ya sizce?

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#2
Ynt: ya sizce?


sulamadığın çiçeği koklamaya hakkın neden olmasın ki ?
 
Katılım
27 Mar 2006
#3
Ynt: ya sizce?

BÜtün çiçekleri insan sulamaz ki, onun sulayanı var nasıl olsa, dolayısıyla her çiçekte hakkımız var.. ;)
 
Katılım
3 Ağu 2008
#4
Ynt: ya sizce?

sibumi-fuseki' Alıntı:
sulamadığımız çiçekleri koklamaya hakkımız var mıdır?
ne için olmasın?

uluğbey' Alıntı:
sulamadığın çiçeği koklamaya hakkın neden olmasın ki ?
ne için olsun?


kardelen' Alıntı:
BÜtün çiçekleri insan sulamaz ki, onun sulayanı var nasıl olsa, dolayısıyla her çiçekte hakkımız var.. ;)
madem öyle bu hak nereden gelir?
 
Katılım
27 Mar 2006
#5
Ynt: ya sizce?

mehmet baki' Alıntı:
madem öyle bu hak nereden gelir?
Eşref-i mahluk olan insanın hizmetine sunulmadı mı dünya nimetleri , bir çiçekte mi hakkımız olmasın...


sibumi-fuseki' Alıntı:
sulamadığımız çiçekleri koklamaya hakkımız var mıdır?
Hocam dizinizin dibine oturduk aşkla dinliyoruz burdan çıkarılacak ders nedir anlatın bize..
 
Katılım
3 Ağu 2008
#6
Ynt: ya sizce?

esselam;

kardelen' Alıntı:
Eşref-i mahluk olan insanın hizmetine sunulmadı mı dünya nimetleri , bir çiçekte mi hakkımız olmasın...
eşref-i mahlukat! bu tabir üzerine hiç düşündük mü? insanın "eşref" olması nereden gelir aceb? inanın bu sualler beni zorluyor. bir cevabım daha doğrusu bir fikrim yok değil ama doğruluğundan emin değilim.

zannımca beşerin "eşref" olması hatta insan olması irade ile münasebetli. bir vechesi derekeye bir vechesi dereceye bakıyor. sair mahlukat için böyle bir hareket sahası yok. asıl sual şu derece ile dereke arasında seyelana matuf olanının neyde, ne hakkı olur?
 
Katılım
27 Eki 2007
#7
Ynt: ya sizce?

mehmed baki abi özel mesajı da kapattınız bakk buralara mesaj yazıyorum nasılsınız ??
ya sizce uluğbeysiz biz nasıl olmalıyız bakk konuya daa bağladımm
 
Katılım
3 Ağu 2008
#8
Ynt: ya sizce?

merhaba muhterem :)

özel iletiyi kapatırken "en azından geçici bir süre için" demiştik. bakarsınız süre geçmiştir. kim bilir? :)

"uluğbeysiz"...sevmedim bu tabiri. uluğbeysiz değiliz kalmaya da şahsım adına niyetim yok. insan bu zamanda şahsiyeti kavi ferdleri bulanda kaybetmemek için tabiri caizse çırpınmalı. uluğbeyin divanın hem sahibi hem reisi ve hem kaptanıdır. gemiyi şu ana kadar götüren o oldu bundan sonra da o olacak Allah'ın izni ile. bendeniz sadece korkuluk vazifesini ifa etmekteyim ki onu bile ne çapta yapabiliyorum tartışılır. ;D

biz nasıl olmalıyız....düşünelim bakalım. ahanda buldum. :)

veliye sormuşlar "insan nasıl olmalı?" veli cevab vermiş: "son nefesinde nasılsa öyle"

kafi midir Hamza gardaş... :)
 
Katılım
27 Eki 2007
#9
Ynt: ya sizce?

gardaş ulugbeysiz olmayı bende istemem son durumları biliyorsun amaa aslında konuyu öyle bağlamayacaktım ama reislerimiz kızar kaptanlarımız burası özel mesaj yeri mi mehmed bakinin hali hatırını soruyor diye öyle tamamladımm göremiyorum seni sahalarda gardaş dost bir ses bekler sevdiği kardeşinden bilgin ola :)
 
Katılım
3 Ağu 2008
#10
Ynt: ya sizce?

hamza kutluay' Alıntı:
göremiyorum seni sahalarda gardaş

fakir her dem sahada ve lakin bu fitbol dedikleri meret tek başına oynanmıyor. bir de şu var tabii sürekli izleyen gözlerin varlığı insanı tedirgin ediyor bazen. ama dedim ya sahadayız. zaten ben saha adamıyım gardaş.

şimdi mevzuu buradan alıp ana sualle sıkı sıkıya perçinli bir başka suale nazar edelim değil mi? :)

hak nedir?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#11
Ynt: ya sizce?

:) uluğbey'siz divan pekâla maddi olarak mümkün olabilir fekat manevi olarak mümkün değil. kalıbım burada olmasa da ruhum buralarda dolanır hep . ayrıca gittiğim yerde umarım dünya ile irtibatımı sağlayacak imkanlara sahib olur ve oradan edindiğim izlenimleri buradan sizlere aktarabilirim.fekat her şartta bir müddet buralarda yokum, baki ağabeyim ve sair azalar burayı boş bırakmayın ha :) bozuşuruz sonra...

özel ileti konusuna gelince baki ağabeyimin de dediği gibi geçici bir süre demiştik, bu geçici süre geçince açılır merak etmeyin...

hak nedir ?

hak herkes için meşru olandır.

mahz-ı hakikattır.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#12
Ynt: ya sizce?

mahz-ı hakikat hakikatin ta kendisi mi demektir? eğer öyle ise başka bir sual :)

hak verilir mi alınır mı? ana sualin bir vechesini bu sual teşkil eder değil mi?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#13
Ynt: ya sizce?


öyle bir sual etmişsin ki hakk yenilir mi içilir mi der gibi :)

şimdi bu suale başlamadan önce hakkın kendisi üzerinde uzun uzadıya bir hasbihal etmek gerek :) tamam mahz-ı hazikattır hakk. peki kime göre neye göre ?
 
Katılım
3 Ağu 2008
#14
Ynt: ya sizce?

:)

aslında cevab basit...hak verilir kardeşim. alınmaz. hak alırsan bedelini ödersin. zira sen vermedin ki o hakkı. haddi bilmek lazım. bir söz vardı

"haddini tecavüz eden, zıddına inkılab eder"

var mı mevzuu ile münasebeti? yahut şöyle soralım bu sözün teşmil edilemeyeceği bir "şey" mevcut mudur?
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#15
Ynt: ya sizce?



"haddini tecavüz eden, zıddına inkılab eder"
:D yahu şu sözü her daim karşıma çıkarmaktan bıkmadınız mı :) ben bunun ağırlığını kaldıramıyorum. sorduğun suale yanıt vermem için şu 'beylik'cümleyi idrak etmem lazım . en iyisi ağabeyim sen yanıtla bu suali de...
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#16
Ynt: ya sizce?

Bir sözü de hatırla can hocam

''Kem âlatla,kemâlât olmaz'' :)
 
Katılım
3 Ağu 2008
#17
Ynt: ya sizce?

:)

cevab çabası:

her "mahluk" ve "mevcud" bir had ile mahduttur. mesela insanın kaldırabileceği bir ağırlık vardır, çitanın azami hızı vs....

beni inşaat amelesi kabul et.benim altına girebileceğim ağırlık 100 kg olsa ve ben gayet iyi niyetle işi çabuk bitirmek için 130 kg'lik yükün altına girsem ne olur? hemen söyleyelim: fıtık olurum :)

ne yaptık haddi aştık değil mi? niyet işi çabuk bitirmekti ama beni hastahaneye götürmek için hiç hesabta olmayan bir zaman harcandı. benim vaktim gitti iş gecikti. yani "erken" "geç" e inkılab etti.

bir misal daha insan gitsin deyu ve insanın işini kolaylaştırmak için kaldırımlar yapıldı. ama sair mahlukat için bu eziyet oldu değil mi? ana sualdeki çiçek bırakın sulanmayı açacak yer "hakkından" mahrum edildi.
ne oldu merhamet eziyete inkılab etti...

elimden ancak bu kadarı geliyor...fazlası için ehline müracaat etmek lazım.
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap