zehirli mısralar

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#1
ıskalanmış yürekler biriktirdim ceplerimde
hedef niyetine arşa fırlatınca okları..
şimdi mutlu musun ey nefs?
zamanı geriye sarabilir miyiz kumdan saat?
elleri, yapışmış mızrağa son bir nefesle nefsimin
titrek,kirli ve kanlı..
aldığı soluğu veremeyecek kadar bitkin eller..
heybeden son oku almaya yeltenen eller..
alsa bile karanlığa bata çıka bulaşmış gözlerle,
ıskalamaya mahkum olduğunu bilmeyen eller..
benim olmayan,emmareye ait eller..
ahh bu eller.. neden bu kadar çirkin?
doğduğun zamanki halini neden bu denli yitirdin?
ve neden bu kadar çabuk?
geda olmuş sandın değil mi beni kendine?
erittin sandın beni de karanlığında..
meczubum evet ama kölesi değilim o pis ellerin
emmaremin o pis ellerinin sarhoşu değilim
gülme.. içindeki kara çalının kahkalarını savurma bana
nefretim sana
senin yüzünden ıskaladıklarıma değil
kaybettiklerime,boşa giden oklara,
meczubluğuma,mecnuna ve dahi leylaya,
aşkı sahiplenemeyişime,büyütüp uyutamayışıma değil
sana ve senin pis ellerine...
anladın mı beni emmareden de aşağı nefs?
hiç dinlemedin ki sen beni
hiç dinlemedin..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#2
Ynt:zehirli mısralar

yolun kenarına düşüvermiş ruhum.
aynada donuk bir resim;
bitmiş bir ruj gibi,
son rengimdeyim..
elimde kandil
aramaya koyulsam
ruhumu,
ruhumla kaybettiğim herşeyi;
gümüşi bir aydınlık
refakat eder mi bana,
yoksa karanlıklar mı yapışır gözlerime?
karar veremedim..
askılık olsaydı içimin koridorunda,
tutup yakasından asardım
yuttuğum meczubu.
ama yok işte..
şöyle bir yokluyorum
senden arta kalan beni.
ne çıkabiliyorum yollara
aramaya herşeyi.
ya da aslında hiçbirşeyi..
ne de kalabiliyorum
orda burda ya da hiçbir yerde
var mıyım yok muyum
onu bile bilemiyorum çünkü
küllü sarı bir renk görüyorum sadece
yanamamış bir sarı bu sarı
elimde çakmağım olsaydı
ya da sadece gönlümde
yakardım belki..
ama yok,yok işte..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#3
Ynt:zehirli mısralar

ağarmış yüreğim
vişne çürüğü patiklerimle
pencere buğusuna ilişmişim
bir nefeslik ömrümü
kestane kabuklarına sarmalamışım
aynalar tozlu
aynaya yansıyansa taze bahar kokusu
elimde kırık bir kalem
kağıt niyetine gönlümü almışım elime
almışım ama dokunamamışım
nakış nakış işlenen hasreti görünce..
kabuk bağlamamış oyalar daha
hüzünden, yosma ayrılıklardan...
zamanla anlaşamamışım ben
besbelli..
hep bir adım gerisinde kalmışım
şimdi ney'im duvarda asılı
gönlümün duvarında çiviler
çivilerde çerçeveler...
ney dilleniyor içimde bir yerlerde
yine diplerde
gözlerimi kapıyorum
çünkü bakıyorum ahenk derûni
patikler vişne çürüğü
burnumda kestane
ve ben gidiyorum...
gitmeden gelseydin keşke
son bir kez görseydim
ya da boşver
aşinayım yokluğuna ...
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#4
Ynt:zehirli mısralar

sittin senelik bir nağme çalmış kulaklarım
hep aynı yerde bozuk plak misali dolanıp duruyorum
sonra susuyorum
duraksıyorum biraz
unutmak istediklerimi birer birer çıkarıyorum ceplerimden
her adımda bir parça
her adımda bir parça daha atıyorum
kırıntıları bile bırakmıyorum ceplerimde
arkamdan ormancının çocukları gibi
beni de bulsunlar diye ufalamıyorum dertleri
yüreğimin kamburu çıktı
kafasını kaldırıp gökyüzüne bakamaz oldu
çekirdek çitlemeyi unuttu
gülümserken gamzesini göstermeyi
moru,pembeyi
minik bir çocuğun başını okşamayı
misket saymayı
unuttu
yazık değil mi söylesenize
yazık değil mi bu yüreğe?
işte bu yüzden çok uzaklara bir yürüyüşe çıktım
her adımda bir derdi ufalayıp parçalamak için..
'dertler kaybolup tükenene kadar yokum' notunu
aynanın köşesine yapıştırıp çektim gittim
kimi zaman anımsayamadığım nağmeleri uydurarak
kimi zaman dualar mırıldanarak
bir yürümedir tutturdum
yaa işte böyle
kör kuyulara içimdekileri fırlatıp atmaya
kuru ağaç dallarına nefsimi asmaya,sallandırmaya
gittim..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#5
Ynt: zehirli mısralar

hasırdan bir salıncak vardı
içinde çocukluğum
ıslık çalan bir kız çocuğu gördüm
elinde çukulatalı ekmek
tırnakları kirli
ayağında terlik
simsiyah gözleriyle beni çağıran..
hasırdı salıncak
ve bahardı mevsim
sonra bir karınca gördüm
hızlı hızlı kırıtan
sırtında koca bir yük
hiç etrafına bakmadan doğruuu yuvaya koşturan
papatyalar gördüm mutluluk kokan
kulağıma bir fısıltı üflendi sonra
kara bir fısıltı bu bir rüya aldanma dedi
ve aldı başını gitti
gözlerimi açmaya korktum
rüya bitmişti
ama gözlerimi açmazsam belki geri gelir dedim
kendi kendime
yok gitmişti bir kere
ve ben anlamıştım
ateşin tam ortasında olduğumu
rüyaydı bu
ve kırık bir gülümsemeyle
gitti


bitti..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#6
Ynt: zehirli mısralar

gülümsemek sadece sana yakışıyor mona rosa
ve her nedense bende hep cırt kaçıyor
hüznü çok sevdiğimden değil elbet
sadece biraz fazlaca aptalım
pencere buğusuna çizdiğim harfler kadar
kısa metrajlı bir masalım vardı
o da denize düştü
balıklar çoktan yemiştir onu be mona rosa
sarkaçtaki mor menekşeler kadar
samimiydi oysa masal
naneli şeker yer misin?
sevmez misin yoksa?
tamam tamam sen sadece beni dinle
ya da vazgeçtim
git sen de..
 
Katılım
27 Eki 2007
#7
Ynt: zehirli mısralar

mona rosa yı rahat bırak
kendi haline gülümsemiş haline
sen hüznünle takıl
kimine hüzün kimine gülümsemek yaraşır
mona rosa sen bana bak
herkesin dediğini yapma
her kalıba da girme
neysen o sun sen
ötesini bilme
sana atfedilenleri sen dinleme
duymamazcaya ver
hüzünlencek ne var dünyada
dünyada eğer hüzünlenmeye değecek birşey olsaydı
o da sadece Allahın rızasını neden hak edemiyoruz
neden daha iyi olamıyoruz
neden müslümanlar başarısız bunlar olmalıydı
her bir okun zehriyle saplandı böğrüme
cümlelerin tesir etti benliğime
hüzünlenme mahzun olma
mümin her zaman hüzünlüdür doğru
hüzünlüdür ama bu hüzün sadece ıstırap noktasında
nasıl daha iyi oluruz kullukta kaygısıyla
yoksa mümin her daim mutludur hayatta
sabırlı belalara şükrünü eda eder nimetlere
sen geç mona rosanın yerine ;
velhasılı kelam geçtim mona rostanın yerine
güldüm her daim dertlerin kendine
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#8
Ynt: zehirli mısralar

kara bir fısıltı bu bir rüya aldanma dedi
ve aldı başını gitti
gözlerimi açmaya korktum
rüya bitmişti
ama gözlerimi açmazsam belki geri gelir dedim
kendi kendime
yok gitmişti bir kere
ve ben anlamıştım
ateşin tam ortasında olduğumu
rüyaydı bu
ve kırık bir gülümsemeyle
gitti
bitti..

***
ve ben gidiyorum...
gitmeden gelseydin keşke
son bir kez görseydim
ya da boşver
aşinayım yokluğuna ...
ecrin senin bu "ze(si)hirli"  mısralarında şarkı sözü ışığı görüyorum epeydir (o ne demekse ;) ) biz bunları besteleyelim bir ara olur mu :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#9
Ynt: zehirli mısralar

Estağfurullah hocam adı üstünde zehirli,çirkin şeyler bunlar.. Bestelemeye değmez.Ama sizinkileri besteleyebiliriz :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#10
Ynt: zehirli mısralar

önce konarmış
sonra göçer
güvercin mi sandın onu da
göğe doğru açtın avuçlarını
aşk uçtu mu bir daha uğramazmış
gururluymuş
biraz kibirli
ellerinden bıraktıysan bir defa
bir sersebil bulup ömrünü yudumlarmış
her katre zehir olur
sonunda ölür gidermiş
aşk bir güvercinmiş belki
nuh'un gemisindekiler kadar beyaz
ama yüreğinmiş onun için gökyüzü
ve orada arşınlayabilirmiş ancak ona verilen ömrü..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#11
Ynt: zehirli mısralar

hokka kırılmış
mürekkep dökülmüş
divitin, elinde kalmışsa ne olmuş

güne geç başlamış
son giden gemiyi kaçırmış
arkasından bakakalmışsan ne olmuş

güneş göğe küsmüş
çiçekler boyunlarını bükmüş
alem yasa bürünmüşse ne olmuş

ince belli bardaktaki çay demsiz
simit susamsız,domates lezzetsiz
ve sen artık iştahsızsan ne olmuş

ağaçlarda yapraklar kurumuş
yağmur davete icabet etmez olmuş
kuşlar suskunlaşmışsa ne olmuş

güzeller gamzesiz
kanı kudurmuşlar döğmesiz
yaşlı dedeler takkesizse ne olmuş

daha onbeşinde ölümünle tokalaşırken
altmışına geldiğine dünyaya kazık çakma derdindeysen
ve tahterevallide asıllı kalmışsa geçmişinle geleceğin ne olmuş

herşey yıkılmış,yakılmış,bozulmuş
dökülmüş,saçılmış,bitmiş
karışmış,kurumuş,kokuşmuş
ve dahi yok olmuşsa ne olmuş?
SEN varsın ya yetmez mi??

Bu yazdığım en çirkin şiirimsi :D
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#12
Ynt: zehirli mısralar

kibritçi kız
köşe başında
bir kez yüreğime değdi
kirli elleri
şeftali sarısı dudakları
gözleri sürmelenmiş acıyla
yanında kara bir kuş
ağlıyor kibritçi kız
yanındayım ama
karşı sokaktan bakıyorum
sesleniyorum
nolur
al o kibritlerle yüreğini ısıt
satma onları
nolur..
neden sonra anlıyorum
her kutuda yirmi tane olmayışını kibritlerin
her birinden üç beş tane aşırıp
bir kutu daha çıkarışını..
senin hayatın kibrit çöpleri
üzerine kurulu
kirli ellerinle ördüğün..
benimki mi?
onu hiç sorma güzelim
evet güzelim dedim
lafın gelişi değil
sen gerçekten güzelsin
utandın mı
yanaklarına alev düştü
çaldığın kibritle mi yaktın yanaklarını
kibritçi kız..
ömrüm senin olsun da derdim sana
ama..
umursuz bir ömre
bir kibrit bile çakmazsın ki..
evet bu bir yakaza
sen de şuur altı
bir perisin
kibritçiden peri olmaz mı
sen kibritlerle beraber
ruhunu da yakmışsın
bal gibi de oldu işte
alev yanaklı gözleri doğuştan sürmeli
bir güzelsin
tamam tamam susuyorum
..........
.......
....
e hadi bana eyvallah o zaman
yine bu köşe başında, unutma!
belki o zaman
bir peri olduğuna inandırabilirim seni..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#14
Ynt: zehirli mısralar

Ve bir o kadar da anlamsız..Ama teşekkür ederim yine de :)
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#15
Ynt: zehirli mısralar

müneccimler lâl
buhurdanlıkta filbahri kokusu
pencerenin arkasında baykuş
oluverdi içimde murgların en şahanesi
içim uzun bir yol demiştim
çiçekleri koparılmış patikalarda
bir rüzgar eser sessizce
müneccimler lâl
buhurdanlıkta karanfil kokar bu sefer
lanetli tütsüler kadar baygın
ama latif bir koku avuçlarımda..
günler geceler geçer işte böyle
şimdi kuşlar da uçtu arşa
guguklu saatler kaldı bir tek
guguklu kuş haber getirir mi hiç..
vazgeçtim bende herşeyden
buhurdanlık kalsın sadece
bir de ney
avuçlarım da kalsın bende
dualarımı tuttuğum avuçlarım..
sen kal bir de
gitme..
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#16
Ynt: zehirli mısralar

bir nazan vardı ötelerde
habersizdi elbet benden
fakat ben ondan uzak değildim
nazanın içinde susturamadığı bir hattat vardı
kelamın sırrının bekareti bozulunca
hattat bende de mürekkebini ıslattı
bekiroğlu demişlerdi ya adının sonuna
onun kalemi bekardı ve bakirdi
hattattan sonra ifşa rengine boyanan yusuftu
ve bittabi züleyha
Leyla ve Mecnun değildi
Ferhat ile Şirin, Arzu ve Kamber,Buseyne ve Cemil
Azza ile Kuseyir hiç değildi
Nazan bilerek çağırmıştı gönlüne Yusuf ile Züleyhayı
Gelgelelim ben de mihman eyledim onları
Sonra bir zaman geçti aradan da
en zehirli okunu ruhuma dokundurdu nazan
isimle ateş arasında bir yerde haps eyledi gönlümü
ve o günden bu yana orada kaldı yüreğim
bir yeniçeriyle hayatını değiştirince
ve mansur olmayı kabullenince
filbahri kokusuyla yandı ya kahramanı
işte beni de yaktı ama bilemedi
bilemedi ama hissetmeseydi dokunmazdı
dokunmak istedi ve dokundu yüreğime

-NaZaN BeKiRoĞlUnA İtHaFeN-
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#17
Ynt: zehirli mısralar

içime şeytan kaçmış besbelli
yoksa bu kadar mahmurluk neden?
karanfil kokulu bir keskinlikte
haps etmişken ateşi
şeytanın mayasıyla bu kadar hemhallik nasıl?
ne olurdu serin yağmurlar ıslatsaydı ruhumu
bir kedi gibi büzülseydim ve
hasırdan bir salıncakta sallasaydım yüreğimi
içim dışımdan bu kadar ayrıyken
sözüm sesimden bu kadar yabancıyken
ve sen bana bu kadar uzakken
anlamı var mı bu sayıklamaların
var mı söylesene
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#18
Ynt: zehirli mısralar

nurunu narında saklamışsın amma
mahrum bırakmışsın beni sırsız saklıdan
saklıymış evet ama sırsızmış nurun
açıkmış herkese
arsızmışım da ondan görememişim
hırsızmışım da ondan bilememişim
duyamamışım
şimdi sızlar en ince yerinden ruhum
bedenimi çoktan yitirmişim
kuyularda sallandırsam zehrimi, yetmez
içine hiç giremem
yusuf değilim..
şeytanın ateşini giyinmişim üstüme de
ibrahimin ateşinden bî-haberim
yana yakıla yalpalaya
ağlıyorum
zemzemler yerine zelzelerledeyim
kaçamıyorum
ipimin ucu kimde ki
karanlığa çekiliyorum
narının ışığı yakarken suretimi
siretim mum alevi kadar da olsa nuruna hasret
ırmağım ben
ters yöne akan
kurumadan kat beni de denizine..
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#19
Ynt: zehirli mısralar

şeytanın ateşini giyinmişim üstüme de
ibrahimin ateşinden bî-haberim
yana yakıla yalpalaya
ağlıyorum
zemzemler yerine zelzelerledeyim
kaçamıyorum
Çok hoş ifadeler var, yüreğine sağlık.
 

ecrin

Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim.
Katılım
13 Nis 2008
#20
Ynt: zehirli mısralar

Eyvallah hocam bi'l-mukabele :)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap