YAZMA KORKUSU

Katılım
5 Ara 2008
#1
Kırık bir kalem,soğuk bir oda ve yalnızlık;kağıdın kalemin ve kainatın ihaneti...Ey karşısında vecitli saatler yaşadığım kağıt' Ne zaman dertlerime kulak verecek ne zaman kafamdakilere makes olacaksın(CEMİL MERİÇ)

İnsan niye yazmak ister?Şüphesiz bu sorunun yazan insan kadar cevabı vardır.Bu soru insan neden yazmak istemez'biçiminde sorulunca alınacak karşılıklar bize derinlerdeki birçok problemi işaret eder.Yazandan çok yazmayan olduğu için 2. soru daha önemli ve tartıuşmaya değer görülebilir.
Şurası da önemlidir.'Neden yazar' sorusunun karşılığı 'Neden yazmaz'la çelişebilir.
(HÜSEYİN ÖZBAY YAZMA KORKUSU MAKALESİNDEN ALINTILAR)
Hocamız yazmayla ilgili düşüncelerini ve belirtti.Yazma korkusu neden insan niye yazmaz.Yazamadığından mı yazmak istemediğinden mi.Bazıları konuşmadaki coşkunluğu yazıyla kaybedeceğinden,bazısı entellektüel bir tavırla bazısı dil kaygısıyla yazmıyor.Hocamız bu konuyla ilgili düşüncelerimizi istedi.Ben kendi düşüncelerimi aşağıda belirttim.Ya sizce ne bu yazma korkusu
 
Katılım
5 Ara 2008
#2
Ynt: YAZMA KORKUSU

YAZMAK YA DA YAZMAMAK
'Bütün insanlar' diye genellemelerle başlattık yazımızı.Kendimizi tanıyıp,bilmekten acizken dünyayı anlayıp yorumlama sevdasına giriştik.-Meli -Malı gereklilik kipiyle doğruyu biliyormuş gibi yazıyı sahte bir düzene oturttuk.Elimizin altındaki ünlemleri,noktaları ise ayağımızın altına engel yaptık.O işaretler yazımızda düzeni sağlamak yerine beyaz kağıda zorla girmiş özgürlüğümüze açılmış gedikler,yazımızı kalbinden vuran mermiler gibi siyah lekeler halinde yazımızda iz bıraktılar.
Bu duruma katlanamayanlar kalemlerini kırdılar.Kompozisyona,yazılı anlatıma söverken gramer kaygıları yoktu.Bıraktıkları annelerinden aldıkları süt gibi temiz ve güzel olan ana dilleriydi.Dudaklarından dökülenleri kağıtlar yerine çöpe aktardılar.
Halbuki katı kurallarla dayatmalarla yazı yazdırmak yerine bilinç akışı şeklinde ve daha serbest bir yazma düşüncesi oluşturulsaydı ben şimdi yazma korkusu yerine yazma coşkusuyla ilgili satırlar karalardım.Ve keşke yazma coşkusu olsaydı bugün çok sayıdayeni ve kaliteli eserden söz edebilirdim.Sadece eser bazında değil;düşüncelerini ifade eden,derdini paylaşan sağlıklı insanlarımız olurdu.Bu muhakkak olurdu.Çünkü konuşan her insan yazabilir.Herkes 'SUÇ VE CEZA' yazamaz.Yazması da beklenmez.Ama herkes kendini düşüncelerini yazabilir.İçimizdeki cevherler de ancak bu şekilde çıkabilir.
Her yazı hayatta boşa geçmemiş,kayda alınmış bir anın düşüncenin,hissin tutanağıdır.BU TUTANAĞI AVUÇLARINDA HİSSEDEN İNSAN DEĞERİNİN FARKINDA OLUR.Yazma korkusunun temelinde yanlış eğitim politikaları sonucu ,yazmayı konuşma gibi doğl bir yeti olarak görmeyip onu engelli basmakalıp bir uğraş görmemeizin etkisi büyük.Konuşmayı günlük yürüme faaliyetine benzetirsek yazmayı 100metre engelli olimpiyat yarışı biçiminde algiliyoruz ve bu durum niye yazmadığımızı izah ediyor.
Kimisi 'yazsam ne yazmasam ne'diye umursamayıp yazmıyor.Kimisi yazmayı belli bir zümreye ait bir uğraş olarak görüyor kendini kalem erbabı saymıyor.Ama yazmayan herkese yazık oluyor.
Beyaz kağıtta gözünde beliren hayaller ve düşünceler göz açıp kapayınca kayboluyor.Tarih ise ancak kağıt üzerinde yazılı olanları koynuna alıyor...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap