zafer neşidesi...Kemal Tahir

hsulker

çok ince bir devetüyü fırçasıyla çizilenler...
Katılım
26 May 2008
#1
Kemal Tahir 1910'da doğdu. Kemal Tahir o neslin bütün vehimlerini taşıyordu kendinde. 1936'da genç bir adamdı. Dergi çıkardılar mahkum oldu. Onüç sene yattı içerde. Gençliğinin en güzel yıllarını hapishanede geçirdi. Çorum Hapishanesinde. Malatya Hapishanesinde, hapishaneden hapishaneye dolaştı. Fakat kuvvetli bir iradesi vardı. Yenilmedi ve yıkılmadı.

1953'te hapisten çıktığında çok güç durumdaydı. Onüç sene hapishanede yatmış bir adamın, hapishaneden çıktıktan sonra gözetim altında kalması mukadderdi.

Eski arkadaşları terk ettiler. İş bulma imkanı yoktu. Zaten hapishaneye girmeden öncede avukat katipliği yapıyordu. Galatasaray'ı bitirmemişti, tahsili yoktu. Bir ara ye'se düştü ve Mayk Hammer tercümeleriyle yaşadı. Bu tarafı üzerinde durulması Kamal Tahir'in. Halbuki durulmaya layık bir taraftır. Senelerce Mayk Hammer tercümeleri yaptı. Hayata küskündü. Fakat teslim olmadı ve yolunu buldu. Tabii bir çok tavizler vermek zorunda kaldı cemiyete. Mecburdu vermeye. Uydurma dilin çok alehinde olduğu halde T.D.K'den ödül aldı. Yunus Nadi'den ödül aldı. Bunlar bir adam için çok kirleticiydi. Çirkin şeylerdi. Kemal Tahir'e katiyen yakışmaz. Fakat mecburdu. Eğer ödül almasaydı, öteki romanlarını bastırmak imkanı da bulamazdı.

Yani Kemal Tahir bu alçalısı merdiven yaptı ister istemez. Başka hiç bir çaresi yoktu. Hakikatte Kemalistler tarafından kabul edildi.Kabul ettirmek içinde kendine bazı şeyler yapmak istedi. Başka çaresi yoktu. Ne memur olabildi, ne malı mülkü vardı; nasıl yaşayacaktı?Ve bunları en az yaptı hattızatında. Asgarisini yaptı.

Kemal Tahir, bütün kepazelikleri, bütün rezillikleri görmüştür. Hapisaneyi, yapılan rezilliği. Batılılaşmayı çıplaklığıyla, acılarıyla etinde yaşamış ve aşağı yıkarı ilk defa olarak Türkiye'de nasıl bir oyuna geldiğimizi, nasıl bir açmaza girdiğimizi söylemiştir.

Bir aydının namusunu muhafaza etmesi son derece güçtür. Bir yerde en güç şey aydının namuslu olarak yaşaması ve ölmesidir. Adate mümkün değildir.
"Cogito s.309""
 

hsulker

çok ince bir devetüyü fırçasıyla çizilenler...
Katılım
26 May 2008
#2
ilk taşı atan bu çocuktu...

yazdıklarımızın ne önemi olabilir efendim... yazılanlara bakmak lazım. kıymeti olmayan yazıları burda kaydetmek insana usanç veriyor. aslında yazmamak en akıllıcası... ama insandaki dürtü buna izin vermiyor...

olsun. yazılanları severek okuyorum ya. aynı muhabbet sürse de bunları okumak ve yazıların değerini belirtmek benim için bir şans...

düşündüğümü dillendirmek ne fayda sağlar, bilmiyorum: bütün diyaloğlar aynı çember etrafından gelişebilse..her yazılan değerlendirip bir cevap hakkı sağlansa. harika olur diye düşünüyorum..böyle okudum böyle dillendirdim...
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap