Türk Dilini Arıyorum...

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
Türk Dilini Ariyorum Gören Varmi
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum.
Göreniniz, bileniniz,
Duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı:
Bu günden sonra, divanda, dergâhta,
Bârgâhta, mecliste, meydanda
Türkçe'den başka dil konuşulmaya diye
Hatırlayanınız var mı?
Dolanın yurdun dört bir yanını,Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri,
Fermana uyanınız var mı?
Nutkum tutuldu, şaşırdım merak ettim,
Dolandığımız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
Tanıtımın 'demo', sunucunun 'spiker',
Gösteri adamının 'showmen',
Radyo sunucusunun 'diskjokey',
Hanım ağanın, 'firstlady' olduğuna
Şaşıranınız var mı?
Dükkânın 'store', bakkalın 'market', torbanın 'poşet',
Mağazanın 'süper', 'hiper', 'gross market',
Ucuzluğun, 'damping' olduğuna
Kananınız var mı?
İlan tahtasının 'billboard', sayı tablosunun 'skorboard',
Bilgi alışının 'brifing', bildirgenin 'deklarasyon',
Merakın, uğraşın 'hobby' olduğuna
Güleniniz var mı?
Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
Beldelerin girişinde 'welcome' çıkışında 'goodbye'
Okuyanınız var mı?
Korumanın, muhafızın, 'body guard',
İtibarın, saygınlığın, 'prestij' olduğunu
Bileniniz var mı?
Sekinin, alanın 'platform', merkezin 'center',
Büyüğün 'mega', küçüğün 'mikro', sonun 'final',
Özlemin, hasretin, 'nostalji' olduğunu
Öğreneniniz var mı?
İş hanımızı 'plaza', bedestenimizi 'galeria',
Sergi yerlerimizi, 'center room', 'show room',
Büyük şehirlerimizi, 'mega kent' diye
Gezeniniz var mı?

Yol üstü lokantamızın 'fast food',
Yemek çeşitlerimizin 'menü',
Hesabını, 'adisyon' diye
Ödeyeniniz var mı?
İki katlı evinizi 'dubleks',
Üç katlı komşu evini 'tripleks',
Köşklerimizi 'villa', eşiğimizi 'antre',
Bahçe çiçeklerini 'flora' diye
Koklayanınız var mı?

Sevimlinin 'sempatik', sevimsizin 'antipatik',
Vurguncunun 'spekülatör', eşkıyanın 'mafya',
Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, 'sponsorluk'
Diyeniniz var mı?
Mesireyi, kır gezisini 'picnic',
Bilgisayarı 'computer', hava yastığını 'air bag',
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, 'okey' diye
Konuşanınız var mı?

Çarpıcı önemli haberler, 'flash haber',
Yaşa, varol sevinçleri, 'oley oley',
Yıldızları, 'star' diye
Seyredeniniz var mı?
Virvirik dağının tepesindeki köyde,
'Cafe show' levhasının altında,
Acının da acısı
Kahve içeniniz var mı? Toprağımızı, bayrağımızı,
İnancımızı çaldırmayalım derken,
Dilimizin çalındığına, talan edildiğine,
Özün el diline özendiğine,
İçi yananınız var mı?
Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
Ata sözlerimizi unuttuk,
Şarkılarımızı, türkülerimizi,
Ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor,
Dizini döveniniz var mı?
Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
Göreniniz, bileniniz,
Duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı...
Hayal meyal hatırlayıp da,
Sahip çıkanınız var mı?
YUSUF YANÇ
(Bu Şiir Türk Dil Kurumu Tarafından Ödüllendirilmiştir)


Şiire yorum yapmayı lüzum görnüyorum her şey o kadar net ki...
 
Katılım
11 Mar 2006
#2
GEYİK MUHABBETİ!..

"Bana kusursuz bir dil verin, sana büyük bir millet yaratayım." G. W. Leibniz

Karamanoğlu Mehmet Bey'in bir fermanı vardı; hatırlayanımız, uygulamaya çalışanımız var mı acaba?..

" Şimden girü hiç kimesne kapuda ve divanda Türk dilinden gayrı dil söylemeye. Defterleri dahı Türkçe yazalar." (13 Mayıs 1277)

Vatanında hasret, ezilmiş, yaşamaya çalışan güzel Türkçem...

En derin anlamları taşıyabilecek gücü, milyonlarca anlamlı kelime üretebilecek yapısı... Benim dilim, öz dilim Türkçem!..

Horlanmış, hırpalanmış Türkçem... Yabancı kelimelere, uydurukça! kelimelere karşı horlanan güzel Türkçem...Mecbur musun saçma sapan kullanımlara karşı koymaya...

Nasıl bir dil kullanıyoruz? Dilimizi bu kadar kolay ve vicdansızca nasıl bozabiliyoruz? Şaşırmamak mümkün mü?

Atarak tutarak saçma sapan kelimelerle ne olduğu belli olmayan kelimelerle nece konuşuyoruz?

Güzel, hoş GEYİK MUHABBETLERİNDE birbirimize dilimizin hangi güzel anlamlı kelimeleriyle hitap ediyoruz! Etkili, oldukça 'cool' kişlerle 'relax' bir ortamda birbirimizi, dilimizi ne kadar seviyoruz?..

Lütfen karışmayalım geyiklerin boynuzlu işine. Lütfen karışmayalım geyiklerin muhabbetine. Biz bize yakışan sohbetimizi, muhabbetimizi, yarenliğimizi yapalım.

Unutmayalım;
"Kamus, bir milletin namusudur." Cemil MERİÇ
 
Katılım
20 Haz 2018
#3
Aynı dilde konuşup aynı dili konuşamayan insanlar olduk daha ne denir ki...

Türk dilinin ehemmiyetine ayna tutan okunası sözler:

“Bu dil ağzımda annemin sütüdür.”
Yahya Kemal Beyatlı


Bundan böyle divanda, dergâhta, bârgâhta, çarşıda ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.
Karamanoğlu Mehmet Bey


“Türkçe Giderse Türkiye Gider!”
Oktay Sinanoğlu


“Başka dile uymaz annenin sesi
Her sözün ararsan vardır Türkçesi”
Ziya Gökalp


“Önümüzde iki yol var: Ya uyanıp dilimizi koruyacağız ya da iki nesil sonra Türkiye diye bir ülke, Türkçe diye bir dil kalmayacağını kabul edeceğiz! Seçim sizin!
Oktay Sinanoğlu


“Bugün gibi hatırımda
İlk gün, ilk ders, ilk hece
Şiirler yazmak için öğrendiğim
Güzel Türkçe”
Ziya Osman Saba


“Türkçem, benim ses bayrağım!”
Fazıl Hüsnü Dağlarca
 

Semender

❤️Adem'i Âdem yapan üç harf beş noktadır ❤️
Katılım
29 Tem 2018
#4
"Güzel dil Türkçe bize
Başka dil gece bize" Millet olarak uyanıp onca dilin içinden en köklü,matematiksel ve müzikal yönü yüksek olan dilin-Türkçe'nin- bizlere nasip olduğunu hatırlamak gerek.Bunun,bırakın şükrünü eda edebilmeyi kendisini konuşsak bile fazlasıyla yol kat etmiş olacağız.Fakat ne yazıktır ki tutturmuşuz bir modernleşme plaza dili vs gidiyoruz ama bu gidiş iyiye,hayra değil bilmiyoruz.Her nimetin sorgusu suali olacağı gibi dilimizin de olacaktır muhakkak.Türkçe de dile gelip hakkın soracaktır karınca misâli.İşte o zaman nasıl cevap vereceğiz?
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap