YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Katılım
12 Şub 2009
#1
Bu başlık altında yazdığımız gazelleri ve kasîdeleri yayınlayalım. İlk olarak ben yazdığım birkaç gazeli paylaşayım.

Arkadaşlar kendi gazellerini burada paylaşırlarsa güzel olur...

GAZEL-İ EVVEL

Leblerinden süzülen kevsere kurbân olurum
Kanlı çeşmimle güzel hep sana hayrân olurum

Ravza-i pâka varan derde devâsın buluyor
Tek o gülzâra varam bülbül-i nâlân olurum

Sâdık aşk aşk-ı hafîdir denilirmiş amma
Ben feryâd ü figânla nice pinhân olurum

Nerdedir çeşm-i siyâhım gece gündüz ararım
Haberin alsam onun tek dil ü cândan olurum

İntizâr eyleyegör ey Ömer ah vâh ederek
Bu cihân bundan ibâret dil-i efgân olurum
05.03.1997 Kütahya

ZORAKİ GAZEL

Hârı vurdun bağrım kim ağlamak kârım bugün
Kıpkızıl ettin gül ü gülzârı gül yârım bugün

Gülle setretmiş gül-i ruhsârını ol gül-nihâl
Ağladım gül-gûna döndü çeşm –ü dîdârım bugün

Hâlin anlatsın bana bana der aşkını ol dil-rübâ
Ey güneş pervâne teg çevrende seyyârım bügün

Kim tecelli eyledi ben Mecnûn-ı bî-çâreye
Nûr-i hüsnün kalmadı hiç nâmus ü ârım bugün

Tutmaz oldu el ayak yâri görünce ey Ömer
Kim şarab içmiş gibi mest oldu ikrârım bugün
1997 KÜTAHYA

GERÇEK GAZEL

Çeşmini gördüm siyâhtır başka gûna benzemez
Öyle teshîr eyledi göz kim füsûna benzemez

Tâ feleklerden gelen yârim sükûtum görmüyor
Dalgınım hem durgunum ah bu sükûna benzemez

Ol hilâl bir yıldızın derdiyle düşmekte zaîf
Bir düşüştür ki düşer aşktan zebûna benzemez

Şehr içinde itibardan geç dedim düştüm yola
Çölde Mecnûnluk kolaydır bu cünûna benzemez

Ağlarım gök kubbe inler tercümandır hâlime
Böyle feryâd ü figân yoktur füzûna benzemez

Yâri gördün çok yakındır pek sevinme ey Ömer
Öyle bir engeldir ol kim Bî-sütûn’a benzemez
21.04.1998 KÜTAHYA

MÛSIKÎ GAZELİ

Âlem-i mûsikide bir bahr-i bî-pâyân hocam
Gönlümün köşkünde artık dâimî mihmân hocam

Rastladım bir hoş-nevâ üstâda oldum bahtiyâr
Kim muhayyer kalmışım ben can mı yok cânân hocam

Ânı gördüm tek tek insanlarla tedrîs eyliyor
Ol semâî ilm ile tutmuş usûl her an hocam

Derd-i uşşâktan anlar der meded bâd-ı sabâ
Ol makâmı hiç kötü kullanmıyor aslan hocam

Hizmet-i hars eyleyenler karşısında çeng olup
Hürmet ü ta’zîm eder her dem Ömer Salman hocam

İSTANBUL 2000

LİSANSÜSTÜ BAŞVURU GAZELİ

Bahr-i ilm-i Marmara’da hâce-i evvel hocam
Şol gönül almak diler sizden icâzet el hocam

Lutfedi ey ‘âlim-i ‘âlem elimden tutu benim
Boldur ihsânın meded hiç kalmasın engel hocam

Bir derin derdim için geldim der-i dergâhına
Ders verip derman bulursun derd için mürsel hocam

Hem Fuzûlî hem Nedîm hem Bâkî vü Gâlib ile
‘Âşık oldum ağladım hem aktı gözden sel hocam

