babinda söylüyorlar. genel olarak insanlarin devlet kavramina ve demokrasiye olan inanci cok dusuk seviyede ve acı fakat pek cok kişi bugun eski diktatorleri ben ali ulkeye dönse ayaklarina kapanacak durumda zira devrim sonrasi ulkedeki kaos, surekli artan issizlik, uzerine teror belasi, guvenlik sorunu ve dogal sonuc olarak bitme noktasina gelen turizm sektoru gibi sorunlar sebebiyle ben ali doneminde insanlar baski altinda bir hayat gecirmiş de olsalar, en temel olarak can güvenliklerinin olmasi ve bir sekilde karinlarini doyurabildikleri gerekceleriyle gecmişe bir ozlem duyuyorlar. 2015 aralik ayindan bu yana buyuk capta bir teror saldirisi yasanmadi dolayisiyla mevcut durumda ulkenin guvenli oldugunu söyleyebiliriz.

Benim gözlemim, bugünün tunus'unda çok büyük bir kolektif bencillik durumu söz konusu;

kolektif bencillikten kastim insanlar cok bireysel, sizinle ignesini paylasmaz gibi bir sey degil tam aksine bindiginiz taksinin şöförü size kahvesini ikram edebilir; benim bahsetmeye calistigim, toplumun cok buyuk bir kismi kendi rahatini, cikarini toplumsal iyiyinin uzerinde tutuyor, ornegin evleri tertemizken evin 20 metre otesini cop dagina cevirmek kimseye tuhaf gelmiyor; polisin gozu onunde ters yonden giden, kirmizida gecen araclar kimsenin garibine gitmiyor ya da herhangi biri daracik bir sokagin ortasinda aracini durdurup markete sigara almaya gidebiliyor. saygi kavrami bu topraklara zaten hic ugramamis, devrimden once gelip tunuslulari cok kibar, saygili vs. bulduysaniz bilin ki bu durumun tek sebebi ben ali'den allah gibi korkmalaridir.

Ülke maalesef pislik icinde; yollarda ucusan copler, poşetler, pet şişeler, toz, toprak, bitmek bilmeyen insaatlarin artiklari, otoban kenarinda durup futursuzca iseyen vatandaslar vs. parklarin bahcelerin durumu harap, altyapi hak getire, her yogun yagmurda bir yerleri sel basar zira memlekette mazgal falan yok yine de gezip gördüğüm bir çok afrika ülkesinden daha iyi durumdalar.

ekonomik açıdan ülkenin durumu pek iç açıcı degil, issizlik %25'ler civarindayken genc nufus arasindaki issizlik orani %40'in uzerinde. sanırım kamu sektoru ulkenin en büyük kamburlarindan, yaklasik 10 milyon nufusa sahip ulkede 1 m 200 bin kisinin uzerinde kamu calisani var ve sendikalar hükümetten daha güçlükonumda olup surekli olarak hükümet ile maaş artışı pazarligindalar, genel grev tehdidi masadan hicbir sekilde kalkmiyor. ulkeyi ayakta tutan turizm sektoru teror saldirilari sonrasi 2015'i pas geçmiş, 2016 yilini ise nispeten iyi gecirmesine ragmen, 2014 yilindaki şaşalı donemin yanindan dahi gecmemiş, tabi turizmdeki gorece iyilesmede turkiye ve misir'dan kacan rus turistlerin etkisi yadsinamaz fakat gelen turist gruplarinin en az para harcayan cinsten olmasi dolayisiyla yaralar pek sarilmadi. diger taraftan ingiliz tur operatorlerinin tunus destinasyonlarini askiya alma karari halen devam ediyor, bu karar degismez ise turizm sektoru 2018 yilinda da aradigini bulamayacak. benim öngorum bu yil icerisinde imf ve dunya bankasi'ndan kredi alan tunus'u zor gunlerin bekledigi, ozellikle imf ve db'nin hukumetten kamu sektorunde kesintiye gitmesini isteyecegi cok aşikar, bunun kacinilmaz sonucu olarak da ülkede genel grev başlayacak, bu durum özel sektore de sıçrayacak zira pek cok yatirimci kamudan dolayli olarak destek almak durumunda, ornegin ulke tarihinin en buyuk yatirimini yapan tav grubu bunlardan biri.