‘Âlem-i fânîde bâkî kaldı her bir hoş sadâ
Hoş sadâ ile desin : “Şâ’ir Ömer sen gel” hocam
13.09.2000 İSTANBUL
GÜNEŞ GAZELİ

Donduran fasl-ı şitâda garîbin yârı güneş
Yed-i şefkat ile okşar dil-i bîmârı güneş

Çözüyor buzları bir bir ne soğukluk kalıyor
Ayırım yok görüyor her düzü kuhsârı güneş

Nice vardır hasedinden gözü görmez huffâş
Ne zaman zuhrediyor kim göze âsâr-ı güneş

Şol karanlıklara batmış şuarânın eserin
Doğsa bir kez nice tenvîr eder eş’ârı güneş

Uzatıp bilgi elin insana vermekte hüner
Î’tirâf eyler Ömer takdiri ikrârı güneş


30.05.2000 KÜTAHYA

PERDE GAZELİ
(Karagözcü Emin Bey'e)

Gönlümüzden bir kumaştır tertemizdir perdemiz
Her basitlikten uzaktır pek titizdir perdemiz

Gölgeler oynar da oynar söyleyip gerçekleri
Bir düşün bin hisse al dünyadan izdir perdemiz

Gelmedi hiç kimse kara gözüme hayran diye
Sevgidir her bir hâyal hem sevgimizdir perde miz

Bir ışık menbaıdır aydınlatır her çehreyi
Seyrine dal inci bul engin denizdir perdemiz

Hak sözü söyler asırlardır Emînim ben buna
Ey Ömer gel sen de dinle bir azizdir perdemiz.
İSTANBUL 2001

Kasîde-i Hicviye-i “Beş Yüz On Bir” Çelebi


Kürsiden ahkâm keser hep zâhid-i kapkâre yûh
Zî-taraf bî-adl olan ol hükm ü bed kârâre yûh

Mâsivâdan eylemez pâk gönlüni ol serseri
Kalbi kâre rûhi kâra rûyi kapkâre yûh

“Beş Yüz On Bir” dir adı âdî mi âdî bir kadı
Şeddâd-ı Âdî midir yok adli olmazlâre yûh

Ol melâik hâcesidir yok tevâzû zerresi
Pâre-i âteş şerâre pâre-i eşrâre yûh

Kalmaz âhı kimsenin yerlerde zâlim hâzer it
Âlem-i kalb âh ile her gün ider bin pâre yûh

Dem urur her dem dürüstlükten dipi çay demleyen
Sahtekârdır “Beş Yüz On Bir” kere pis dîdâre yûh

Menfaat her an kapında menfaat çün dilenir
Yok tufeylî sen gibi deryûze-yi zarzâre yûh

İlm-i tencimden çıkıp dâim bakarlar hâceye
Gâliba öküz didiler itdiler eşkâre yûh

Yok imiş İskender-i İstanbul’dan farkları
Gösterir âyînesi hâsid ider âsâre yûh

Ders geçme ârzusiyle ölürsem dôstlar
Hep dürün defterlerün den hâce-i bî-âre yûh

Zirve-i benlikde dâim parmak ucunda durur
Ferhâd-ı Şîrin bile âşamaz ol kühsâre yûh

Hiç kıraat itmeye muhtaç değül allâmedür
Yazdığı kâri’ sıkar ol bôyasız dîvâre yûh

Derdi her dem derdiniz derman bulur siz den bana
Der demez densiz denî der dersde ol ikrâre yûh

Ol sipihri bilmiyor kâfir olur sen söyleme
Tâl’i olsaydı ger etmezdim ol inkâre yûh

Gördi istikbâli Behram gûr’a atdı kendini
Son sözü zuhreyleyince söyleyin kör hâre yûh

Yümn-i hicvinden güher oldu ZEBÂNÎ sözleri
Menfaat bitince dönen mâre riyâkâre yûh

KÜTAHYA 1997
 
Katılım
12 Şub 2009
#2
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

İlk gazelim üzerinde kıymetli hocamız İskender Pala bazı düzeltmeler yapmıştır.
 
Katılım
27 Ara 2005
#3
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

gerçekten mısralarınıza meftun oldum dedeefendi, istidad dedikleri böyle bir şey olsa gerek. yüreğinize kaleminize sağlık... Dilerim Eski Edebiyat Bölümümüzün eli ayağı her şeyi olursunuz, zira bu kültüre susayan o kadar çok yürek var ki...

Divan Şiiri Üzerine Düşünceler,Metin Şerhi gibi başlıklardan birikimlerinizi paylaşırsanız daimi olarak, çok dua alırsınız vesselam...

tekrar yüreğinize sağlık

hürmetler
 
Katılım
12 Şub 2009
#4
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Dîvân şiiri ile ilgilenilmesi beni çok sevindirdi.Ben de buradaki Dîvân şiiri severlerin birikimlerinden istifade edeceğim.İlginiz için teşekkür ederim.Sağ olun.

İnşallah artık bu güzelliklerinden istifade edeceğim...

Şunu da söyliyeyim: Dîvân şiirine merakım çocuk denecek yaşlarda başladı.Sebep olan beyit babasının (3.Murat) ölüm haberini alan 3.Mehmet'in kardeşi Şehzâde Mustafâ'nın şu beyitidir:

"Nâsiyemde kâtib-i kudret ne yazdı bilmedim
"Âh kim bu gülşen-i âlemde bir kez gülmedim."

Benim tarihçi olmamı engelleyen,edebiyat iklimine yelken açmama sebep olan,beni Dîvân şiirine aşık eden beyit...
 
Katılım
12 Şub 2009
#5
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

21 Nisan 1998 'de Kütahya'da öğrenci iken hayranı olduğum Mısırlı hâfız Merhûm Mustafâ İsmâîl için mini serbest bir kasîde yazmıştım.Aslında onu anlatmak için kitaplar bile yetmez...

Mustafâ İsmâil’im kim bülbül-i Kur’ân’dır o
Yok onun tek kâri’-i nâdîde-i Furkân’dır o

Rehber-i seyyâh-ı iklîm-i Kelâmullâhtır
Çün vahiy inzâl olur tek Âyetullâh-hândır o

Perde perde yükselen ses kuyudan mâ’nâ çeker
Yûsuf-ı Mısr’ı kuyudan kurtaran kervândır o

Hî telek der hey tulek der hi’ tulek şuh,Yûsuf’a
Key ma’âzallah diyendir Mısrâ hep sultandır o

Gark eder gönlümü hüzne Nûh’u orda yüzdürür
Mağlûb oldum ağladım âh coştu kim tûfandır o

Bir tilâvet ânı kendin kaybeder hem öyle kim
Sanki İbrâhim ü Hûd’dan Âl-i ‘İmran’dandır o

Ol kelâmullah hakkın tastamam îfâ eder
Hasta kalblere şifâdır derdlere dermandır o

Cennetin kâri’i olsun Mustafâ Dâvud gibi
Ey ilâhî şol vücûdu taşıyan bir candır o

Gül-nihâl oldu Ömer her dem gözü tesbih çeker
Kim bu derler Mustafâ İsmâil’e hayrandır o
 
Katılım
3 Ağu 2008
#6
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

dedeefendi' Alıntı:
Gark eder gönlümü hüzne Nûh’u orda yüzdürür
Mağlûb oldum ağladım âh coştu kim tûfandır o
bu beyit diğerlerinden ziyade hoşuma gitti. maşallah!

bir de sualim olacak cahilliğime verile:

serbest bir kasîde ne demektir?
 
Katılım
12 Şub 2009
#7
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Günümüzde fantezi şarkılar vardır,bilirsiniz.O şarkılar aslında serbest şarkıdır.Yani kurallara uymayan demektir.Mesela şarkıların bazı kuralları vardır.İlk mısrasına zemin denir ki bu iki kere okunur.İlk okuyuşta karar sese döner ikinci okuyuta güçlü sese çıkarak üst perdelere çıkmasına yardımcı olur.Daha sonra meyana geçilir.Meyan da şarkının en zor yeridir ki üçüncü mısralarda olur bu.Üst durakta (karar) sesler arasında gezinti yapılır,başka makama geçişler yapılır,tekrar makama dönülür.Bu arada üst durak,güçlü perdeleri vurgulanır.En sonunda karara bağlanıp şarkı bitirilir.Bu klasik bir şarkıda bulunan özelliklerdir.Fantezi yani serbest şarkılar bu özelliklerden âzâdedir.
Bildiğiniz gibi kasidenin de birtakım özellikleri vardır.Nesip,girizgâh,tegazzül gibi...Ben bu kurallara uymadan direkt övmek istediğim kişinin güzelliklerini sıralamışım ki bunun için serbest kaside kelime grubunu kullanmayı uygun gördüm...Bazı yerlerde de mini kaside demiştim...
 
Katılım
12 Şub 2009
#9
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

mehmet baki' Alıntı:
bu beyit diğerlerinden ziyade hoşuma gitti. maşallah!

bir de sualim olacak cahilliğime verile:

serbest bir kasîde ne demektir?
Bilmem adına kaside yazmaya çalıştığım hâfızı bilir misiniz? Mehmet Akif,Mısır'a ne zaman gitse kendi döneminin en büyük reisül'-kurrâsı olan Hâfız Muhammed Rifat'ı dinlermiş. Onun da tek tük kayıtları günümüze gelmiş.İşte bu hâfızdan sonraki nesilden gelen yüce bir hâfızdır Mustafa İsmail.Bizim memlekette böyle şeyleri söylemek kolay değildir.Hemen bir damga yiyorsunuz.Ama ne derlerse desinler ben o hâfıza hayran oldum.Bir zamanlar mûsıkî ile iştigâl etmemin de faydasıyla o büyük sesi tanıma imkânı buldum ve hayranı oldum.
Peygamber kıssaları ile ilgili âyetleri okurken HD kalitsinde gözünüzün önünde anlatıları görür gibi oluyorsunuz...Bana Kur'ân'ı sevdiren kişidir o...Maalesef devrine yetişemedik,biz küçücük bir çocukken 1978 yılında irtihâl-i dâr-ı bekâ eylemişler...
 
Katılım
27 Ara 2005
#10
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

dedeefendi hocam, yazdıklarınızı takib etmekteyim ve yazdıklarınızın önemli bir bilgi birikimine dayandığını anlamak pek de zor değil. bu bölümdeki şiirlerde bunların ürünü olsa gerek.

hocam boş bir vaktinizde klasik edebiyat bölümüze 'divan edebiyatı kaynakçası' muhtevalı bir bölüm hazırlamanızı istesem nasıl olur. ilgili bölümde, divan edebiyatı hayranları kardeşlerimizin ulaşabilecekleri eserler listelense ve dahi bu eserlere ulaşma yolu da zikredilse çok hoş olurdu. eminim ki birçok arkadaş nereden başlayacağını ve ne okumaları gerektiğini bilmemekte. siz başlarsanız biz de mümkün olduğunca destek verebiliriz vesselam...

hürmetler
 
Katılım
7 Tem 2014
#11
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Dedeefendi şiirleriniz hakikaten güzel. Ben de kendimce yazdığım Osmanlıca şiirleri paylaşmak isterim yakında.
 
Katılım
6 Ara 2014
#12
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

جوائى' Alıntı:
Dedeefendi şiirleriniz hakikaten güzel. Ben de kendimce yazdığım Osmanlıca şiirleri paylaşmak isterim yakında.
hazır osmanlıca popüler olmuşken paylaş derim .4 ay olmuş zaten hangi yakınlık diye sorarlar sonra
 
Katılım
6 Ara 2014
#13
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Güzel kasideler .Açık söylemek gerekirse şaşırdım.
Günümüzde bir türk olarak Mustafa İsmail'e kaside yazmak çok kültürlülüğün alametidir.

Çünkü Türkler Mustafa İsmail'i çok tanımazlar ama kuranı en iyi süsleyen karilerdendir. Arap dünyası çok sever çok dinler.
Ben de Ümmü Gülsüm için bir kaside düşünüyorum:)
 
Katılım
7 Tem 2014
#14
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Evet haklısın aziz Adlena. Bu konu başlığını aktif görmeyince şiirlerimi burada paylaşmaya gerek duymadım açıkçası. Başka bir sayfada Cevâî mahlası ile gazel ve kasidelerimin bir kısmını paylaşıyorum ayrıca Ümmü Gülsüm'den bahsetmeniz bir Ümmü Gülsüm hayranı olarak beni heyecanlandırdı. Zira Ümmü Gülsüm'ün Sirt'il-hobb adlı şarkısından esinlenerek Siret-i Aşk adında bir aşkname (kaside) yazdım ve zikrettiğim yerde paylaştım. Ümmü Gülsüm ve diğer büyük sanatkarların gazellerimde etkisi büyüktür ve onları dinledikçe yazma ihtiyacı içerisinde oluyorum. İnşallah kasidenizi en kısa vakitte yazarsınız ve böylece kasidenizi okuma fırsatına da nail olurum.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#15
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

جوائى' Alıntı:
Bu konu başlığını aktif görmeyince şiirlerimi burada paylaşmaya gerek duymadım açıkçası.
merhaba;

aktiflikten kasdınız eşhasın şiirlerini paylaşmamaları ise bir şey diyemem. buna mukabil divan "ziyaretçiler" nazar-ı itibare alınırsa "aktif değil" denilemeyecek çapta "hareketli". ol sebebten siz paylaşın. bakarsınız ziyaretçilerden biri aktif olur.
 
Katılım
27 Ara 2005
#16
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

mehmet baki' Alıntı:
merhaba;

aktiflikten kasdınız eşhasın şiirlerini paylaşmamaları ise bir şey diyemem. buna mukabil divan "ziyaretçiler" nazar-ı itibare alınırsa "aktif değil" denilemeyecek çapta "hareketli". ol sebebten siz paylaşın. bakarsınız ziyaretçilerden biri aktif olur.
Bu konuda seninle hem fikirim ağabey. Herkesin yazılacak sözü olmuyor doğal olarak. Elbette "çok iyi,beğendim, beğenmedim "türevinden iletileri aktivite olarak sayıyorsanız başka. Ben de gazel kaside yazma konusunda yeteneksiz olduğum için okumakla yetiniyorum. Dedeefendi üstada ulaşma şansım olsaydı bölüme göz atmasını rica edecektim.Aklımda hala, e posta adresi üzerinden deneyeceğim kendisine ulaşmayı.Kendisi bu konuda muktedirdir.

Not: Dedeefendi Hocama mail attım.Umarım mail adresini kullanıyordur ve divana giriş yapar.Zira divanın eski edebiyat konusunda ona ihtiyacı var.
 
Katılım
7 Tem 2014
#17
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Alakanız için teşekkür ederim değerli dostlar. Aktiflikten kastım bu mevzuya eşhasın talikatı veya ihtimamı değildi. İlk yazımı yazdığımda fark ettim ki en son gönderi 2009 senesine aitti ve bu sebeple aslında bir nabız yoklamak istedim. İnşallah Dedeefendi ile en kısa zamanda irtibat kurabilirsiniz zira kendisiyle tanışmayı ve fikirlerinden istifade etmeyi çok istiyorum.
 
Katılım
7 Tem 2014
#19
Ynt: YAZDIĞIMIZ GAZELLER,KASÎDELER

Merhaba Adlena,
Bu mahlası alırken tamamıyla olmasa da eski geleneği göz önünde bulundurarak aldım. Cevâ Arapçada aşkın ve aşkın hallerine verilen 50 isimden birisi. Manası aştan yanmak ve bu dert ile şiddetli bir hastalığa tutulmak veya aşkın ve onun derdinin en şiddetli hali demek. Kendimce bu ismin ruh halime ve şiirlerime daha yakın olduğunu düşünüp hocalarımın da fikirlerini alarak bu isimde karar kıldım.
 

Giriş yap