sosyal hayat bakimindan tunus biraz sınırlıdır, zira tunuslularin ilgi duyduklari seyler cok sınırlı, atiyorum basketbol, satranc oynayacak adam/yer bulmakta zorlanabilirsiniz veyahut sehir olan tunus'ta iki ya da uc sinema saloncugu vardir ama fransizca bilmiyorsaniz "hadi bugun sinemaya gidelim" diyemezsiniz, orijinal dilindeki filmler genelde haftada 2 gun oynar, gunduz seansi nadiren vardir. ama aksamustu kafeye gidip nargile icecekseniz ya da barlara gidecekseniz boyle bir sorun yasamazsiniz. ozellikle buyuk sehirler bence turkiye'den cok daha az muhafazakar.. restoranlarin büyük cogunlugu tabelada italyan icerikte tunuslulaştırılmış italyan olup menuleri hemen hemen aynidir; pizza, makarna, sandvic, cordon bleu, tavuk izgara-pane, sezar salata. harissa adi verilen acuka benzeri sostan kaçışınız yoktur. deniz mahsulleri oldukca iyidir, kuskus'tan da pişman olmazsiniz.

tunus.jpg

Yaşamak için olmasa da gezmek için gidilebilir en fazla 1 haftada bir çok yeri gezip görebilirsiniz.
 
Katılım
28 Ara 2007
#2
"fakat gelen turist gruplarinin en az para harcayan cinsten olmasi dolayisiyla " :D

güzel anlatım merka ettim şimdi para olsa da gitsek gezsek ama dolar 5 lira oldu geçti de bu gidişle öözel denetimli halk otobüsüne zor bineceğiz gibi ayrıca dikkatimi cekti gezgin arkadaşın yazdığı yazıların çoğu türkçe imla kurallarına uymuyor hemde edebiyat divanında .neden acaba :)
 
Katılım
27 Ara 2005
#3
@adlena :) metin yazarı ve gezgin. fakat onun için açtığım bu bölüme pek rağbet göstermedi. Türkçe kurallarına uygun olmama konusuna buradan açıklık getirmesini bekliyoruz.
 
Katılım
28 Ara 2007
#4
gezgin ya yollardadır belki.
 
Katılım
20 Haz 2018
#5
Ya tahammül ya sefer diyen ecdâdın , " tahammül " şıkkını seçmişiz bir kere.Coğrafya kimileri için kader değil keder.Çogumuz Yücel in deyimiyle " kuş olup uçmak isterken ,ağaç olup kök saliyoruz"
 
Katılım
6 Ara 2014
#6
Merhaba muhterem meşveret ahalisi :) Son zamanlar işlerimin yoğunluğu nedeniyle hem kendi konularım hem de divan ile çok alakadar olamadım. Yine de fırsat buldukça paylaşımlarınızı takip ediyorum. Okumak ve yazmak için sessiz sakin ortam arayışım önümüzdeki hafta nihayete erecek inşallah.O vakte kadar zatı şahaneme:D göstereceğiniz höşgörü ve sabrınizdan dolayı müteşekkirim
.İmla kurallarına gelince ; elimden geldiği kadar dikkat etmeye çalışıyorum.Seyahatnameyi yazmaya başladığım dönemlerde yurt dışındaydım.Kullandığımız bilgisayarların işletim sistemi ingilizce olduğu için elimizde olmadan Türkçe imla kurallarını ihlal etmişiz sonrasında düzenleme fırsatımda olmadı.
 
Katılım
6 Ara 2014
#7
@Mina2634 kardeşimizi görünce aklıma
Tunus başkentte ikamet ettiğimiz muruj mahallesinde evimizin bulunduğu sokağın köşe duvarında arapça hat sanatıyla yazılı mina ismi geldi eve geçince buradan paylaşırım inşallah
 
Katılım
6 Ara 2014
#8
@Mina Kardeşim yazı için bir bilene danıştık Mi Casa yazıyormuş .Ehline denk gelirsem Mina yazısı şimdilik borcum olsun :)
IMG-20171121-WA0105.jpg
 
Son düzenleme:
Katılım
26 Nis 2007
#9
Tunus'ta bulunduğum vakit devrimin üzerinden henüz 2 yıl geçmemişti. O zamanlar Tunuslular diktatörlerinden kurtulmanın özgüvenini ve sevincini kaybetmemişlerdi. Öncesinde 3 kişinin bir araya gelemediği Zeytune'de yeniden ilim meclisleri kurulmuş, halka halka toplanmaya başlamışlardı. O halkalara devam edenlerden biri bana devrimden önce devlet televizyonlarında Türkiye'nin Hıristiyan bir ülke olarak sunulduğunu, müslüman bir ülke olarak bilinmediğimizi söylemişti. Çok değil bir yıl sonra ziyaret edenlerden selefi hareketlerin artan gücü vs. bağlamında Zeytune'deki durumun dahi değişmeye başladığına dair duyumlar almıştım. Ah canım Tunus.
Tunus güzel memleket. Ne çöpüyle gömerim, ne insanıyla. Sömürgeyi tecrübe etmiş hiçbir yeri düzenle yargılayamam. Ağaçların üzerindeki bevletmeyin yazılarına, içinde bulunduğum taksi şoförünün 10 dakikalık yolun ortasında aracı sağa çekip hacet gidermesine rağmen bu böyledir. Geç saate kaldığım için 3 katı fiyat isteyen bütün taksicilere rağmen, normal tarifeyle götürmeyi kabul eden, üstüne ekmek almayı unuttuk diye bagajdan kendi evine götüreceği ekmeklerden birini çıkartıp veren taksici abiyi görmeyi yeğlerim. Yine de şu aklınızda olsun; Tunus'ta taksiler taksicilerin keyfine göre çalışır. Ucuzdur, başka bir şeye ihtiyaç duymazsınız. Fakat camını açsanız kaynar hava üfleyen dolmuşlarla çöl sıcağında yaptığınız şehirlerarası yolculuklarda, şoförler klimayı açmak için herkesten ekstra para isteyebilir. Anlaşırsanız ne ala!
Yukarıdan da anlaşılacağı üzere Tunus benim için insandır. La Marsa'da akşam namazı sonrası hiç tanımadığım bir ailenin evinde de, başkent Tunus'ta da bir nevi yolda tanıştığımız insanların evinde de iftar yapmışlığım vardır. Misafirperverlikte Türkiye'yi aratmayacak hatta önüne geçecek durumlarına "buralar Kuzey, modernleşmiş bozulmuş, asıl misafirperverlik güneydedir" diyecek kadar da içselleştirilmiştir. İnsanları her daim güleryüzlüdür, yolda iki kişi tartıştığında "sallü ale'n-Nebi" diyerek ayırıp yoluna devam edecek sakinlikte insanladır. Komşusu Mısır'da göremezsiniz bunu mesela, Türkiye zaten malum.
Yemek kültürleri sizin farklılıklara açıklığınız oranında zorlayabilir. Yukarıda söylendiği gibi kuskus iyidir. Çoğu şey ton balığı, ton balığı ve daha çok ton balığıdır. Onlu bunlu şunlu ve tabii ki ton balıklı pek çok krep bulabilir fakat peynirine alışamadığınız için sadece doymak adına yiyebilirsiniz. Dileyen için ahtapotlu, karidesli vb. dahil olmak üzere pek çok pizza çeşidi de mevcuttur. Arap kültürünün vazgeçilmezi moda adıyla smoothie olan sıkılmış meyveleri muhteşemdir. Sousse'ye giden bir tane de benim için ferawle içip, hayatının geri kalanını ona hasretle geçirebilir. Ramazan'da gündüzleri açık restaurant bulmak zordur. En güzel adetlerinden birisi de yazın buz gibi suların en az 1.5 litrelik şişelerle satılmasıdır, bizim küçük şişeler ancak dalga geçilmek üzere mevcuttur. Tütünle aranız iyiyse tahmin edeceğiniz üzere bir nargile cennetidir. Merkezde akşamları hayat canlıdır. Hanımlara laf atılabilir fakat daha da ziyade evlenme teklifi alabilirler. Hayatınızda hiç rastgele birinden evlilik teklifi almadınız mı? İşte fırsat; Tunus'a gidin; trene binin.
Demem o ki, bence imkanınız varsa gidin. Kayrevan'a gidip 670 gibi erken bir tarihte yapılmış Kuzey Afrika'nın ilk camisinde namaz kılmak, sizi tarihin içerisine çeken daracık sokaklarında dolaşmak, Sidi Bou Said'in mavi beyaz evlerini ve kapılarını izlemek, ilgilisine Cem'deki amfitiyatroyu ziyaret etmek, ülkenin pek çok yerinde bulabileceğiniz Kartaca kalıntılarını görmek (neredeyse Roma'yı yok edecek koskoca bir imparatorluğun ardından 3-5 şey kalmasının etkileyiciliği), tatile meraklıysanız Hammamat'ın sahillerinde "kızgın kumlardan serin sulara atlamak" (Tunus'la ilgili en çok övgü duyacağınız fakat benim için en az etkileyici olan şehir), başkent Tunus'un Zeytune'ye doğru çıkan rengarenk derilerle dolu tarihi sokaklarında dolaşmak (buradan geleneksel tatlılardan da alın) ve daha pek çok şeyiyle Tunus'ta bulunmak muazzam bir tecrübe. Vallahi ben sevdim, 45 derece sıcağına rağmen sevdim. Allah müslümanların yaşadığı tüm toprakları görüp sevmek nasip etsin!
 

Giriş yap